Anasayfa
RSSMOBİL
At Sırtında Evliya Çelebi'nin İzinden Gidiyorlar - Uşak

At Sırtında Evliya Çelebi'nin İzinden Gidiyorlar - Uşak

Yerel

Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin 338 yıl önce hacca giderken çıktığı son yolculuğunun izini at sırtında sürüyorlar. Aralarında Kanadalı, ABD'li ve İngiliz tarih bilimcilerin yer aldığı grup Uşak sınırlarına ulaştı. Osmanlı Tarihçisi İngiliz Asıllı Dr. Caroli

UŞAK (İHA) - Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin 338 yıl önce hacca giderken çıktığı son yolculuğunun izini at sırtında sürüyorlar. Aralarında Kanadalı, ABD'li ve İngiliz tarih bilimcilerin yer aldığı grup Uşak sınırlarına ulaştı. Osmanlı Tarihçisi İngiliz Asıllı Dr. Caroline Finkel’in yaklaşık 10 yıl önce hayal ettiği proje kapsamında Yalova’dan yola çıkan 7’si atlı toplam 10 kişilik grubun yolculuğu Kütahya’da sona erecek.

Evliye Çelebi’nin doğumunun 400. yılı olan 2011'de, Seyahatname'ye ışık tutacak bir eser ortaya çıkarmayı planlayan grup ellerindeki askeri harita ile Çelebi’nin güzergahından gidiyor ve o güzergahta meydana gelen coğrafi ve kültürel değişiklikleri gözlüyor. Uşak ile Kütahya sınırları arasında bulunan Murat dağı ve yöredeki köylere hayran kalan tarihçiler buradaki kültürel ve coğrafi güzelliklerin korunması gerektiğini ifade etti.

Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin 338 yıl önce Hacca gitmek için İstanbul'dan yola çıkarak bu güzergahı kullandığını ve Ege’den güneye inerek Akdeniz sahilini takip edip Mekke’ye ulaştığını belirten Osmanlı Tarihçisi Caroline Finkel, “Evliya Çelebi’nin bu son yolculuğunda kullandığı güzergahın bir bölümünü takip ederek yaşanan değişiklikleri gözlemliyoruz”dedi.

At üstünde Çelebi’nin son yolculuğunda kullandığı güzergahı takip eden ekipte şu isimler bulunuyor ; Akhal-Teke Binicilik Merkezi’nden Ercihan Dilari, Edinburgh Üniversitesi'nden Prof. Gerald Maclean, Exeter Üniversitesi'nden Prof. Donna Landry, Osmanlı Tarihçisi Dr. Caroline Finkel, Kent Üniversitesi'nden Susan Wirth, New York Der Spiegeh'den Thirese Tardif, Kanada'dan Dr. Leyla Neyzi, Sabancı Üniversitesi'nden Patricia Daunt ve Londra'dan Andrew Byfield ile Türk gönüllüler Özcan Görürgöz ve Alper katrancı.

Zorlu yolculuğa 22 Eylül’de Yalova’dan başladıklarını, Bursa, Afyonkarahisar ve Uşak üzerinden Kütahya’ya varacaklarını anlatan Caroline Finkel, yolculuğun 10 gün daha süreceğini ifade etti. Projeye destek veren Kütahyalı bazı firmalar ve yerel yöneticilerin kendilerine bir karşılama töreni hazırlayacağını da belirten Finkel şunları söyledi; “Ben yaklaşık 20 yıldır İstanbul’da yaşıyorum ve Osmanlı üzerine birkaç eserim var. Yaklaşık 10 yıl önce Evliya Çelebi’nin izinden gitmeyi düşündüm. Çünkü Evliya dünya için çok önemli bir değer. Çok kültürlü ve insanlığa ışık tutan çalışmaları var. Bu nedenle kendisinin izinden gidip o güzergahtaki değişiklikleri merak ediyordum. Evliya’nın eserlerinde anlattığı yerlerin bugünkü durumunu görmek istiyordum. Bu fikrimi arkadaşlarla paylaştım ve hep birlikte böyle bir işe koyulduk. Türk arkadaşlar da bize destek verdi. İlk başta bu projeyi AB projesi olarak hazırlamayı da düşündük. Ancak AB projeleri uzun elemelerden geçiyor ve bekleme süresi uzun zaman alabiliyor. Bu nedenle biz daha küçük çaplı bir proje hazırladık. Yerel imkanlarla yola koyulduk. Bu yolculuğumuz yaklaşık 20 bin dolara mal olacak. Yolculuk sonunda arkadaşlarla birlikte ortak bir çalışma yapacağız. Evliya dönemindeki bu topraklarda yaşanan kültür ile bugünü karşılaştıracağız. Hem kültürel, hem coğrafi hem de insanların yerleşim durumlarını anlatıp aradaki farklılıkları ortaya koyacağız”dedi.

Osmanlı ve Türk toplumunun dünya kültürü için büyük bir önem arz ettiğini bu topraklarda yaşayan insanların kültür seviyesinin çok gelişmiş olduğunu belirten Exeter Üniversitesi'nden Prof. Donna Landry, “ Osmanlı İmparatorluğu uzun yıllar hüküm sürdü. Bir çok kıtada önemli eserler inşa etti. Evliya Çelebi gibi büyük şahsiyetleri içerisinde barındırdı. Bu nedenle Türkler ve Osmanlı dünya kültürü için çok önemlidir. Türkler olmasa dünyanın kültürel yönü kaybolur. Evliya da bu nedenle çok önemli bir şahsiyet. Eserlerini ve yaptıklarını öğrenmek onun yaşadığı duyguları yüz yıllar sonra yaşamak için buralardayız. At sırtında aynı yerleri gezip aynı şartlarda gözlemlemeye çalışıyoruz bu toprakları. Yaşadıklarımızın hepsi ortak hazırlayacağımız eserde yer alacak. Bu güzergahtaki hayvanlar ve özellikle at cinslerini de inceleme fırsatı buluyoruz. Kamp yaptığımız yerleşim yerlerindeki at cinslerini de inceliyoruz”dedi.

Ekleme Tarihi: 28.10.2009 11:59, Son Güncelleme: 28.10.2009 11:59

Tüm Haberleri

Diğer Yerel Haberleri






© Tüm Hakları Saklıdır. Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.