Özgür Demirtaş'tan BDDK tepkisi: İnanılmaz bir döneme girdik

Özgür Demirtaş'tan BDDK tepkisi: İnanılmaz bir döneme girdik
Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş, BDDK'nın aldığı karara tepki gösterdi. Kararla birlikte yeni bir döneme girildiğini ifade eden Demirtaş, "Çok büyük bir artısı yok, bildiğiniz baştan aşağı eksi" değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş, son yayınladığı videoda Türkiye'nin ekonomi cephesinde yeni bir döneme geçiş yaptığını ifade ederek, BDDK tarafından verilen kredi kararına tepki gösterdi. Demirtaş, alınan kararın baştan aşağı hatalı olduğunu söyledi.

Kendisine ait YouTube kanalında yayınladığı "Türkiye Ekonomisi'nde Yeni Dönem" videosunda önemli değerlendirmelerde bulunan Özgür Demirtaş, şunları söyledi:

ÇOK BÜYÜK BİR ARTISI YOK BAŞTAN AŞAĞI EKSİ

"BDDK’nın aldığı kararlar şirketleri ilgilendiren kararlar olsa da kişileri de birebir ilgilendiriyor. İnanılmaz bir döneme girdik diye düşünüyorum. BDDK son kararında, ‘Eyy Türkiye’deki şirketler, hesabınızda eğer 900 bin dolardan fazla paranız varsa dolar tutuyorsanız, o zaman ben size kredi verilmesini, kredi almanızı yasaklıyorum’ dedi. Bu ne demek, 900 bin dolardan fazla döviz tutmayın bozacaksınız, demektir bu. Çok büyük bir artısı yok, bildiğiniz baştan aşağı eksi…

ORTA ÖLÇEKLİ ŞİRKETLER İÇİN ÇOK DÜŞÜK

Türkiye’de şirketler günlük faaliyetlerini yürütmek için banka kredisine ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla çoğu şirketi bağlıyor bu olay. Miktar da şirketler için oldukça düşük. Orta ölçekli şirketler için çok düşük.

KOLAY OLSAYDI BİNLERCE SAYFALIK EKONOMİ KİTAPLARI YAZILMAZDI

Peki diyeceksiniz ki, 'Özgür Hocam bu iyi bir şey değil mi, şirketler dövizi bozsun, döviz de düşsün.' Ah benim canım arkadaşım o kadar kolay oluyor olsaydı. Yüzlerce devlet var, döviz sıkıntısı yaşayan her devlet bunun gibi kanun geçirirdi ve bütün problemleri çözülürdü. Ondan sonra da Mars’a insanlı araç indirirdi. Bu işler öyle olmuyor. Öyle kolay olsaydı binlerce sayfalık ekonomi kitapları yazılmazdı arkadaşlar.

TÜRKİYE'DEKİ ÜRETİCİ ŞİRKETLER BİR ŞEYLERİ İTHAL EDEN ŞİRKETLER

Türkiye’de diyelim ki bir şirket bir üretim yapıyor, illa ithalat şirketi olmasına gerek yok, üretim yaparken bile o şirketin ithalat yapması gerekiyor… Diyelim ki bir şirket Türkiye’de bir kalem üretiyor. Dış tarafı alüminyum. Alüminyumu ithal etmesi lazım, plastiğini ithal etmesi lazım. Diyelim limon kolonyası üretiyorsa etil alkolü dışardan ithal etmesi lazım. Yani Türkiye’deki üretici şirketler aslında bir şeyleri ithal eden şirketler. Bunlar ithal edebilmek için de dolar ve euro tutmak zorunda. Şimdi siz bu şirketlere diyorsunuz ki, ‘Kardeşim sen bu doları orda tutmayacaksın…’ Bir de aynı zamanda direkt ithalat yapan şirketler var. Onların zaten döviz tutması gerekiyor. Önce şunu anlatayım: Bunda amaçlanan şey ne ve bu nasıl sonuçlanacak. Bir kere amaçlanan çok net, dövizin düşürülmesi için alınmış bir karar bu.

10 YILDIR DİLİMDE TÜY BİTTİ, UYARIYORUM

Biliyorsunuz döviz Türkiye’de çok ciddi bir şekilde artıyor. Beni yakınen izleyen arkadaşlarım bilecek, 10 yıldır dilimde tüy bitti, uyarıyorum. Bugünlere gelineceğine ilişkin herkese, insanlara, şirketlere, hükümete, muhalefete, kanun yapıcılara uyarılarda bulunuyorum. Ama şu kadar bile işe yaramadı. Sadece, ‘Aaa Özgür Hoca söylemiş doğru çıktı’ gibi tweet’ler çıkıyor. Ama keşke bunlar doğru çıkmasaydı. Türkiye’de çok uzun zamandır dolar artmakta. Çünkü hane halkı dolar alıyor. Neden alıyor, çünkü kendini enflasyondan korumak için dolar alıyor. Yoksa halkın doları yiyecek hali yok. Aynı zamanda şirketler borçlarını ödemek için dolar alıyor.

