Dünya Kolombiya'daki halk ayaklanmasını dehşetle izliyor, vergi reformu ülkeyi karıştırdı, ölü sayısı artıyor!
Kolombiya'da bir haftadır devam eden vergi reformu karşıtı kitlesel gösteriler hız kazandı ve dün akşam tamamen kontrolden çıktı. Ayaklanmada hayatını kaybeden sayısı kişi sayısı 24'e yükseldi, yaralı sayısı ise 900'ü geçti. Resmi olmayan kaynaklar ise ölü sayısının 100'ü aştığını yaralı sayısının ise bin 500'lere yaklaştığını aktarıyorlar. Koronavirüs salgınını unutan Kolombiya halkının gündeminde bambaşka bir konu var. Protestoların merkezi başkentteki Bolivar Meydanı olarak dikkat çekiyor. Eylemciler ellerindeki dövizler ve pankartlarla şarkılar söyleyerek hükümetin ekonomi politikasına tepki gösteriyor.

KOLOMBİYA POLİSİ ÇOK SERT MÜDAHALE EDİYOR
Bazı göstericiler Ulusal Kongre Binası'na taşlı saldırıda bulundu ve ülkedeki olaylara müdahale birimi ESMAD mensubu polisler, göstericilere göz yaşartıcı gaz ve su sıkarak müdahale etti. Öte yandan bazı polislerin göstericilerin ekonominin çöktüğü iddialarına dövizlerle gözyaşlarını silme hareketleri yaparak karşı gösteri yaptığı ve protestocularla kişisel münakaşalara girdikleri de aktarılıyor.
MEDELLİN'DE PROTESTOLARIN MERKEZİNDE POLİSLER VAR
Kolombiya'nın en büyük ikinci kenti olan Medellin'de protestocuların çoğu öğrenci ve hükümetin ekonomi politikasına karşı çıkan öğrenciler ölen kişiler için de bir yandan polisi protesto ediyorlar. Vergi reformu karşıtı gösteriler giderek büyüyor.

SAĞLIK BAKANLIĞI PROTESTOCULARA SESLENDİ SALGINI HATIRLATTI
Cali kentinde de binlerce kişi bir araya geldi ve protestolar yapıyor kentte görece daha barışçıl geçen protestolarda yollar protestocular tarafından kapatılmış durumda. Kent belediyesinin başkanı Jorge Ivan Ospina protestoculara seslenerek gıda ve ilaç sıkıntısı olduğunu kamyon geçişlerine izin vermelerini istedi. Sağlık Bakanlığı da salgını hatırlatarak oksijen ilaç ve tıbbi malzeme taşıyan araçların geçişinin engellenmemesi için protestoculara seslendi.
DEVLET BAŞKANI VERGİ REFORMUNU GERİ ÇEKTİKLERİNİ PROTESTOCULARLA ANLAŞMAYA HAZIR OLDUKLARINI AÇIKLADI
Amerika İnsan Hakları Komisyonu Kolombiya polisini göstericilere yönelik aşırı güç kullandığı için kınadı. Kolombiya Ombudsman Ofisi 7 gündür süren protestolarda 89 kişinin kayıp olduğunu aktardı. Devlet Başkanı Ivan Dugue sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle diyalog kurmak istediklerini belirtti. 2 Mayıs tarihinde yapılan basın toplantısında Devlet Başkanı Dugue vergi reformu yasa tasarısını protestolar sebebiyle geri çektiklerini açıklamıştı. Ülkede protestolar sebebiyle 500 üzerinde gözaltı var. Yerel topluluklar, öğrenci birlikleri, muhalif kesimler "ulusal grev" çağrısı yaptı ve protestolar bu şekilde başladı önceleri barışçıl olan protestolar ayaklanma biçimini aldı ve şiddet olaylarına sahne oldu. Başkent Bogota başta olmak üzere Medellin, Cali, Baranquilla, Cartagena ve Valle de Cauca dahil 50'den fazla kentte sokağa çıkan binlerce kişi, daha hükümetin yeni reform tasarısını protesto etmişti.

KOLOMBİYA'YI AYAĞA KALDIRAN VERGİ REFORMU PAKETİ HAKKINDA DETAYLAR
Protestoların nedeni sadece vergi reformu kararı değil, Kolombiya’da ABD ile yakın müttefikliği, neoliberal politikaları en geniş biçimde uygulaması, FARC ile imzalanan barış anlaşmasına rağmen devam eden devlet terörü, Aşırı sağcı Ivan Duque hükümeti, pandemi nedeniyle derinleşen ekonomik sorunlara çözüm adı altında, “Sürdürülebilir Dayanışma Yasası” tasarısını Kongreye sunmuştu. Esasında tam anlamıyla bir “vergi yasası” olan ve halkın da bu şekilde adlandırdığı tasarı ile hükümet, halktan “6,3 milyar dolar” toplamayı planlıyordu. Yasada temel olarak KDV’nin yükseltilmesi ve vergi tabanının genişletilmesi amaçlanıyordu. Yasa, asgari ücretin aylık 234 dolara denk geldiği ülkede aylık maaşı 663 doları geçenlerden gelir vergisi alınmasını da barındırıyordu. Protestolar sebebiyle istifa eden Hazine Bakanı Alberto Carrasquilla, paranın “yüzde 73’ünün halktan, geri kalanının ise şirketlerden” geleceğini açıklamıştı Tüm bu sebeplerden orta sınıftan işçi kesiminin tasarıya tepkisi büyük oldu.

Diğer yandan yasa bardağı taşıran son damla olmuşsa dahi tek problem değil. Salgın süresince 75 bine yakın insanın ölmesi, koronavirüs pandemisi koşullarında artan yoksulluk ve işsizlik, kayıt dışı çalışmanın yüzde 48’in üstüne çıkmasıyla artan güvencesizlik, aşırı düşük seyreden aşılama hızı, hükümetin 2016’da imzalanan Barış Anlaşması’nda belirtilen vaatleri yerine getirmemesi gibi sebeplerden ötürü “ulusal grev” hazırlığı geçtiğimiz mart ayından beri sürüyordu.
Protestoları önlemek amacıyla mahkeme pandemi nedeniyle protesto yasağı kararı vermişti. Fakat yasak kararı yüz binlerce Kolombiyalının 28 Nisan tarihinden bu yana sokağa çıkmasını engelleyemedi. Ülkede olaylar git gide daha kötü hale geliyor.
