İnsanlar geçim derdi korkusuyla koronavirüs temaslı olan yakınlarını bildirmiyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı konuşmada koronavirüse karşı alınan tedbirlerde gevşemeye gidildi. İllerin vaka sayılarına göre sınıflandırılmasının ardından illere göre risk haritası yayınlandı ve yerinde karar dönemine geçildi. Bu kararlara göre de çeşitli yasaklar kalktı. Türk Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Karar TV'ye konuk oldu ve bu gevşemeleri değerlendirdi. Sokağa çıkma kısıtlamasının kaldırılmasını olumlu bulan Fincancı, maske ve mesafeye dikkat ederek insanların açık havada sosyalleşmesinin ruh sağlığına da iyi geldiğini söyledi.
RUH SAĞLIĞI YÖNÜNDEN OLUMLU
Sokağa çıkma yasağının kaldırılmasını ele alan Fincancı, "Pandeminin güvenlik tedbirleri ile yönetilmeyeceği açık. Sokağa çıkma yasağı sanki virüs akşam daha yoğun gibi ortaya konuyor. Öyle değil, bu çok uygun değil. Tabi ki akşam 9'dan itibaren sokağa çıkma kısıtlaması olunca insanlar erken saatlerde evlerine dönmek zorunda kalıyorlar. Ama pandemiyi önlemenin yolu, toplu taşıma kullanmayacakları, evlerinin yakınlarında yürüyüş alanları olması ve böylece sağlıklı kalmaya dönük eylemler yapmak gibi örnek verebiliriz. Çalışma ortamlarına da işaret etmek lazım. Fabrika ve atölyeler açıkken insanlar çalıştıkları ortamlardan virüsü alıyorlar ve evlere taşıyorlar. Siz eve kapatınca da bulaşın artması kaçınılmaz. Tabi Pazar ile sınırlı olması en azından insanların gerçekten zor koşullar altında, birbirinden uzakta yalnızlaşmasını ortadan kaldıracak. Ruh sağlığı yönünden olumlu. Çünkü gerçekten bu pandemi sürecinde sağlık alanlarında en fazla bozulma ruh sağlığında. O yüzden de bu olumlu ama bununla beraber, açık hava buluşmalar olması gerekiyor. Açık alanda havalandırması iyi olduğu için ortamın bulaşmayı da azaltıyordu. Tüm sokağa çıkma yasaklarında evlerin içine sınırlandı. Kış olmasının da büyük etkisi var. Onun ötesinde başka bir yerde bir arada olma olanağı olmadığı için zaten kalabalık evlerde yaşayanlar için hafta içi tüm gün çalışıp toplu taşıma ile geldiklerinde eve bulaşması kaçınılmaz" ifadelerini kullandı.
65 YAŞ ÜSTÜNÜ KORUMADIK
Fincancı, 65 yaş üstünün evlere kapatılmasıyla korumanın amaçlandığını ancak bunun gerçekleşmediğini ifade ederken, "65 yaş üstü sınırlama var. Korumak istedi hükümet 65 yaş üstünü ama kurmadık. Çocuklar okula gitmiyor, anne ve baba çalışıyor çocuklara 65 yaş üstü bakıyor. Anne ve baba çalışıp eve virüs getiriyor. Böylece korumamış oluyoruz" dedi.
TÜMÜYLE YETERSİZ
Fincancı, "Ocak başı ile Şubat arasındaki sürede test sayılarında yüzde 28'lik bir düşüş var. Test yapmazsanız vaka bulamazsınız zaten. Sahadan Aile Hekimliği verilerine bakınca temaslı takipte sınırlılık olduğunu görüyoruz. İnsanlar temaslı bildirmiyor. çünkü çalışamayacakları korkusu, temaslı bildirmeden kaçınıyorlar. Ne yazık ki. Çünkü yaşamlarını etkiledi bu, bir sosyal destek programı yayınlanmadığı için. Dolayısıyla evet yeterli değil onun ötesinde sadece renklerle sınırlanmış bir tabloda test sayınız yetersizse, gerçek vakalara ulaşamadığınız koşullarda temasları tarama olanağınız olmadığında gerçekçi olmadığı gibi şehirlerarası ulaşımın da değerlendirilmesi gerekiyor. Bugün alınan önlem statik bir önlem olmamalı. Tümüyle yetersiz o sebeple" dedi.
KAYNAK: Haberciniz