Cemil Çiçek isyan etti: "Bir toplum 500 yıl adaleti arar mı?"

Cemil Çiçek isyan etti: "Bir toplum 500 yıl adaleti arar mı?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta Tekirdağ'da yaptığı konuşmada "Yatırımları yeşerten ve bereketlendiren iklimi tesis etmenin, ekonomik büyümeyi, kalkınmayı, refahı ve istikrarı sağlamanın en önemli yollarından birinin hukuk devleti ilkesi olduğunu biliyoruz" demişti. Bu sözlerin ardından gelen “Ülkemizde ekonomide ve hukukta yeni bir reform dönemi başlatıyoruz” söylemi ülkenin gündemini daha çok meşgul edeceğe benziyor.

Son olarak Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren bugünkü yazısında Yüksek İstişare Kururu üyesi Cemil Çiçek ile aralarında geçen sohbeti kaleme aldı. Hukuk ve ekonomide reform konularının görüşüldüğü konuşmada çarpıcı tespitlerde bulunan Cemil Çiçek adeta isyan etti

Ahmet Taşgetiren'in yazısında Cemil Çiçek'in ifadeleri şu şekilde kaleme aldı.

Cemil Çiçek aradı önceki gün:
-Bize yargı reformundan önce insan ve ahlâk reformu lâzım, dedi. Biz 459 yıldan beri yargının düzeltilmesini konuşuyoruz. Sadrazam Lutfi Paşa’nın Âsafnâmesinden, Göriceli Mustafa’nın Koçibey Risalesinden beri. Bir toplum 500 yıl adaleti arar mı?

Sonra sordu:

-Kanunda ne eksik?

Dedi:

-Bize topyekün bir tevbe-i nasûh lazım. Reform kelimesi çok aşındı, kimse bir şey beklemesin.

….

Haksız değil Cemil Çiçek “Kanunda ne eksik?” sorusunu sorarken.

Sorun bakalım, yasal olarak ne değişti de ekonomi yönetiminde iki kişinin değişmesiyle Dolar 8.50’den 7.70’e düştü? Sır Naci Ağbal ve Lütfi Elvan’da mı? Tabii ki değil. Lütfi Elvan düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığından bahisle “Başkanlarımıza ‘kanun ne diyorsa, neyi emrediyorsa onu yapacaksınız’ dedim” diyor sadece. “Merkez Bankası Kanunu açık, elbette bağımsızdır. Bu konuda daha fazla söyleyecek bir şeyim yok.” Bu kadar basit. Onları Cumhurbaşkanı Erdoğan getiriyor oraya bu önemli. Demek ki sözlerinin arkasında Cumhurbaşkanı da var. Demek ki o da Lütfi Elvan’ın söylediklerini söylüyor. Yani Merkez Bankası’nın ve diğer düzenleyici – denetleyici kurumların bağımsızlığını. Bu kurumların en çok Cumhurbaşkanı’nın tasarruflarından etkilendiği bilindiğine göre herhangi bir reforma gidilmeden, sadece birkaç jestle işler normale dönebiliyor.

yazının devamı buradan okuyabilirsiniz

HABERE YORUM KAT