Kemal Kılıçdaroğlu Erdoğan'ın soykırım tepkisine karşı sert konuştu "Kedi gibi miyavlama sesi geldi"

Kemal Kılıçdaroğlu Erdoğan'ın soykırım tepkisine karşı sert konuştu "Kedi gibi miyavlama sesi geldi"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Joe Biden'ın "soykırım" açıklamalarına karşı tepki göstermesini miyavlama olarak yorumladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugün partisinin grup toplantısında bir konuşma gerçekleştirdi ve ABD Başkanı Joe Biden'ın 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanımlamasına değindi. 1915 olaylarını soykırım olarak kabul edilmesinin Türkiye açısından büyük bir hata olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, 1985 yılındaki New York Times gazetesinden örnek verdi ve ABD gazetelerinin 195 olaylarını soykırım olarak tanımlanamayacağını yazdığını hatırlattı. 

CHP lideri Kılıçdaroğlu, dün Kabine Toplantısı'nın ardından Biden'e yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasına da değindi ve konuşmada gereken savunmanın yapılmadığını belirtti. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın sadece kedi gibi miyavladığını söyledi. İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından önemli satır başları: 

Türkiye açısından bu büyük bir talihsizlik

Biden bu yıl 24 Nisan'da konuşurken soykırımı kabul edecek diye dış başında yer aldı önce. Washington dış temsilcimizi aradık doğru mu diye evet doğru cevabını aldım. Biden'ın soykırım sözünü kullanmasının doğru olmadığını, 22 Nisan’da bu işin siyasetçilerin değil tarihçilerin görevi olması gerektiğini anlattım. Parti sözcümüz aynı şekilde bizim söylediklerimize vurgu yaptı. Biden açıklama yaptı ve soykırım sözcüğünü iki kez kullandı. Öncelikle şunu ifade edeyim, bu Türkiye açısından çok büyük bir talihsizlik. Bugüne kadar pek çok iktidar geldi, gitti. Ama hiçbir Amerikan başkanı 1915 olaylarını bir soykırım olarak tanımlamadı. 1915 olayları bizimle Ermeniler arasında ciddi travmalara yol açtığı gerçektir. Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecine baktığımızda çok sayıda insanın yaşamını yitirdiğini görürsünüz. 1915 olayları acıdır, gerekirse incelenmelidir. Bunu politikacılar değil tarihçiler yapmalı. Türkiye bu konuda her zaman hazır olduğunu ifade etti. Arşivlerimizi açıyoruz, tarihçiler gelsin baksınlar dedi. Ama Ermenistan da arşivlerini açsın. Böylece tarihçiler gerçek bilgilere ulaşsınlar. Kini ve öfkeyi siyasetin malzemesi yaparsanız gelecek kuşaklara da taşırsınız. Siyasetçi kini malzeme etmemeli. 

New York Times görülseydi bu açıklama olmayacaktı

19 Mayıs 1985 tarihinde New York Times görülseydi ve o gazeteler Biden'ın önüne koyulsaydı bu açıklama olmayacaktı. O tarihte çok sayıda tarihçi 1915 olaylarının bir soykırım olarak görülmeyeceğini ilan ediyorlardı bütün dünyaya. Ama o zaman bir devlet vardı, başbakan vardı, Dışişleri bürokrasisi vardı. Azerbaycan'ın işgal edilen topraklarını yeniden kazanması, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinin düzelmesi konusunda adımlar atılması gerekirken tam tersi oldu. Beceriksiz bir yönetimin Türkiye'yi getirdiği noktadır bu. 

Kedi gibi bir miyavlama sesi geldi

Biden konuştu, Erdoğan tam üç gün sustu. Trolleri bekliyordu Erdoğan bir aslan, çıkacak bir kükreyecek herkes duyacak sanıyordu. Erdoğan konuştu bırakın aslanı kedi gibi bir miyavlama sesi geldi. Acı ama bir gerçek bu. Kendi ülkesinin çıkarlarını savunmaktan aciz olan bir kişiyle karşı karşıyayız. Acaba biraz sert konuşursam başıma bir şeyler gelir mi? 

Türkiye yönetilmiyor Türkiye savruluyor 

Türkiye yönetilmiyor. Türkiye savruluyor. Kendi çıkarlarını savunmaktan aciz bir yönetimle karşı karşıyayız. Eğer Türkiye devletini yöneten bir yönetim kendi ülkesinin çıkarlarını savunmayınca o devlet yönetilmiyor demektir. Amerika Türkiye arasında inişli çıkışlı çok olaylar oldu. Bütün bunlar olurken dirençli ve kararlı bir yönetim vardı. O olaylar olurken bile hiçbir Amerikan başkanı soykırım demedi.  

Bu ilkelerin tümü terk edildi 

Türkiye’nin kuruluşundan bu yana 1915 olaylarını Amerika’daki hiçbir başkan soykırım olarak tanımlamazken neden şimdi tanımladı? Bu soru önemli. Asıl sorulması gereken soru bu. Biden’a kızmanın bir âlemi yok. O kendi iç politikasının gereğini yapıyor. İğneyi batıralım kendimize. Türkiye devletinin dış politikası nedir? Kuruluşundan bu yana bir dış politikamız vardı. Yurtta barış dünyada barış. Ana eksen buydu. Bu eksen üzerine hükümetler dış politikayı oluşturmuşlardı. Eşitlik ilkesine bakıyorlar. Küçük ya da büyük devlet ayrımı yapmadan, karşılıklı hak ve çıkarlara saygı vardı. Başka ülkelerin iç işlerine karışmama ilkesi vardı. Bu ilkelerin tümü terk edildi. Dış politika iç politikanın malzemesi yapılmamalıdır. Eğer dış politikayı iç politika malzemesi yaparsanız böyle duvara çarparsınız. 

HABERE YORUM KAT
Keşfet