Cumhuriyet Gazetesi kaş yapacağım derken göz çıkardı

Cumhuriyet Gazetesi kaş yapacağım derken göz çıkardı
TBMM’de gergin anların yaşanmasına neden olan ‘çıplak arama’ tartışmalarında AK Partili Özlem Zengin’in ‘Meclis’i terörize ediyorlar, çıplak arama yoktur’ sözlerini eleştirmek isteyen Cumhuriyet Gazetesi, Zengin’in avukatlık yemini için başını açmak zorunda kaldığı günleri gündeme getirdi. ‘Zengin, şimdi niye sessiz kalıyor’ diyen Cumhuriyet Gazetesi, bir dönemin hatalarını günümüzde yapılan hatalarla yarıştırmaya kalktı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütçe görüşmeleri esnasında ‘Uşak’ta gözaltına alınan 30 üniversite öğrencisi kadının çıplak aramaya maruz kaldığı’ iddiaları gergin anların yaşanmasına neden olmuştu. Tartışmalar esnasında AK Parti Milletvekili Özlem Zengin, “Meclis’i terörize ediyorlar, çıplak arama yoktur” diyerek tepkileri üzerine çekmişti.

Zengin’in yaşandığı iddia edilen çıplak arama olayı karşısındaki tutumu elbette eleştirilmesi gereken bir durum ancak eleştiri yaparken de geçmişte yapılan bir kötü uygulama ile bugün yapılan bir kötü uygulamayı yarıştırmak ne kadar doğru?

İşte Cumhuriyet Gazetesi de tam böyle bir habere imza attı. Zengin’in bu olay karşısındaki tutumunu eleştirmek isteyen gazete, Zengin’in geçmişte maruz kaldığı başörtüsü mağduriyeti gündeme getirdi.

“BAŞINI AÇMAK ZORUNDA KALMIŞ”

Özlem Zengin’in geçmişteki bir konuşmasını hatırlatan Cumhuriyet Gazetesi haberinde şu ifadeleri kullandı; “Geçmişte katıldığı bir televizyon programında, avukatlık ruhsatını almak için başını açmak zorunda kaldığını anlatmıştı. O programda Zengin, ‘Avukatlık yaptıktan sonra araya bir zaman dilimi girdi, başka işlerle uğraştım. Bir gün geldi artık mesleğimi icra etme kararımı verdiğimde, avukatlık ruhsatnamesi almam gerekiyordu. Bu ruhsatnameyi almak için de başınız açık şekilde emin etmeniz gerekiyordu. Bu mesleği hakkıyla icra etmeniz için yemin etmeniz gerekiyor. Yıllardır başımı örtüyorum, bir gün hayatımda 20 dakika başımı açtım. Bu yemin ettiğim, ruhsat aldığım gündü. Hiç bu kadar üzüldüğümü, aşağılandığımı, kırıldığımı açıkçası hatırlamıyorum’ diye belirtmişti. Zamanında başını açmanın kendisini üzdüğünü anlatan Zengin, yıllar sonra başka kadınların iç çamaşırlarını çıkarmak zorunda bırakılmasına karşı sesini yükseltmemesi dikkat çekti.”

BU TARZ BİR ELEŞTİRİ NE KADAR AHLAKİ?

Özlem Zengin’in zamanında ülkeyi yönetenler tarafından maruz bırakıldığı durum eleştirilmesi gereken bir durum. Aynı çıplak arama iddialarının eleştirilmesi gerektiği gibi. Ancak Zengin’in geçmişte yaşadığı mağduriyette bir gazetenin dönemin siyasi koşulları içerisinde hiçbir günahı yokmuş gibi davranıp bunu gündeme getirmesi ne kadar ahlaki? Geçmişte yapılan bir kötülükle bugün yapılan bir kötülüğü yarıştırmak ne kadar doğru? “Bizim zulmümüz iyi, sizin zulmünüz kötü’ tarzında bir yaklaşım ne kadar sağlıklı?

cumhuriyet-ozlem-zengin.png

Haberciniz.biz

HABERE YORUM KAT

Güncel