İntihar eden doktorun geride bıraktığı mektup herkesi gözyaşlarına boğdu

İntihar eden doktorun geride bıraktığı mektup herkesi gözyaşlarına boğdu
Bursa'da Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çalışan 35 yaşındaki asistan doktor Mustafa Yalçın, salı sabahı kayak yapmaya gideceğini söyleyerek evden çıktı ve kendisinden bir daha haber alınamadı. Daha sonra bir ormanlık alanda cansız bedeni bulunan Yalçın'ın intihar ettiği anlaşıldı ve intihar öncesinde yazdığı mektup ortaya çıktı.

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde asistan doktor olarak çalışan 35 yaşındaki Mustafa Yalçın, salı günü sabah 08.00 saatlerinde kayak yapmaya gideceğini belirterek evinden ayrıldı. Uzun süre Yalçın'dan haber alınamayınca yakınları da durumu polise bildirdi. İhbar sonrasında polis ekipleri harekete geçti ve aracın plakasından Uludağ yoluna gittiği tespit edildi. Polis ve jandarma ekipleri bölgede arama çalışması başlattı ve Yalçın'ın arabası bulundu. Yapılan arama çalışmasının devamında ise Yalçın'ın cansız bedeni Uludağ eteklerinde bulunan bir ormanlık alanda tespit edildi. 

İNTİHAR EDEN DOKTORUN MEKTUBU DA ORTAYA ÇIKTI

Yalçın'ın intihar etmesinden sonra cinayet sanılmaması için geride bıraktığı mektupta ortaya çıktı. Yalçın yazdığı mektupta, "İronik olan şu ki, insanların birbirine tahammül edememesine tahammül edemez oldum. İncir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle birbirine hakaret edenler, birbirini incitenler, kalp kıranlar beni ümitsizliğe sürükledi. Bu tip insanlarla muhatap olmak istemiyorum. Zorba insanlar güçlerini kullanarak korku krallığı kurup kendinden zayıfları tir tir titretiyorlar ve kalkıp da bir şey diyemiyorsun. Çünkü seni de üzüyor. Ezip geçiyor" ifadelerine yer verdi. 

KAR TANESİ FOTOĞRAFÇILIĞINI PEK BECEREMEDİM

Hayallerinden de bahseden Yalçın, "Kar tanesi fotoğrafçılığın pek beceremedim. Harika bir kar tanesi fotoğrafçısı olmak isterdim. Tüm kuşların fotoğraflarını çekip kataloglamak gibi bir fikrim vardı. Belki de daha yüzde 10'unu bile başaramadım. En çok utanç duyduğum şeylerden biri de bir enstrüman çalamıyor olmak. Piyano çalamadım. Gittiğim için biraz kendimi ezik hissediyorum. Tüm bunların ötesinde bilim tarihi gezimi gerçekleştiremedim. En çok yarım kalan işim bu diyebilirim. Keşke sevdiğim bilim insanlarının mezarlarını ziyaret edebilseydim. Dünyadaki önemli müzeleri gezmek isterdim. Bilimi anlatacağım bir youtube kanalı da kurmak isterdim" ifadelerini kullandı. 

ÖZGE'M BENİ UZUN SÜRE HATIRLAMA OLUR MU?

Yalçın, meslektaşı olan sevgilisine de mektupta yer verdi ve "Özge'm, eşyalarımdan kurtul. Beni uzun süre hatırlama olur mu? Ben unutulmak isterim. Beni sana hatırlatacak fotoğraf veya eşya bırakma. Eve gelirken kedinin suyunu ve mamasını verdim. Balıkları yemledim, çiçekleri suladım. Fotoğraflarımıza baktım. Gece çok az uyudum. Zaten yarın vakalara girmeyeceğim, sonsuz uykuya dalacağım. Bağışla beni sevgilim! Çok güzel kütüphanem var. Çok değerli kitaplarım var. Onları bıraktığıma üzülüyorum. Daha kitap yazacaktım ama ömrüm yetmedi. Bütün kişisel eşyalarım Özge'nindir. O ne dilerse o şekilde yapılsın. İster aileme ve arkadaşlarıma hatıra olarak verir, isterse hepsini yakar" dedi. 

KAMP YAPTIĞI YERDE İNTİHAR ETTİ

Yalçın, daha öncesinde geldiği ve kamp yaptığı yerde canına kıyarken mektupta da, "Beş yıl önce Bursa'ya geldiğimde Uludağ'da gece tek başıma kamp yaptığım bir yer vardı. Orayı çok sevmiştim ve haritama işaretlemiştim. Tekrar buraya geleceğim demiştim. Gidemedim ama bugüne kısmetmiş. Tezimi bitirmeyi ve yayın yapmayı çok isterdim. Projeyi çok sevdim ve çok emek verdim. Bitirebilseydim harika olacaktı. Almanya'dan sipariş ettiğim kimyasallar gelecek. Bir ara projedeki sıradaki aşamayı yapıp öleyim diye düşündüm ama bekleyemedim. Proje hocamı hayal kırıklığına uğrattığım için kendimden utanıyorum aslında" ifadelerine yer verdi. 

KAYNAK: Demirören Haber Ajansı (DHA)

HABERE YORUM KAT

5 Yorum
Asayiş