Mahfi Eğilmez Türk ekonomisinde bozulmanın nedenini açıkça ortaya koydu
Türkiye adeta bir şeytan üçgeni içerisinde sıkışıklık yaşıyor. Yüksek faiz, yüksek kur ve yüksek enflasyon arasında sıkışan ekonomiden çıkış reçetesi ise tam olarak belli değil. Bilindiği üzere 7 Kasım 2020 tarihinde Naci Ağbal, Merkez Bankası Başkanlığı görevine atanmıştı. Ağbal göreve ilk geldiği anda güven tazelemeyi amaçlamış ve sıkı para politikası izleyeceğini belirtilmişti ve nitekim de öyle oldu. Faizler hızla yükseldi, piyasalara bir nebze de olsa güven pompalandı. Dolar gerilemeye başladı, rezervlerde ufak ufak artışlar başladı. Fakat 4 ay sonra 20 Mart 2021 tarihinde Ağbal'ın görevine son verildi. Türk ekonomisi için 20 Mart gecesi büyük sıkıntılar doğdu. Asya piyasaları açıldığında Türk lirası bir anda yüzde 15 değer kaybı yaşadı.
Ekonomist Mahfi Eğilmez de Türk ekonomisindeki beklentilerde yaşanan bozulmalarının nedenini tek bir yazı ile çok güzel özetledi. Ağbal döneminde ve sonrasındaki beklentileri değerlendiren Eğilmez, gerçeği de gözler önüne serdi.
Beklentileri etkileyen şeylerin başında politikalar gelir
Eğilmez, "Beklentileri en çok etkileyen şeylerin başında hükümetlerin ve merkez bankalarının uyguladığı politikalar ve yaklaşımlar gelir. Hükümetin ya da merkez bankasının aldığı yanlış kararlar ya da alması gerektiği halde almadığı bazı kararlar yine beklentileri bozarak ekonomi politikasının etkisiz kalmasına yol açar. Enflasyonun artışa geçtiği bir ortamda enflasyonla mücadele edeceğini açıklamış bir hükümetin vergileri indirmesi ya da enflasyon hedeflemesi uygulayan bir merkez bankasının hızlanan enflasyon ortamında faizleri düşürmesi enflasyonun yükseleceğine ilişkin beklentiler oluşturur" ifadelerini kullandı.
Beklentilerdeki değişimin etkisini anlatmak için Eğilmez, Ağbal'ın görevden alınma olayını değerlendirdi ve tek tek yaşanan süreci açıkladı. Eğilmez'in ifade ettiğine göre Ağbal göreve atandığında 2021 yılının sonundaki dolar beklentisi 8,4099 liraydı ve yıl sonu enflasyon beklentisi de yüzde 10,84'tü.
Ağbal göreve geldikten sonra 19 Kasım'da faizleri yüzde 10,25'ten 15'e yükseltti. Yıl sonu dolar beklentisi 8,3733 liraya düştü ve enflasyon beklentisi yüzde 10,77'ye geriledi.
Daha sonra 24 Aralık'ta Ağbal faizleri yüzde 17'ye çıkardı. Yıl sonu dolar beklentisi 8,0874 liraya düştü ve enflasyon beklentisi yüzde 11,15'e çıktı. 18 Mart gününde faizler bir daha yükseldi ve yüzde 19 oldu. Yıl sonu dolar beklentisi ise 7,9455 liraya kadar gerilerken, enflasyon beklentisi yüzde 11,54 oldu.
20 Mart 2021 tarihi geldi ve Ağbal görevden alındı. Yıl sonu dolar beklentisi bir anda 8,5749 liraya fırlarken enflasyon beklentisi de yüzde 13,12 oldu. Yani Ağbal'ın göreve gelmesinden önceki halden bile daha kötü bir beklenti gerçekleşti.
Ekonomik birimler inançlarını yitirdiler
Eğilmez, "Beklentilerdeki bu hızlı bozulma bir görevden alma olayından çok daha önemli bir şeyi gösteriyor: Ekonomik birimler hükümetin sıkı para politikası yürüteceğine olan inançlarını yitirdiler ve o nedenle beklentileri bozuldu" ifadelerini kullanarak bu durumu değerlendirdi.
Aşağıdaki tabloda IMF, WEO tahminleri Ağbal'ın görevde olduğu sırada yapılırken, TCMB'nin beklentileri ise Ağbal'dan sonra yapıldı. Aradaki fark ise açık şekilde görülüyor.
