Fatih Altaylı'dan alkışlanacak yazı, "Dil işgal altında"
Türkçe dilinin korunması oldukça önemlidir. Bir ülkenin en önemli değerlerinden birisi dilidir. Dil ne kadar asimile olursa, o ülkede yaşayan yurttaşlar da ortak paydadan o kadar uzaklaşır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmada, Türkçe diline gereken önemin verilmediğini söylemişti. Bu söylem sonrasında da "Türkçeye yeterince özen gösterilmiyor. Özellikle sosyal medya dili gençlerimiz arasında geçerli bir yazı diline, iletişim diline dönüşüyor. Anlamsız kısaltmalar, aralara serpiştirilen yabancı kelimeler, bozuk cümleler, saçma ifadeler günden güne sıradan hale geliyor. Tabelalarda, yazışmalarda ve konuşmalarda şahit olduğumuz yabancı kelime kullanma hastalığı artık geleceğimizi tehdit eder bir boyuta ulaşmıştır" ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamalar sonrasında da Fatih Altaylı, köşesinde bir yazı kaleme aldı ve Türkçe dilinin Doğu kelimelerinden de kurtarılması gerektiğini belirtti.
DOĞU DİLLERİ KAYNAKLI KELİME SAYISI DAHA FAZLA
Altaylı, "Türkçe’nin korunması denirken sanki sadece 'Batı dillerinin' etkisinden korunması gibi bir algı var. Oysa Türkçe’nin içindeki Doğu dilleri kaynaklı kelime sayısı, Batı dillerinden gelen kelime sayısından çok çok daha fazla. Artık gelenek olmuş ibadet dilini bir kenara bırakalım, değişmez ve değiştirmeye gerek de yok ama dilimize son zamanlarda bile gerekli gereksiz Doğu kökenli kelimeler sokup duruyoruz" dedi.
ARAMA TOPLANTISI "İSTİKŞAFİ" GÖRÜŞME OLDU
Türkçeye gereken önemin verilmesi çok değerli bir durum elbette ancak geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan da, "İstikşafi" diyerek Türkçe yerine Arapça kelime seçerek konuşmuştu. Bu duruma Altaylı dikkat çekti ve "Bizim yıllardır 'arama toplantısı' diye bildiğim şey birdenbire 'istikşafi' görüşme oldu. Yine son zamanların moda kelimelerinden biri 'tevafuk'. 'Rastlantı' anlamında kullanılıyor genelde. Tabii ki Arapça kökenli. Yine bin yıllık 'dedikodu' artık Arapçalaştı ve 'gıybet' oldu niyeyse. Herkesin dilinde artık gıybet var. Dil işgal altında, say say bitmez. Bu nedenle dilimizi koruma hassasiyetine yüzde yüz katılıyorum. Ama sadece Batı’dan değil, Doğu’dan da!" dedi.