Zam şampiyonu ayçiçek yağı fiyatlarından üzücü haber!

Zam şampiyonu ayçiçek yağı fiyatlarından üzücü haber!
Ekonomist Selçuk Geçer, Youtube hesabından yaptığı açıklamada ayçiçek yağını ele aldı ve bazı açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin daha öncesinde ihracatta bulunduğu ayçiçeğin artık ithalatla temin edilir hale geldiğini belirten Geçer, zamların sebebini de açıklamış oldu. Merkez Bankası'nın rezervlerinin daha da eridiğini belirten Geçer, Türkiye'nin önünde karanlık günlerin olacağının da habercisi oldu.

Türkiye son zamanlarda ekonomik krizle uğraşırken pandemi sürecinde yansıyan sorunlarla krizi daha da derinden yaşamaya başladı. Enflasyonun çift hanelerde gezdiği, faizlerin yüzde 17 olduğu bir durumda herkesin cebindeki parada hızla erimeye devam ediyor. Gıda enflasyonu alıp başını giderken marketteki etiketler de haftalık olarak güncellenmeye başladı. Bu durumda da göze en çok batan ayçiçek yağının fiyatı oldu. Neredeyse her hafta azar azar zam yiyen ve sonunda da yüzde 110 civarında zam oranına uğrayan ayçiçek artık lüks tüketim haline geldi ve hatta evlenme teklifleri bile yağla yapılır hale gelirken kimisi de evine yağ getirdiği için törenler düzenledi. Ekonomist Selçuk Geçer ise bu yağların fiyatlarındaki artışın sebebine değindi. 

TÜRKİYE ESKİDEN İHRACAT YAPIYORDU

Geçer, ayçiçek yağında Türkiye'nin kendi kendine yettiği bir ülke olduğunu ifade ederken, "Yaz aylarında güneye egeye doğru gittiğinizde sağlı sollu ayçiçek tarlaları görürdünüz. Ayçiçek konusunda Türkiye kendi kendine yeten nadir ülkelerden birisiydi hatta biz ayçiçek ihracatı yapan bir ülkeydik. Bugün yurtdışına bağlı hale gelmiş durumdayız. Fiyatların bu kadar artmasının temelinde de ithalat politikamız yatıyor arkadaşlar. Ayçiçek bile ithal ettiğimiz için fiyatlar her gün artıyor ve insanlarımız bırakın zeytinyağını ayçiçek yağını bile kullanamaz hale gelmiş durumdalar" dedi. 

TÜRKİYE'NİN YAPTIĞI İKİ ŞEY VAR

Ziraat Bankası tarafından çiftçilerin traktörlerine ve tarlalarına el konulmasına da değinen Geçer,  "İki şey var Türkiye'de birisi mümkün olduğunca dövizi baskılamak, ikincisi de müteahhitleri el üstünde tutmak. Sadece bu amaçlar doğrultusunda her geçen gün yanlış adımlar atılmaya devam ediliyor. Merkez Bankası rezervleri -50 milyar dolar diye konuşuyorduk. Son hesaplamalar -75 milyar dolar seviyesine gelmiş durumda. Merkez Bankası rezervleri dolmuyor aksine daha da boşalıyor. Vatandaşın döviz mevduatları 235 milyar 800 milyon doları geçmiş durumda. Kısa vadeli borçlar son 7 ay içinde 20 milyar dolar artmış durumda 1 sene içinde ödeyeceğiz. 184,5 milyar dolarlık kısa vadeli borçlarımız oldu. Bunlara ödediğimiz faiz oranları da artıyor" dedi ve ülkenin önünde hiç de iç açıcı olayların olmadığının da haberini verdi.  

HABERE YORUM KAT

Ekonomi