Gençler büyük umutsuzluk içinde, gençlere uzanan mikrofondan tek duyulan kaygı
Sokak röportajları genellikle 40-50 yaş üzerindeki vatandaşların konuşmalarıyla dolup taşıyor. Ancak asıl dikkat edilip soru sorulması gereken kesim gençler. Türkiye'nin geleceğini belirleyecek olan bu kitle ile yapılan bir sokak röportajı ise vahim tabloyu ortaya çıkarıyor. Gençlere uzanan mikrofondan ise bas bas kaygı sesleri yükseliyor. Hayatının en güzel dönemlerini yaşaması gereken, enerjisi yüksek olması gereken ve çok fazla hayale sahip olması gereken gençlerin söylediği sözler ise yürek burkuyor. Röportajda yer alan gençlerin gelecekten bir beklentisinin olmadığını görünce Türk gençliğinin içinde bulunduğu buhranda gözler önüne seriliyor ve gençlerin çoğu kendisini geliştirmek için yurtdışı hayali kuruyor.
"Vatandaşın Sesi" adlı YouTube kanalında gençlere sorular yöneltildi ve bu kez tüm sorular gençlerden beklendi. Konuşan gençlerden çoğu işsiz olurken aynı zamanda gençler geleceklerine kaygıyla bakıyorlar. Röportajlardan biri de genç bir üniversite öğrencisiyle yapıldı ve öğrenci, "Arkadaşlarım makine mühendisliğinde gelecek yok dedi. Mühendislikte insanlar o kadar korkuyor ki, iş bulsa bile okuduğumun karşılığı bu değil diyor maaş açısından. Gelecek bizler açısından yararlı durmuyor" diyerek yaşadığı durumu anlattı ve "Çoğunluğumuz nasıl geçiniriz diye düşünüyoruz, hayallerimizin peşinden koşamıyoruz. Bu ülkede her şey para oldu. Okul bitmeden önce Erasmus konusunu hepimiz düşünüyoruz. En az 6-7 ülke görme şansınız oluyor. İş ve İngilizce açısında kendini geliştirmek için gitmek istiyor. Ben bile beyin göçü olayını istiyorum. İyi bir iş bulsam burada yine yurtdışına giderim kendimi geliştirmek için" diye de ekledi.
Türkiye'de gençlerin çoğunluğu artık yurtdışına gitmek istiyor. Diğer ülkelerin gençleriyle karşılaştırıldığında Türkiye'de bulunan gençler bazı şeylere erişmede büyük sorunlar yaşıyor. Örneğin gelişmiş ülkelerde gençler dünyayı gezerken Türkiye'de bulunan gençler şehrinden dışarı bile çıkacak parayı bulamıyor. Ailelerine muhtaç olarak yaşamlarını sürdüren genç sayısı da oldukça fazla. İş bulamadıkları için anne ya da baba bakımıyla hayata tutunan gençler ailelerine karşı da büyük mahcupluk hissediyorlar ve depresyona giriyorlar. Yaşanan ekonomik krizin en büyük etkilenen kesimi de gençler oluyor. Mezun olmuş olan gençler deneyim şartı sebebiyle işe giremiyor ancak kimse de bu gençlerin işe başlamadan nasıl deneyim kazanabileceğini sorgulamıyor. Doğal olarak böyle bir ortamda da geleceği inşa edecek gençlerimiz hayatlarının en karanlık döneminden geçiyorlar.