Almanya Cumhurbaşkanı Türk işçilere teşekkür edip acı gerçeği itiraf etti

Almanya Cumhurbaşkanı Türk işçilere teşekkür edip acı gerçeği itiraf etti
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Türkiye’den Almanya’ya işgücü olarak giden Türklerin Almanya’ya gelişinin 60. yıl dönümü kutlamalarında Türklere yönelik bir konuşma yaptı. Türklere Nazım Hikmet’in dizeleriyle teşekkür eden Steinmeier, Türklerin Almanya’da hala büyük sorunlar yaşadığını ve ırkçılığa maruz kaldığını söyledi.

Almanya, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra hem insan gücü hem ekonomik hem de üretim olarak çökmüştü. Nazilerin hem dünyaya hem ülkelerine yaptığı bu yıkımın ardından toparlanmaya çalışan Almanya, çareyi ise yurt dışından işgücü temini ile bulmuştu.

Almanya’nın bugüne gelmesinde 1960’lı yıllardan itibaren bu ülkeye gelen işgücünün çok büyük bir payı bulunuyor. Bu iş gücü içinde Türklerin ise ayrı bir yeri var. 1960’lı yıllardan itibaren Türkiye’den Almanya’ya çalışmak için binlerce işçi göç etti. Almanya’nın kalkınmasında işgücü noktasında önemli katkılar sağlayan Türkler o tarihten bugüne kadar dönem dönem ırkçı saldırılara maruz kaldı. Bu saldırılar yüzünden onlarca Türk işçi ve ailesi de hayatını kaybetti.

Irkçı tutumun hala devam ettiği Almanya’da bugün 3 milyona yakın Türk kökenli insan bulunuyor. Türklerin Almanya’da çalışmasına imkan sağlayan Türkiye-Almanya İş Gücü Anlaşması'nın 60'ıncı yılı 30 Ekim'de dolacak. Bu vesileyle Almanya’da tören düzenlendi. Törende konuşan Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Türklere Nazım Hikmet’in şiiriyle teşekkür etti.

Deutsche Welle Türkçe’de yer alan habere göre, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Almanya Türk Toplumu tarafından Almanya ile Türkiye arasındaki işgücü anlaşmasının imzalanmasının 60'ıncı yıldönümü vesilesiyle düzenlenen törene katıldı. Törende yaptığı konuşmaya dünyaca ünlü şair Nazım Hikmet'ten alıntı yaparak başlayan Almanya Cumhurbaşkanı, Almanya'daki Türkiye kökenlilerin günümüzde hala gündelik ırkçılıkla karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Steinmeier, "Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine... Nazım Hikmet'in bu sözleri o dönemi anlatıyor. 1960'lar ve 70'lerde Almanya'ya gelen birçok insanın hissettiklerini ifade ediyor. Köksüzleşme duygusu... Özgürlüğe, eşitliğe, dayanışmaya duyulan özlemi açığa çıkaran duygular. Bu özlemler giderildi mi?" diye sordu.

“TÜRKİYE KÖKENLİLERİN ONURU DA DOKUNULMAZ”

Konuşmasında Almanya'nın fırsat eşitliğinin yaşandığı bir ülke olması için mücadele edilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, "İkinci, üçüncü ve dördüncü nesilden insanlar anne-babaları ve büyükanne-büyükbabalarının aksine Almanya'da yaşamak için başvuruda bulunmadılar, onların çoğunluğu burada dünyaya geldi. Fakat bugün hala çoğu kendisini sürekli başvurmak, çabalamak zorunda hissediyor; eşit muamele görmek için çabalamak. Yabancı değil kendileri olabilmek için çabalamak... İyi bir geleceğin hayalini kurabilmek için çabalamak, bir lise tavsiyesi alabilmek için, bir kira sözleşmesi için, bir iş görüşmesine davet edilmek için... Çoğunlukla ret yanıtı alıyorlar. Genellikle çirkin reflekslerden kaynaklanan acı verici bir ret; önyargılardan, öfkeden ve ırkçılıktan beslenen... Bu gündelik ırkçılık insanlara en çok acı veren yerden dokunuyor" diye konuştu. Bu kişilerin kendisini "savunmasız" hissettiğini belirten Steinmeier, "Doğrudan söylemek gerekirse; Türkiye kökenli kadınların, erkeklerin ve çocukların onuru da dokunulmazdır. Ancak bu onura çok sık şekilde dokunuluyor ve saldırılıyor. Bu ülkede buna izin veremeyiz ve vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

“ALMANYA’YI BİRLİKTE KURDUK”

Almanya'ya işgücü göçüyle gelenlerin Almanya'yı birlikte kurduğunu ifade eden Steinmeier, "Ülkemizi zenginleştirdiler; ekonomik olarak ama en çok da insani yönden. Çalışkanlıkları, tutkuları ve insanlıkları ülkemizi bugünkü durumuna getirdi. Bu nedenle onlara sonsuz müteşekkirim" dedi. Birinci nesil göçmenlerin çocukları ve torunlarının Almanya'yı şekillendirmeye devam ettiğini belirten Almanya Cumhurbaşkanı, "Onlara ihtiyacımız var. Onlar sanatçılar, müzisyenler, iş insanları ve programcılar, hakimler, savcılar, milletvekilleri, müsteşar ve bakanlar; çoğunluğu Alman vatandaşı. Yani onlar 'göçmen kökenli' değiller, Almanya 'göçmen kökenli bir ülke' haline geldi. Artık bunu kabul etme zamanı geldi" diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
Keşfet