Şahap Kavcıoğlu şimdiden kendisiyle çelişmeye başladı

Şahap Kavcıoğlu şimdiden kendisiyle çelişmeye başladı
Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu yüksek faiz konusunda kendisiyle çelişmeye başladı

Yeni Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu bilindiği üzere Yeni Şafak Gazetesi'nin köşe yazarıydı. Köşesinde sürekli olarak yüksek faize karşı olduğunu ifade eden Kavcıoğlu, Merkez Bankası'nın başında Naci Ağbal'ın olduğu dönemde eleştiriler dile getirmiş ve yüksek faiz politikasını eleştirmeye devam etmişti. Bu durumun Türkiye için iyi sonuçlar doğurmayacağına ve sorunların daha da artacağına değinen Kavcıoğlu, "Dünyada negatif faiz söz konusu iken bu ülkenin önemli ekonomi yazarlarının, bankacılarının, iş kuruluşu temsilcilerinin yüksek faizde istikrar aramaları gerçekten üzücü bir durum" ifadelerini kullanmıştı. 

9 Şubat gününde köşesinde yazdığı yazıda yüksek faiz konusundaki fikirlerini, "Merkez Bankası’nın yüksek faiz politikasında ısrar etmemesi gerekir. Dünyada faizler sıfıra yakınken bizde faiz artışına gitmek ekonomik sorunları çözmeyecektir. Aksine, ilerleyen dönemlerde sorunları daha da derinleştirecektir. Çünkü, faiz artışları dolaylı olarak enflasyonun artmasına yol açacaktır" diyerek açıklamıştı. 

ahap-kavcioglu.jpg

Ağbal'dan sonra başa Kavcıoğlu getirildi ve Bloomberg'e bir özel röportaj verdi. Yüksek faiz konusunda sorular sorulan Kavcıoğlu, direkt olarak indirime gidileceği konusunda bir açıklamada bulunmadı, hatta üstüne bu durumu önyargılı bulduğunu söyledi. 

"Hemen faiz indirilecek yaklaşımını doğru bulmuyorum"

Kavcıoğlu, verdiği röportajda bir faiz indiriminin yapılıp yapılmayacağına yönelik açıklamalarda bulundu ve "Nisan veya sonrasındaki aylarda PPK kararıyla ilgili hemen faiz indirilecek şeklinde önyargılı bir yaklaşımı doğru bulmuyorum. Sonuçta para politikası kararları, Para Politikası Kurulunca, makro ekonomik gelişmelere yönelik mevcut bilgi ve veri seti dikkate alınarak verilmektedir. Hükûmet ile belirlenen orta vadeli yüzde 5 enflasyon hedefine sıkı sıkı bağlıyız ve bunun da sürdürülebilir büyüme için ne kadar önemli olduğunun farkındayım. Para politikası duruşunu belirlerken gerçekleşen ve beklenen enflasyonla birlikte küresel sermaye akımları, benzer ülkelerin reel getirileri ve yerleşiklerin portföy tercihlerini de dikkate alacağız" dedi.

HABERE YORUM KAT
Keşfet