KKM GEÇİCİ OLDU, ÇÜNKÜ HANE HALKI VE ŞİRKETLER DOLAR ALMAKTAYDI

Ne oldu Aralık 2021’de Kur Korumalı Mevduat diye bir şey çıkarıldı. Hükümet dedi ki, ‘Ya siz dolar almayın, gelin siz TL’nizi bize verin. Biz size doların artışı kadar ekstra bir faiz vereceğiz.’ Ben buna sonsuz faiz diyorum. Ve kur koruma mevduatı ortaya çıktı. Ancak kur koruma mevduatından sonra dolar/TL düştü ama tabi ki geçici oldu, sonra artışa geçti. Çünkü hane halkı ve şirketler hala dolar almaktaydı. Ne oldu, işte kur korumalı mevduata yatırılan paralar aslında bize inanılmaz bir zarar olarak geri döndü. Milyarlarca Türk Lirası faiz ödemesi yapılmak zorunda.

HEPİMİZ BU ÜRÜNÜ ALANLARIN EKSTRA FAİZİNİ ÖDEMEK ZORUNDAYIZ

Düşünsenize dolar 12, 13, 14’ken, o ürüne girenler dolar 17’ye çıktığı zaman aradaki farkı TL olarak bizim Hazinemizden almaktalar. Peki kim ödüyor kardeşim bu ekstra parayı… Hazine… Bir saniye… O para kimin parası. Bu videoyu izleyenlerin parası. Hepimiz bu ürünü alanların ekstra faizini ödemek zorundayız. Çıkış yolu bu değil. Çözüm bu değil. Bu işler bu kadar kolay olmaz. Şapkadan tavşan çıkararak bu olaylar çözülmez. Peki ne oldu. Kur Korumalı Mevduat doları biraz düşürdü, bize iki üç ay süre kazandırdı. Kur aynı seviyeye neredeyse yaklaştı. Bu arada sadece bu önlem alınmadı. Aynı zamanda bildiğiniz gibi Merkez Bankası arka kapı yollarını kullanarak, dolar satmaktaydı piyasaya… Peki bu dolarlar nereden geliyor. Hem Merkez Bankası’nın kendi rezervlerini eritmesinden geliyor, hem de ihracatçılara bir kural getirildi. Denildi ki, ‘Siz ihraç ettiğiniz miktarın yüzde 20’sini kadar bozacaksınız.

100 bin liralık mal mı ihraç edeceksiniz, 25 bin dolarını bozacaksınız kardeşim. Sonra yüzde 40’a çıkarıldı. Oradan gelen dolarlar, başka taraftan gelen dolarlar, kur korumalı mevduata para yatıran şirketlerin oraya TL yatırmak için bozduğu dolarlarla piyasaya satış yapılarak dolar/TL’nin çıkması engellenmeye çalışıldı. Ancak bu da pil yavaş yavaş bittiği için fazla işe yaramadı.

EKONOMİ BİLDİĞİNİZ GÜVEN İŞİDİR KARDEŞİM

Ekonomi tamamıyla güven işidir. Siyaset, ideoloji, dil, din, ırk, kuzey, güney işi değildir. Ekonomi bildiğiniz güven işidir kardeşim. Siz güveni bozacak hareketler yaparsanız bu eksi olarak yansır. Yani bunun tam aksini yapmak lazım aslında.

ALLAH AŞKINA BANA SÖYLER MİSİNİZ, SONU NE OLACAK

Peki bazı şirketler kur korumalı mevduata geçecek sonra ne olacak, sonra dolar talebi tekrar geldiği zaman, dolar azaldığı zaman tekrar problemle karşılaşacağız. Bu sefer ne yapacağız? Ya 900 bin doları da indiriyorum, 1 TL bile dolar tutmayacaksın mı diyeceğiz. Hadi onu da yaptık. O dolarları da sattık bitirdikten sonra ne yapacağız. Allah aşkına bana söyler misiniz, sonu ne olacak. Ha bu iş seçime kadar gidelim de sonrası ne olursa olsun ise, ah ah ah biz sadece 6 aylık 1 yıllık değil Türkiye için 10 yıllık 50 yıllık, 100 yıllık planlar yapmalıyız. Bu planlarda din, dil, ırk, kadın erkek, kuzey, güney bunları konu etmemeliyiz. Matematikle yapmalıyız bu kuralları."

HABERE YORUM KAT
Keşfet