Anasayfa
RSSMOBİL
"Kamus-I Türki" 112 Yıl Sonra "Türkçe" Basıldı -Şemseddin Sami Tarafından 1900 Yılında Hazırlanan ve Adında "Türk" Kelimesi Geçen İlk Türkçe'den Türkçe'ye Sözlü

"Kamus-I Türki" 112 Yıl Sonra "Türkçe" Basıldı -Şemseddin Sami Tarafından 1900 Yılında Hazırlanan ve Adında "Türk" Kelimesi Geçen İlk Türkçe'den Türkçe'ye Sözlük Olan "Kamus-I Türki", Latin HA

Yerel

Sibel Ertürk Kurtoğlu - Şemseddin Sami tarafından hazırlanan ve adında "Türk" kelimesi geçen ilk Türkçe'den Türkçe'ye sözlük olan "Kamus-ı Türki", 112 yıl sonra Latin harfleriyle yayımlandı.

Sibel Ertürk Kurtoğlu - Şemseddin Sami tarafından hazırlanan ve adında "Türk" kelimesi geçen ilk Türkçe'den Türkçe'ye sözlük olan "Kamus-ı Türki", 112 yıl sonra Latin harfleriyle yayımlandı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Yrd. Doç. Dr. Raşit Gündoğdu, Yrd. Doç. Dr. Niyazi Adıgüzel ve Ebul Faruk Önal, 1900 yılında hazırlanan ve ilk yayımı 1901 yılında İkdam Gazetesi'nde yapılan Şemseddin Sami'nin "Kamus-ı Türki" adlı eserini Latin harfleriyle güncelleyerek, araştırmacıların hizmetine sundu.

İdeal Kültür-Yayıncılık tarafından yayımlanan kitabı hazırlayanların sunuş yazısında, dilde kullanılan kelimelerin manasının herkes tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, bu nedenle, kelimelerin manalarını açıklayan sözlüklere ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.

Osmanlı'da "Lügat-ı Naci", "Ahter-i Kebir", "Vankulu", "Lehce-i Osmani", "Firuzabadi" ve "Kamus-ı Türki" gibi birçok sözlük bulunduğu anlatılan yazıda, bunlardan bir kısmının Farsça'dan Türkçe'ye, bir kısmının Arapça'dan Türkçe'ye tercüme şeklinde hazırlandığı ve bir kısmının ise Türkçe kelimelerin daha geniş bir şekilde açıklanması olarak düzenlendiği belirtildi.

Kamus-ı Türki'nin, 1900 yılında Şemseddin Sami tarafından yazılan Türkçe'den Türkçe'ye bir sözlük olduğu kaydedilen yazıda, şu ifadelere yer verildi:

"Şemseddin Sami, kelimenin menşeine bakmadan Türkçe konuşma dilinde kullanılan bütün kelimeleri Türkçe olarak kabul edip sözlüğüne almış ve sözlüğünün adını da 'Kamus-ı Türki' olarak isimlendirmiştir. Kelimenin aslı ister Arapça olsun, ister Farsça olsun, isterse batı dillerinden bir dil olsun hiç birinde ayrım yapmaksızın hepsine Türkçe gözüyle bakmış ve sözlüğüne de almıştır. Ancak kelimeleri açıklarken Türkçe'ye hangi dilden geçtiği hakkında bilgiler vermiştir."

Özellikle Osmanlıca'yı yeni öğrenmekte olan tarih, edebiyat, arşivcilik ve kütüphanecilik öğrencilerine yönelik olarak hazırlan sözlükte, önce kelimenin Osmanlı harfleriyle orijinali, daha sonra Latin harfleriyle okunuşu yazıldı. Sözlükte kelimenin manası esnasında orijinaline sadık kalınmaya çalışıldı ve yer yer çok az bir şekilde sadeleştirilme yoluna gidildi.

Latince sözlükte, "Kamus-ı Türki"nin orijinal giriş sayfası, Şemseddin Sami ile İkdam Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı Ahmed Cevdet'in yazdığı önsözlere de yer verildi.

Sözlükte, kelimeler 31 harften oluşan Osmanlıca alfabeye göre sıralandı.

-Şemseddin Sami'nin önsözü-

Şemseddin Sami'nin 112 yıl önce dilin önemini anlattığı önsözde, lügat kitabının, bir dilin hazinesi hükmünde olduğunu vurgulanarak, dilin kelimelerden oluştuğu, bu kelimelerin de her dilin kendine özgü bir takım kuralları uygun olarak oluşturulup, kişinin isteğini anlatmasına yaradığı anlatıldı.

Bir dilin sermayesinin; kelimeler, dil bilgisi ve gramerden ibaret olduğuna dikkat çekilen önsözde, şu ifadelere yer verildi:

"Lisanları geri kalmışlıktan koruyacak olan ancak edebiyattır. Edebiyatın, yani ediplerin, bu konuda edecekleri hizmetin ilk adımı ise lisanın mükemmeliyetini oluşturan kelimelerini ve fesahatini mucip olan kurallarını en iyi şekilde muhafaza etmekten ibarettir. Bu iki şıkkın birincisi lisanın bütün lügatını içeren mükemmel bir kamus ve ikincisi dilbilgisi kurallarını, gramerini içeren muntazam bir dil bilgisi ve gramer kitabı vücuda getirmekle hasıl olabilir.

Lügatı ve kuralları yazılmayan lisan, hiç bir vakit edebi dillerden sayılmak iddiasında bulunamaz. Mükemmel bir kamusu olmayan bir lisan, tabi zenginlik olan lügatlarını günden güne kaybederek, kendi sermayesiyle bir şey ifade edemeyecek derecede dar olur ve muntazam bir dil bilgisi ve gramer olmayan lisan ile doğru konuşmak mümkün olmayıp, gittikçe daha yanlış ifadeler kullanılır."

Kaynak: AA

Ekleme Tarihi: 10.02.2012 11:46

Diğer Yerel Haberleri






EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
DİZİ - MAGAZİN
VİDEOLAR
FOTO GALERİLER
SON HABERLER
E-POSTA LİSTESİ
© Tüm Hakları Saklıdır. Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.