Ahmet Davutoğlu'dan soykırım açıklaması, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çok sert sözler!

Ahmet Davutoğlu'dan soykırım açıklaması, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çok sert sözler!
Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu, ABD Başkanı Joe Biden'ın soykırım açıklamasına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sessiz kalmasını eleştirdi.

Gelecek Partisi Başkanı Ahmet Davutoğlu bir basın açıklamasında bulundu ve ABD Başkanı Joe Biden'ın "soykırım" açıklaması karşısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sessiz kalmasını eleştirdi. 128 milyar dolar nerede? sorusunun yanında "Cumhurbaşkanı Erdoğan nerede?" sorusunu soran Davutoğlu bu açıklama karşısında sessiz kalınmasına büyük tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sessizliğini bozması gerektiğini belirten Davutoğlu, diplomatik ilişkilerde iktidarın başarısız olduğunu ifade etti. İşte Davutoğlu'nun konuşmasının önemli satır başları: 

Ulusal onurumuz hedef alındı

Ulusal egemenliğimizin sembolü olan gazi meclisimizin kuruluş yıl dönümünden bir gün sonra ülkemizle müttefik olduğunu iddia eden bir küresel gücün zirvesinden gelen hasmane bir açıklamayla ulusal onurumuz hedef alındı. 
Siyasi istismara dayalı bu açıklamanın ikili ilişkilere, Kafkasya’da bölgesel barışa, Türk ve Ermeni toplumları arasında kurulabilecek yeni bir diyalog zeminine darbe vurmuş olduğu açıktır.

Temel amaç tarihi gerçeklik arayışı değildir

Biden’ın açıklamasında 1. Dünya Savaşı’nda milletimizin verdiği kayıplara ve ASALA terör örgütünün saldırılarında hayatlarını kaybeden masum diplomatlarımıza ve sivillere hiçbir atıfta bulunulmamış olması, Amerikan başkanının temel amacının bir tarihi gerçeklik arayışı değil, milletimize dönük haksız bir yargılama çabası olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.  Yarım asrı aşan kararlı bir diplomatik mücadele sonrasında gelinen bu son derece onur kırıcı tabloda koalisyon iktidarının hamasete dayalı, irrasyonel, bilgi ve donanımdan uzak, teslimiyetçi yaklaşımının payı büyüktür. Dış politikada tarafların gösterdiği tepkiler, ülkelerin genel itibarına göre şekillenmektedir.

Başkan Obama böyle bir cesareti gösterememişti

Böylesi bir açıklamanın 100. yıl gibi sembolik bir tarih olan 2015’te yapılmadığı halde şimdi yapılabiliyor olması, 2016’dan bu yana dış politikada kaybedilen itibarın ve sarsılan caydırıcılığın bir göstergesidir. Son derece kritik yıllar olan ve Ermeni diasporasının on yıllardır hazırlık yaptığı 2015-2016 yıllarında zor şartlarda takip ettiğimiz etkin diplomasiyle böyle bir açıklamanın yapılmasını engellemiştik. O zaman başkan yardımcısı olarak yine etkin bir konumda bulunan Biden da, başkan Obama da böyle bir açıklama yapma cesareti gösterememişti.

Ne oldu da böylesi bir açıklama geldi?

O günden bugüne ne oldu da hiçbir sembolik değeri olmayan 2021’de böylesi bir açıklama geldi? Olan son 5 yıl içinde kurumsal aklı dışlayan, bilgi ve donanımdan yoksun, dış politikayı karşılıklı çay içme düzeyine ve ciddiyetsizliğine indirgeyerek şahsileştiren, bütüncül bir stratejik resme sahip olmayan, bölgesel ve küresel dengeler arasındaki irtibatı göremeyen bir tek adam aklının ve yönetiminin ülkeyi teslimiyetçi çizgiye getirmiş olmasıdır. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı küresel güçlere 'one minute' diye haykırdığı günlerden bu günlere nasıl gelindiğini samimiyetle kendisine sormak zorundadır. 

Ne değişti?

Artık iktidarın propaganda makinesi gibi çalışan medyanın etkisinden bir an uzaklaşın ve mübarek Ramazan günü bize bu onursuzluğun yaşatılması sorgulayın ve sorun; ne değişti? Neden Erdoğan, kendisinin, partisinin ve ülkemizin geleceğini 28 Şubatçılara ve menfaat karşılığı her dönemin adamı olan gayri milli, cahil, çıkarcı bir güruha teslim etti? Neden bir önceki Amerikan Başkanı Trump’ın 'aptal olma' hitabına hak ettiği tepkiyi gösteremedi? Neden Biden’dan gelecek bir telefon görüşmesi için aylardır neredeyse yalvarır bir tavır sergiledi? Neden 21 Nisan günü Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılmasına sessiz kaldı?

Sayın Erdoğan nerede?

Son günlerde sık sık sorulan '128 milyar nerede?' sorusunun yanına bir de 'Sayın Erdoğan nerede?' sorusu eklenmiştir. Ne krizi önleyici tedbirler vaktinde alınmış, ne kriz sürecinde sağlıklı bir süreç yönetimi yapılabilmiş, ne de kriz sonrasında gerekli tepkiler verilebilmiştir.

HABERE YORUM KAT
Keşfet