TÜSİAD Başkanı: Hızla rasyonel politikalara dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz

TÜSİAD Başkanı: Hızla rasyonel politikalara dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Kurulu toplantısında ekonominin genel durumu konuşuldu. TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, iktidarı kızdıracak açıklamalarda bulunarak, "Hızla rasyonel politikalara dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Kurulu toplantısında iktidarı kızdıracak açıklamalar yapıldı. TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, iktidarın faizi düşük tutmasına tepki göstererek, bir an önce rasyonel politikalara dönülmesi gerektiğini ifade etti.

Gerçek Gündem'in haberine göre, Başkan Orhan Turan, ekonomik durumla ilgili şöyle açıklamalarda bulundu:

HAZİNE GEREKSİZ BİR YÜKÜ TAŞIMAK DURUMUNDA KALIYOR

"Enflasyonla mücadelede tüm dünya faizleri artırarak frene basmayı tercih ederken biz uzun süredir hem kurun yükselmesine ve hesap yapılamamasına yol açan hem de tasarruf sahiplerini cezalandıran bir para politikası izliyoruz. Bundan dolayı vergi mükellefleri ve hazine gereksiz bir yükü taşımak durumunda kalıyorlar.

BU HAFTA 19 YILIN EN YÜKSEK CDS SEVİYESİNİ GÖRDÜK

Akran ülkelerle kıyasladığımızda dünyada hem en yüksek enflasyona hem de son derece yüksek risk primine sahip ülke konumundayız. Nitekim bu hafta 19 yılın en yüksek CDS seviyesini de gördük.

RASYONEL POLİTİKALARA DÖNÜLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ

Bunun sürdürülemez olduğunu ve hızla rasyonel politikalara dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz. İktisat bilimiyle ve tüm dünyadaki uygulamalarla çelişen bir yaklaşımı sürdürmemeliyiz. Akılcı, toplumsal aklı ve enerjiyi harekete geçirebilen, farklı kesimlerin katkı yapabilecekleri bir tartışma ortamında piyasa gerçekleriyle ve dünya pratiğiyle uyumlu bir politika seti üzerinde uzlaşabilmeliyiz.

AB İLE İLİŞKİLERİMİZ HAYLİ SORUNLU

AB ile ilişkilerimizin hayli sorunlu olduğu herkesin malumu. Bu ilişkileri sığınmacı mutabakatına indirgemekten tarafların vazgeçme zamanı gelmiş de geçmektedir. Konuları tek tek pazarlığa açan yaklaşımın sona ermesi, ilişkilerin karşılıklı güvensizlikten arındırılarak canlandırılması, tedarik zincirleri yeniden tanımlanır ve sermaye kendisine yeni adresler ararken, büyük önem taşıyacaktır.

REFAHIMIZI ARTIRACAĞIIMIZ BİR YOLA GİRMELİYİZ

Ekonomik konularda da içeride atacağımız rasyonel ve reformist adımlarla, kurumların güçlendirilmesiyle konumumuzu sağlamlaştıracağımıza inanıyoruz. Küresel ekonomideki dönüşüme ayak uydurarak dünya ekonomisinden daha yüksek bir pay alacağımız, refahımızı artıracağımız bir yola girmeliyiz.

AB İLE İLİŞKİLERİN DÜZELMESİ HUKUK DEVLETİ KURMAYA BAĞLI

Ancak biliyoruz ki AB ile ilişkilerin düzelmesi konusu salt ekonomik toparlanmaya bağlanacak bir mesele değildir. Türkiye’nin potansiyelini sonuna kadar kullanacağı bir noktaya gelinmesi aynı zamanda anayasamızdaki demokratik, sosyal, laik, hukuk devleti tanımlamasına tam anlamıyla uygun bir yönetim yapısı kurmaya bağlıdır.

BAĞIMSIZLIĞIN EROZYONA UĞRAMASI, VATANDAŞLARIN ADALETE GÜVENSİZLİĞİNİN BAŞLICA NEDENİ

Yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, uluslararası taahhütlere sadakat, düşünce ve ifade özgürlüğü toplumumuz ve ekonomimiz açısından birer lüks değil gerekliliktir. Yargı bağımsızlığının ağır bir erozyona uğraması, vatandaşların adalete güvensizliğinin başlıca nedenidir. Hepimizin bildiği gibi adalet mülkün yani devletin temelidir. O temel sağlam olmak zorundadır."

ENFLASYONDAKİ ARTIŞ HIZI DAHA ÖNCE GÖRMEDİĞİMİZ DÜZEYDE

Toplantıda TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan da açıklamalarda bulunarak, "Enflasyondaki artış hızı daha önce görmediğimiz düzeyde. Piyasanın işleyişine yapılan müdahaleler ekonomiyi daha da bozar. Ekonomiyi istikrarlı ve sürdürülebilir bir raya oturtabilmek için uzmanların, teknisyenlerin ve akademisyenlerin de görüşlerine kulak vermek gerek. Yatırımlar sadece düşük faiz politikasıyla sağlanmaz" dedi.

HABERE YORUM KAT
Keşfet