Kutlu Adalı'nın cesedini ilk gören komşusu 25 sene sonra şok edici gerçeği açıkladı! "Beyaz bir araba..."

Kutlu Adalı'nın cesedini ilk gören komşusu 25 sene sonra şok edici gerçeği açıkladı! "Beyaz bir araba..."
KKTC'de yaşayan gazeteci Kutlu Adalı'nın öldürüldükten sonra cesedini ilk kez gören komşusu 25 sene sonra konuştu.

Kuzey Kıbrıs'ta katledilen gazeteci Kutlu Adalı'nın öldürüldüğü gece cansız bedenini ilk gören komşusu Erdinç Aydınova yıllar sonra konuştu. Organize suç örgütü liderliği ile suçlanan Sedat Peker, yayınladığı videolarda Kutlu Adalı cinayetine dair kardeşinin ve kendisinin birçok şey bildiğini açıkladı. Korkut Eken ile kendisinin Adalı'yı öldürmek için Kıbrıs'a gittiğini ancak daha sonra bu eylem gerçekleşmeden İstanbul'a geri döndüklerini söyleyen Atilla Peker, daha sonra Korkut Eken'in "Kıbrıs'taki işi biz hallettik" dediğini aktardı ve bu sözlerden sonra Adalı'nın öldüğünü öğrendiğini söyledi.

Medya Koridoru da Adalı'nın katledildiği gece cesedini ilk kez gören komşusu Erinç Aydınova ile görüştü. Aydınova 25 yıl sonra o geceyi tüm ayrıntılarıyla anlattı. Adalı'nın öldürüldüğü gece sokaktan beyaz bir arabanın hızla uzaklaştığını gördüğünü söyleyen Aydınova, tüm ayrıntısına kadar ifade vermesine rağmen tutanaklara geçirilmediğini belirtti ve Sedat Peker'in anlattıklarıyla bu olayın uyuştuğunu söyledi. İşte Aydınova'nın açıklamaları:

Saat 23.30 sıralarında yerde birisi yatıyordu

Lefkoşa’da Kumsal Parkı denilen bir yer vardır Dereboyu’nda. Lefkoşa'nın en ünlü bölgelerinden biriydi. O gece Kumsal Parkı’nda diğer bölgeden gelen arkadaşlarımızla toplanıp parkta sohbet edip, eğleniyorduk. 23:00 gibi vedalaşıp oradan ayrıldık. Ben bir arkadaşımla beraberdi. Onunla beraber mahalleye doğru yürüdüm. Yarım saatlik bir mesafeydi evimize. Çünkü arkadaşımın ailesi kendisini bizim evden alacaktı. Sokak aralarından mahalleme doğru yürürken, ara sokağa girdik. Ara sokağa girdiğimizde 23:30 olduğundan dolayı büyük bir sükunet vardı. Bunu yadırgayamazdık çünkü o saatte genellikle herkes uyuyordu. Sokak karanlıktı. Tam Kutlu abinin evine yaklaşmışken, arkadaşım ansızın 'Erinç yerde birisi yatıyor' dedi. Baktım, gerçekten birisi yatıyor. Tabii ki ilk başta aklımıza kötü bir düşünce gelmedi. Çünkü böyle bir şey hiç yaşamadık. Herhalde adam içti ve fazla içkiden bayıldı diye düşündüm. Arkadaşıma 'Gidelim yardım edelim, kaldıralım yerden' dedim. Üstünkörü olarak ben önden gittim. Geldim adamın yanında böyle tam eğildim.

Cesede baktığımda şakağından vurulduğu için tahribat vardı

Cesede 50 metre yaklaşmışken durumu anladık. Çünkü sokakta ışık yoktu. Garip kısım da buradaydı. Cesede baktığımda şakağından vurulduğundan dolayı çok çok büyük bir tahribat vardı. Sadece bir beden. Paramparçaydı. O korkunun vermiş olduğu bir şeyle arkadaşım da geride durdu. Dolayısıyla orada yalnızca ben bulundum, ne yazık ki… Değerli komşularımızdan Ali Rıza abimin 'Erinç' diye bağırmasıyla o ilk şoku atlattım 14 yaşında bir çocuk olarak. Ali Rıza abi beni gördüğünde tam siper almış şekilde yerde atıyordu kendi bahçesinde. Erinç demesiyle ben baktığımda olduğum yerde durdum. Ondan sonra mahalleli çıktı. 5 dakika içinde polisler geldi ablukaya aldılar mahalleyi.

Yarım dakika erken gitseydik bizi de öldüreceklerdi

Bir süre sonra da tüm mahalleli sokağa çıktı. Beş dakika içinde de polis ve özel birlikler gelip mahalleyi ablukaya aldılar. O gece unutamayacağım şeylerden biri de annemin o günkü ağlayışıydı. Hiçbir zaman unutamayacağım anı. Çünkü eğer biz yarım dakika daha erken gitseydik oraya, görgü tanığı olarak bizi de öldüreceklerdi… Bunun çok örneği de var zaten.

Beyaz bir arabanın geçtiğini gördüm

Oraya ulaşmadan önce aynı yoldan çok hızlı bir şekilde Renault 12 TX Station vagon beyaz bir arabanın geçtiğini gördüm. Zaten o arabayı da 14 yaşında bir çocuğun anlatabileceği kadar gerekli yerlere anlattım. Bu önemli bir detaydı ve Sedat Peker’in iddialarıyla da birebir örtüşen bir olay.

Vermiş olduğum ifadeyi iki cümlelik alana sıkıştırdılar

Evlerimize döndüğümüzde birkaç gün boyunca polisler gelip gitti. Babam o dönem devlette üst düzey bürokrat olduğundan dolayı, her babanın yapabileceği gibi beni kendi himayesine almıştı. Babamın da olduğu bir ortamda polislere gerekli ifadeyi vermiştim. Bu ifade süreci birkaç gün daha sürdü. Ardından bu dosyalar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) verildi ve benim o dosyalarda ismim geçti. Bu anlatacağım her aklıma geldiğinde içim daha fazla acıyor. 14 yaşındaki bir çocuğun vermiş olduğu bir ifadeyi bile iki cümlelik bir alana sıkıştırdılar. Bu benim için çok büyük bir yara. Polislere beyaz arabayı, olay yerine saat kaçta ve ne taraftan ve kiminle geldiğimi, sonrasında neler yaşandığını anlatmıştım. Ancak bu anlattıklarım tutanaklarda 'Cesedi ilk gören 14 yaşındaki Erinç Aydınova, çok fazla korktuğundan dolayı gerekli ifadeleri veremedi' olarak yer aldı.

Kaynak: Medya Koridoru

HABERE YORUM KAT
Keşfet