Ekrem İmamoğlu'ndan korkutan sözler! "Depreme karşı her 3 binadan 1'i dayanıksız"

Ekrem İmamoğlu'ndan korkutan sözler! "Depreme karşı her 3 binadan 1'i dayanıksız"
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Marmara Depremi'nin 22. yıldönümünde deprem tehlikesine bir kez daha dikkat çekerek İstanbul'daki her 3 binanın birinin sıkıntılı olduğunu söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 17 Ağustos 199 depreminin yıldönümünde Zeytinburnu Belediyesi iş birliği ile yapılan Locamahal projesinin anahtar teslim töreninde konuştu.

Büyük depremin yıldönümünde İstanbul için deprem tehlikesinin devam ettiğini söyleyen İmamoğlu, İstanbul'daki evlerin büyük çoğunluğunun depreme dayanıksız olduğunu söyledi. Şu ana kadar 22 ilçenin envanterinin çıkarıldığını söyleyen İBB Başkanı, toplamda 83 bin evin olası bir depremde ağır hasar alacağını söyledi.

DEPREMİN 2001 KRİZİNİ TETİKLEDİĞİNİ SÖYLERLERDİ

"17 Ağustos'u bütün arkadaşlarım andılar. Elbette ben de anıyorum. Anıyorum derken o günü üzüntüyle ve endişeyle hatırlıyorum. Birçoğumuz şahit olmuşuzdur o güne. O sürece derin bir biçimde şahit lmuş bir İstanbul yaşayanı olarak, oradaki insanların sorunlu anlarına da şahitlik etmiş biri olarak üzüntümü dile getiriyorum. 17 binin üzerinden insanımızı kaybetmiştik. Sadece insan kaybı değil aynı zamanda üst seviyede bir ekonomik kaybın da yaşanması o dönemde birçok ekonomistin yorumuyla 2001 ekonomik krizini tetikleyen unsurlardan biri olduğunu söylerlerdi.

99 DEPREMİNDE NÜFUS 10 MİLYONDU ŞİMDİ 20 MİLYONA YAKIN

Depremin bu anlamda İstanbul'un en önemli gerçeği olduğunu hepimiz söylüyoruz. Aklımıza geldiğinde hepimizin tüyleri diken diken oluyor. 1999 yılında İstanbul'un nüfusu 10 milyondu. Bugün yaşayanlarıyla büyük göç almış ve mültecilerle beraber neredeyse 20 milyona yakın insanı kapsıyor. Dolayısıyla İstanbul bugün sorunu çok daha derin hissetmeli, yüksek seviyede endişe duymalı, neredeyiz diye sürecin fotoğrafını çekip planlama yapmalı.

ALLAH BİZE 22 YIL ŞANS VERDİ

İstanbul'un envanterini çıkarttığımızda neresindeyiz diye soru sorduğumuzda bulacağımız cevaplar var. 17 Ağustos'un 22. yıldönümünde Allah bize yardım ediyor 22 şans verdi. Dua ediyoruz ki devam etsin. Ama bilim her an kapımızda olduğunu hatırlatıyor. İstanbul'un tehlike ve risk haritasına bakınca envanterimiz bizi mutlu edecek seviyede değil.

İSTANBUL'DA HER 3 BİNADAN BİRİ DEPREME DAYANIKSIZ

İstanbul'da 22 yıldır farklı yönetimler, belediyeler birçok faaliyette bulundu. Bunların icmalini burada verecek değilim ama yapılan işleri mutlulukla karşılıyoruz. İstanbul'da bina tespit çalışması başlattık. Daha önce 2018'de yayınlanan bir rapor vardı. Ama bu rapor binaların bire bir tespiti üzerinden değil tahmin üzerinden yürütülmüştür. 50 bin civarında bina ağır ve çok ağır hasar alacak bina olarak raporda yayınlanmıştı. Ama 1.5 yıldır yaptığımız tespitle şunu görüyoruz: İstanbul'da her 3 binadan biri depreme dayanıksız.

22 İLÇEDEN YOLA ÇIKARSAK 83 BİN BİNA AĞIR HASAR ALACAK

22 ilçeyi bitirdik toplamda 27 ilçenin için girmiş durumdayız. 22 ilçeden yola çıkarsak 83 bin bina sayısına ulaştı. Elde ettiğimiz veriler 2018'e göre daha fazla. Sadece 22 ilçede 131 bin binanın orta hasar alacağı öngörülüyor.

DEPREM KONUSUNUN TÜRKİYE'NİN BİRİNCİ MESELESİ HALİNE GELMESİNİ İSTİYORUZ

Acil bir biçimde deprem meselesinin Türkiye'nin birinci meselesi haline gelmesini istiyoruz. Depremle mücadele, kentsel dönüşüm süreci tek başına bir hükümetin, bir belediyenin ya da ilçe belediyelerinin meselesi olamaz. İstanbul'da kentsel dönüşüm için mücadele veriyoruz. Kimsenin samimiyetinden şüphe etmiyorum. Ama bu konunun vatandaş tarafını iyi tanımlamazsak bu işi çözüme kavuşturamayız. STK'ları, özel sektörü de bu sürecin içinde iyi tanımlamazsak buna çözüm bulma şansını elde edemeyiz.

SİYASET ÜSTÜ BİR MEKANİZMAYI KURMAMIZ GEREKİR

Her gittiğimiz ortamda çok küçük rakamlar üzerinden pazarlıklar, kafaların karıştırıldığı bir takım süreçler, bazen kamu yetkilileri de alet oluyor. Bir seferberlik ilan etmeliyiz. Bu bir mücadele meselesiyse finans sektörünü nasıl dışarıda tutabiliriz? Hep birlikte sürecin içine katan siyaset üstü bir mekanizmayı kurmamız gerekir.

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
Keşfet