Özgür Demirtaş, kripto paralara yönelik öyle bir açıklama yaptı ki sosyal medyada gündem oldu

Özgür Demirtaş, kripto paralara yönelik öyle bir açıklama yaptı ki sosyal medyada gündem oldu
Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş, dün gece katıldığı "Teke Tek Bilim" programına konuk oldu ve yaptığı açıklamalarla sosyal medyanın gündemine oturdu.

Prof. Dr. Özgür Demirtaş sosyal medya hesabından yayınladığı videolar ile gündeme gelmeye  devam ediyor. Geçtiğimiz gece Habertürk'e konuk olarak kripto paralara dair açıklamalar yapan Demirtaş, tüm sosyal medyanın gündemine oturdu. Kripto paralara yönelik olarak yeni yürürlüğe giren yönetmelik sonrasında herkes dijital varlıkların yasaklandığını düşündü ancak durum tam olarak öyle değildi. Alışveriş için kullanılması yasaklandı ve bu da büyük tartışmalara yol açtı. 

Habertürk'te Fatih Altaylı'nın programına konuk olan Demirtaş, öyle bir açıklamada bulundu ki sosyal medyada Demirtaş gündem oldu. Kripto paralara yönelik yaptığı açıklamalar takdir toplarken, birçok sosyal medya kullanıcısı da sosyal medyada bu konuşmayı paylaşmaya başladı. İşte Demirtaş'ın o konuşması:

9 bin coin içinden yüzde 90'ına yakını batacak

Şu anda dünyada 9 binin üzerinde token ve coin var. Bu bir devrim. Bu net bir devrim, internet nasıl bir devrimse bu da aynen onun gibi bir devrim. 9 bin tane coin içinde yüzde 90'ı da batacaktır. Bunların batmasının nedenleri başka, bazılarının gelecek vaat etmesinin nedeni başka. Devletlerin 3 görevi vardır. Bu devletlerden istediğimiz sosyal devlet ol, fakir bırakma vergi topla bu vergilerle sağlık yap, eğitim ver. Beni güvende hissettir, üçüncüsü de beni onayla. Belge onayla yani

Blockchain ben onaylama işlemini hallederim diyor

Devletler bu 3 görevden hangisini devletler yapıyor? Güvende hissediyor musunuz 7 milyarın üstü hissetmiyordur, fakirlik bitmedi. Geriye kalan son görev onaylama yapmak. Orada da mutlu mu insanlar değil. Bir sürü hata, yolsuzluk... Özellikle gelişmekte olan ülkelerde. Blockchain diyor ki ikisine bir şey yapamam. Ama ben onaylama işlemini halledebilirim diyor. Öyle bir hallederim ki insan hatası, yolsuzluk, dolandırıcılık olmaz. 

a1.png

Bu makineler çok büyük elektrik harcıyorlar

Blockchain 500 milyon bilgisayar özel bilgisayarlar kurabilirsiniz diyor. Bunlar tanesi 20 bin liralık aletler ve grafik kartları var. Bu bilgisayarları kurun diyor ve elektrik harcaması yapıyorsunuz. Diyelim ki etherium var. Bunun üstünde bir onaylama işlemi olacak. Notere vergi veriyorduk ama burada bu olmuyor. 500 milyon bilgisayar aynı anda onaylamaya çalışıyor. Algoritma aracılığıyla buna bakıyorlar. Blockchain üzerinden yaptığınızda para transferi daha hızlı ve ucuza oluyor. Bunun karşılığında o makinelerde kripto para kazanıyorlar. Buna kazıma diyoruz. Bu sistem eski nesil bir sistem. Artık bu değişiyor. Bu makineler çok büyük elektrik harcıyorlardı. Bir bitcoin çok elektrik harcıyor ama karşılığında ileride harcanan elektrik de azalacak. İşin güzel tarafı bunu eski nesil adlediyoruz. 

Blockchain devletin 3 görevinden birini almaya aday

Uzun lafın kısası devletin 3 görevinden birini devralmaya adaydır blockchain. 9 bin kripto para birimi var. Bitcoin için 3 tane şehir efsanesi vavr. Kara para aklama için kullanılıyor şehir efsanesi bu. Doğru ama bitcoin 2009'da çıktı. 2009'dan önce kara para aklama yapılmıyor muydu? Bitcoinden önce kağıt paralarla yapılıyordu, o olmadan önce altınla yapılıyordu. Bu şehir efsanesini yok ettik. Bitcoin ve türevleri izlenemiyor. Bu da yanlış. Bal gibi izlenebiliyor. Cüzdanlar var cüzdanın kime ait olduğu belli değil ama sizin o cüzdana kripto para koymak için bir yerden almanız lazım. Yani borsaya koymanız lazım. O cüzdanların kime ait olduğu belli değil ama bu demek değildir ki bulamayız. Buna dair şirketler var. 5 dakikada tüm hareketleri sererler. 

Bunun büyümesinin sebebi devletlerin hırsızlığa girişmesi

Bununla alışveriş yapılmaz ki üçüncü efsane Bitcoinle insanlar alışveriş yapılmasını düşünmüyordu. Bitcoin varlığınız park etme yeridir. Bundan 10 yıl sonra ne olur bilemeyiz. Bunun bu kadar büyümesinin ana sebeplerinden biri de dünya devletlerinin hırsızlığa girişmesidir. Cebinizde 100 lira var. 100 lirayla ne yapabilirsiniz İskender ve şerbet içebilirsiniz. Bir porsiyon iskender bir de şerbet. Sonra bir şey oluyor ve ekonomi sıkışıyor. Politikacılar ne yapıyor ekonomide sorun var nasıl çözeceğiz? Eğitim sistemini, hukuk devletini güçlendirecek, yargıyı bağımsız yapacak. Politikacı da diyor ki ' Kim uğraşır bununla 3 milyar dolar bas'. Bunu sisteme kredi olarak ver ekonomi canlansın diyor. Fatih beyin cebindeki 100 lira yerine 200 lira var. İlk tepki ne sevinmek. Şimdi ben 1 yerine 2 porsiyon iskender yiyeceğim diyor. İlk bir hafta böyle gidiyor ama sadece bizde 200 lira olmadı ki herkese girdi. Yiyemeyenler de iskender yemek istiyor, hayvan sayısı sınırlı. Fiyatlar artmaya başlıyor. Sonra birden bire siz 200 liranızla 100 liranızla yiyeceğiniz iskender yemeye başlıyorsunuz. Sonra iskenderin fiyatının 100'den 200'e çıktığını görenler yemeyecekse bile yemeye başlıyor. Devletlerin para basması aslında bizim cebimizden para çalmak olarak ortaya çıkıyor. 

HABERE YORUM KAT
Keşfet