CHP Milletvekili Sera Kadıgil, meclis konuşmasıyla ortalığı yıktı geçti!

CHP Milletvekili Sera Kadıgil, meclis konuşmasıyla ortalığı yıktı geçti!
CHP Milletvekili Sera Kadıgil, AK Parti'nin kadına yönelik şiddetin azaltılması için verdiği önergeyi ele aldı ve AK Parti'ye çok ağır eleştiriler yöneltti.

AK Parti, bugüne kadar meclise gelen tüm kadına yönelik şiddet önergelerini reddetti. Ancak bugün enteresan bir olaya imza atarak, kadına şiddetin araştırılması için önerge verdi. Bu önerge sonrasında CHP'de kadın hakları konusuna olabildiğince daha çok yer veren CHP Milletvekili Ser Kadıgil konuşma yaptı. Kadıgil, AK Parti'yi söyledikleri sözlerle çok ağır eleştirdi ve kadına yönelik şiddetin sebeplerini ortadan kaldırmak için AK Parti'nin samimi bir tutum sergilemediğini belirtti. 

FITRAT ADI ALTINDA SATMAYA ÇALIŞTIĞINIZ ERKEK UYDURMASI ROLLER

Kadıgil, AK Parti iktidarını çok sert eleştirdi ve "Aynı yöndeki önergelerimiz defalarca reddetmiş olmanıza karşı kadına yönelik şiddetin nedenlerini araştırmak için karşımızdasınız. Biz sizin gibi davranmayacağız, halka faydası dokunacağını düşündüğümüz öneriyi kimden gelirse gelsin kabul etmekle mükellefiz. Kadına yönelik şiddetin neden olduğunu ve nasıl çözüleceğini çok net biliyor olsak da bu komisyonda olacağız. Peki kadına yönelik şiddetin gerçek nedeni nedir? Sadece bakanlığınızın verilerine göre 2020 yılında öldürülen 300 kadının 181'i kendi evinde kendi aile bireyleri tarafından katledilmiş. Bu kadınların yüzde 80'i doğrudan eşi, sevgilisi, babası, oğlu, erkek kardeşi gibi o çok kutsal saydığınız aile fertleri tarafından öldürülmüş. Bu nedenle kadınlar neden öldürülüyor diye sormak yerinde ama eksik kalıyor. Asıl soru şu olmalı: Neden kadınlar ille de en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor? Rapor samimiyetle hazırlanırsa, çıkacak sonucu söyleyeyim; Kadına yönelik şiddetin temel sebebi fıtrat adı altında satmaya çalıştığınız erkek uydurması toplumsal cinsiyet rolleri, bununla körüklenen cinsiyet eşitsizliği ve tarih sahnesine çıktığı günden bu yana sırtını bu eşitsizliğe dayamış kapitalist üretim ilişkileridir. Bu eşitsizliği ortadan kaldırmadıkça kadına yönelik şiddetle mücadele etmeniz mümkün değil. Başımızdaki belanın adını açık koymak gerekir. Bu belanın adı mülkiyet aşkıdır. Bu hastalıktan kurtulmadan ne kadınlar ne toplumlar kurtulabilir. Çünkü ataerkil ve kapitalist toplumda toplumsal cinsiyet şiddeti münferit bir hadise değildir. Sistematiktir, bu düzenlerin sürmesi için hayatidir" ifadelerini kullandı. 

ERKEK DE BİR ZAHMET KADINI ÖLDÜRMESİN

Kadıgil, "Bunu anlamak işine gelmeyen ama kendilerince düzgün ve namuslu aile kadınları da ölmesin isteyenlerin tek bir hayali var o da şu: Kadınlar fıtratına uygun davransın, iyi bir anne, itaatkar bir eş olsun. Erkek de bir zahmet buna uygun davranan kadınları öldürmesin. Bu hastalıklı sözleşmenin ilk kısmından memnunsunuz. Kadının erkeğe tabi olması sizin için problem değil. Tam da bu sebeple bir arpa boyu yol ilerlemiyorsunuz. Çünkü bu aidiyeti, erkeğin ve kadının doğası gereği bazı kişilik özellikleriyle doğduğunu kabul ettiğinizde erkeğin kadın üzerindeki tasarrufunu da kabul etmiş oluyorsunuz. Tüm rolleri bu sistematik üzerine kurmuş durumdasınız. Bunun doğa bir sonucu olarak kadın erkeğe tabi bir mal, en makyajlı tabirinizle evin süsü olarak tanımlanıyor. Yüzleşecek cesaretiniz varsa gelin şu erkeliğe bir yakından bakalım. Neler geçiyor aklında bu erkeklerin? Sen benimsin, senden ben sorumluyum, sözümden çıkamazsın ben okumanı istemezsem okuyamazsın, çalışsan bile evi tek başına geçindirmek, tek başına temizlemek zorunasın. Benden ayrılmaya hakkın yok, bunları yapmazsan benim seni dövmeye ya da öldürmeye hakkım var çünkü sen benimsin. Sizin istediğiniz şey kadınlık vazifelerini yerine getiren analarınıza ve bacılarınıza el kalkmaması. Öldürmeme sözünüz bile aşağılık bir şarta bağlı arkadaşlar" dedi.

BIYIKLILAR KULÜBÜNÜZ BÖYLE İSTEDİĞİ İÇİN OLUYOR

Kadıgil, "Erkeklik egolarınızı öyle bir şişiriyorsunuz ki en küçük bir iğnede patlıyor sonra da kendinizi haklı sanıyorsunuz. Bugün günde 3 kadın ölüyorsa, 2 milyon 800 bin kadın okuma yazma bilmiyorsa, 3 milyon kadının elinde bir ilkokul diploması bile yoksa, her 4 kadından yalnızca 1'i istihdama katılıyorsa, hastalar yaşlılar ve çocuklar kadının sırtına yüklenmiş durumdaysa bilin ki ataerkilin ve kapitalizmin yılmaz neferi olan muktedir bıyıklılar kulübünüz bunu böyle istediği için oluyor" ifadelerine yer verdi.

SAYGI GÖSTERSEYDİNİZ LGBTİ+ ARKADAŞLARIMIZI ŞEYTANLAŞTIRMAZDINIZ

Kadıgil, "Siz eksiksiz şekilde bu ülkenin tüm kadınları için adalet istiyor olsaydınız 6 dil koydunuz KADES uygulamasına Kürtçeyi eklemeyi akıl ederdiniz. Eğer akıl etseydiniz bu ülkede Kürtçenin kullanılabileceği tek yer Sayın Erdoğan'a aşkınızı itiraf ettiğiniz tabelalar olmazdı diye düşünüyorum. Gerçekten mutlak eşitlik istiyor olsaydınız bu ülkenin bir kısım yurttaşına sırf cinsel yöneliminden ötürü bu kadar saldırmadınız. Kendi anayasanızı, kendi yargınıza bir parça saygı gösterseydiniz LGBTİ+ arkadaşlarımızı şeytanlaştırmaz, varoluşlarına saygı göstermeyi bilirdiniz" dedi. 

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
Keşfet