Anasayfa
RSSMOBİL
Gündemde Bomba Etkisi Yaratan Yolsuzluk Operasyonunu Kim Yaptı?

Gündemde Bomba Etkisi Yaratan Yolsuzluk Operasyonunu Kim Yaptı?

Güncel

Türkiye'yi sallayan bakan oğullu operasyonu Cemaat mi yaptı? Vatan yazarı Ruşen Çakır, "bu Cemaat işi" diyor.

İSTANBUL'daki büyük operasyon gündemi sallıyor. Bakan oğullarına uzanan dev operasyon kadar, operasyonu kim yaptı sorusu günün olayı. İçişleri Bakanı Muammer Güler'in operasyonu ve oğlunun gözaltına alındığını televizyondan öğrenmiş olması da bu soruları körükledi.

Herkesin aklındaki sorular da aynı;

Bu Cemaat'in AK Parti'ye yönelik operasyonu mu?

Cemaat, dershanelerin intikamını böyle mi alıyor?

Hakan Şükür'ün istifası da bunun işaret fişeği miydi?

Hükümetin buna karşılığı ne olur?

Sosyal medyada herkesin yönelttiği bu soruların cevabını her iki kesimi de iyi tanıyan bir isim sıcağı sıcağına analiz etti.

İşte Vatan Gazetesi yazarı Ruşen Çakır'dan operasyonun kodları;

OPERASYONUN ARDINDAKİ GÜÇ KİM?

"Türkiye gibi bir ülkede, son derece kritik bir yerel seçim atmosferine girilmişken, üç bakan (ki bunlardan biri polisin bağlı olduğu İçişleri Bakanı) oğlu, iktidar partisinden bir belediye başkanı, bir kamu bankasının genel müdürü, pop star haline gelmiş bir müteahhit ve bazı bürokratlar gözaltına alınıyorsa, burada demokrasi ve hukuk devletinin temel ilkelerinden olan "güçler ayrılığı"ndan çok, bu iddialı operasyonun ardındaki muhtemel güce bakmak gerekir.

Bu gücün kim olabileceğini anlamak için de medyaya, kimin olayı küçük, kimin büyük gördüğüne; kimin detayların, isimlerin üstünü örtüp kimin açıkça yazdığına bakmak kafi.

CEMAATİN HÜKÜMETE HAMLESİ

Sonuçta son rüşvet operasyonunu, Fethullah Gülen cemaatinin hükümete yönelik bir hamlesi, dolayısıyla Cemaat-hükümet meydan muharebesinin yeni bir safhası olarak görmek yanlış olmayacaktır.

HAKAN ŞÜKÜR'ÜN İSTİFA ŞEKLİ!

Operasyondan kısa süre önce İstanbul Milletvekili Hakan Şükür’ün oldukça kapsamlı ve Başbakan Erdoğan’ı da doğrudan eleştiren bir açıklamayla AKP’den istifa etmiş olduğu hatırlandığındaysa Cemaat’in "en iyi savunma saldırıdır" taktiğini benimsemiş olduğunu söyleyebiliriz.

HÜKÜMETİN TEPKİSİ NE OLUR?

Hemen akla "bundan sonra ne olur?" sorusu geliyor. Açıkçası rüşvet operasyonun nasıl gelişeceğinin, gözaltıların tutuklamaya dönüşüp dönüşmeyeceğinin çok fazla anlamı yok. Bu haliyle iktidar partisi çok ciddi bir yara almış durumda.

Buna karşılık, hükümetin bu operasyona cevabının ne olacağı önemli. Örneğin yerel seçimler sonrasında devlet içindeki cemaat kadrolarına yapılacağı ileri sürülen büyük tasfiye operasyonu bu yüzden öne alınabilir, ki Cemaat’in hükümeti tam da buna tahrik için bu son hamleye başvurduğunu düşünenler de var.

CEMAATİN HEYBESİNDE BAŞKA NELER VAR

Diğer önemli nokta, daha yolun başında iktidar partisine bu kadar can acıtıcı bir darbe indirebilmiş olan gücün heybesinde daha nelerin olduğu, bunları da devreye sokup sokmayacağı, sokacaksa nasıl bir zamanlama ve yöntemi tercih edeceği.

BARIŞ ÇAĞRISI SONUÇ VERİR Mİ?

Başbakan’ın siyasi danışmanı Yalçın Akdoğan twitter’da "Fenalığa fenalıkla mukabele etmek, husumeti artırır, kin ve nefreti körükler, insanı hem azapta bırakır hem kaybet-kaybet sarmalına sürükler" dedi. Bu hem bir durum tespiti (ki daha ilk andan beri kazananı olmayacak bir kavga yaşandığı belliydi), hem bir tür barış veya en azından ateşkes çağrısı olarak görülebilir.

Ne var ki Cemaat ile hükümet arasındaki ayrışmanın çoktan kopuş aşamasına geldiğini, iniş-çıkışlar olsa da savaşın büyük ölçüde tırmanarak süreceğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla saha şimdiden, cumhuriyet tarihinin en sert seçimlerinden birini yaşayacağımız anlaşılıyor. Ama kavganın taraflarından birinin partisinin olmaması işleri iyice karıştırıyor.

KAZANAN DEĞİL KAYBEDEN ÖNEMLİ

Dün akşam saatlerinde sohbet ettiğimiz Cemaat’e yakın bir tanıdığım, o meşhur "kim kazanır?" sorusuna "Bu savaşın kazanını değil kaybedeni daha önemli olacak" cevabını verdi.

Her iki taraf da daha şimdiden çok şey kaybettiğine göre galiba en çok kimin kaybettiğine bakmamız gerekecek. Bir de tabii, tarafların yaşadıkları kayıpları telafi edip edememe kabiliyet ve kapasitelerine. Bu noktada Gülen cemaatinin ve Gülen’in, AKP hükümetine ve Başbakan Erdoğan’a kıyasla daha özgüvenli olduklarını görüyoruz. Çünkü iktidar partisinin önümüzdeki yerel seçimlerde bariz bir gerileme yaşaması halinde, daha sonraki cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler; bunlara bağlı olarak da Erdoğan’ın projeleri risk altına girebilir.

Ekleme Tarihi: 17.12.2013 13:53, Son Güncelleme: 17.12.2013 14:00

Diğer Güncel Haberleri






EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
DİZİ - MAGAZİN
VİDEOLAR
FOTO GALERİLER
SON HABERLER
E-POSTA LİSTESİ
© Tüm Hakları Saklıdır. Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.