Abdurrahman Dilipak isim vermedi ama yine AK Parti'yi fena eleştirdi, "Sınıfta kaldık, sınıfta!"

Abdurrahman Dilipak isim vermedi ama yine AK Parti'yi fena eleştirdi, "Sınıfta kaldık, sınıfta!"
Yeni Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak, kaleme aldığı köşe yazısında isim vermedi ama "20 yıldır iktidardayız" diyerek AK Parti'yi çok sert eleştirdi.

AK Parti'ye yakınlığıyla bilinen Abdurrahman Dilipak, son yıllarda AK Parti'yi muhaliflerden bile daha çok eleştirmeye başladı. Örneğin geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin en önemli bakanlarından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yı istifaya çağıran Dilipak, salgın konusunda da iktidarın sürekli hata yaptığını, aşılamayı zorunlu tuttuğunu söyleyerek sert ifadeler kullanmıştı.

Dilipak bu kez de Yeni Akit'te "Unuttuğumuz bir şey yok mu?" başlıklı bir yazı kaleme aldı ve isim vermese de AK Parti'yi "Sınıfta kaldık" diyerek eleştirdi.

Abdurrahman Dilipak'ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

SÖYLEMEMİZ GEREKENLER BUNLARDAN İBARET Mİ?

“Allah'ı ve 'Ahiret günü'nü unuttuk sanki. Ormanlar yanarsa ağaç dikeriz, yanan evlerin yerine TOKİ daha iyisini yapar, evlerini yeni mobilyalar ve beyaz eşyalarla donatırız. Söylememiz gerekenler bunlardan ibaret mi? Tamam, bunları yapalım da, sanırım başka bir şeyi ıskalıyoruz. Başımıza gelen bu felaketlerin bir sebebi olmalı ve bizim bu süreçte yapmamız gerekenler, yani sorumluluklarımız.

SINIFTA KALDIK, SINIFTA!

Mesela 'İnni küntü minezzalimiyn' demek aklımıza gelmiyor. Yani 'kendimizi değiştirmek', 'ben nerede yanlış yaptım' demek. Sınıfta kaldık, sınıfta! Al sana Suriyeliler, Afganistanlılar, Somalililer. 20 yıldır iktidarız. Suriye gerçeğini gençlere anlatamadık. Onlar Suriye gerçeğini 'göçmen'den ibaret sanıyorlar. 100 yıl önce tek devlet olduğumuzu bilmiyorlar. Sınırın bu yanı ile öbür yanının aynı olduğunun da farkında değiller. Torosların güneyinin 'Haleb'e bağlı olduğunu da bilmez çoğu kimse.

SONUNDA ÖFKEYLE KALKAN ZARARLA OTURACAKTIR

Kur’an’a bakan var mı, kitap 'yurtlarından çıkartılanlar' hakkında. Ya da hani 'yolda kalmışlar, dullar, yetimler, yoksullar' Allah’ın emaneti idi. Eğer biz onlar için bir iyilik yaparsak, Allah o şeyin karşılığını bize on katı, 100 katı, hatta 700 katı ile geri verecekti. Hani bu 'Allah’a borç vermek'ti. Hani 'bir sadaka bin musibeti def ederdi'. Siyasiler ve toplum olarak kaçtığımızı sandığımız şeye doğru koşuyoruz. Allah kitabında 'öfkeni yut' der. Bilirim 'öfke baldan tatlıdır'. Ve yine bilirim 'Aşk ve öfke aklı zail eder'. Öfkesine yenilmiş akıl tehlikelidir. Ve sonunda öfkeyle kalkan, zararla oturacaktır."

HABERE YORUM KAT
Keşfet