Lütfü Türkkan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "müjde" söylemini çok sert eleştirdi!
Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, genel başkanı olduğu AK Parti'nin bir kongresinde Çarşamba günü müjde vereceğini açıklamıştı. O olaydan kısa süre sonra da Irak'ın dağlık bölgesi Gara'da 5 yıldır terör örgütü PKK'nın elinde tutulan 13 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Bu olayı ise İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan Halk TV'de konuk olduğu "Günün Raporu" programında değerlendirdi. Erdoğan'ın müjde açıklaması sonrasında terör örgütünün bu operasyonu anladığını iddia eden Türkkan, Erdoğan'ın açıklamasının büyük bir gaflet olduğunu belirtti.
SABREDECEKSİNİZ DEYİP GEÇTİLER
Türkkan, yaşanan olaylarda muhalefete laf edilmesini ele aldı ve "Bu tip toplumu acılara gark eden olaylarda siyaset devşirerek, siyaseti artı kazanmanın hazırlığı gibi görüyorum. Bu hazırlığın yetmediğini biliyorlar ama Türk milleti bunu kabul etmez. 13 vatan evladı 83 milyon+13 bunlar. Bir ülke düşünün 6 seneye yakın devlet görevlisi, askeri, polisi terör örgütünün elinde. Ben bunu mecliste dile getirdim. Semih'in kız kardeşi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Abimi kurtarın' diyor. 'Sabredeceksiniz' deyip geçiyorlar" dedi.
BÖYLE BİR DEŞİFRE VERMESİ KABUL EDİLEBİLİR Mİ YA?
Türkkan, "Sayın Cumhurbaşkanı muhalefeti bu konulara dahil edip selametle çıkacağını düşünüyor. Çarşamba günü bir müjdem var diye konuşuyorsanız, bir hafta evvelde, terör örgütüne yönelik bir operasyon olduğunu anlamaması için örgütün aptallarla dolu bir güruh olması lazım. Siz bir hafta önce bunu yaparsanız onlar da buna karşı bir önlem alırlar. Devlet yönetmeyi kasap, manav yönetmek gibi yaparsanız bunların başımıza gelmesi mümkün. Böyle bir deşifre vermesi kabul edilebilir mi ya?" dedi.
BU ÇOK BAŞARISIZ BİR OPERASYONDUR
Gara'da gerçekleştirilen operasyonun başarısız olduğunu ifade eden Türkkan, "Bu çok başarısız bir operasyondur. Bunun suçluları kimse kamuoyuna hesap vermeli. 13 tane can bunu soğan diye tarladan toplamıyoruz, canımız gitmiş. Çıkılacak, 'Biz operasyona giriştik maalesef başarılı olamadık, milletimizin başı sağ olsun' diyeceklerdi. Yüreğiniz olacak, başarılı bir operasyonda ekranlara çıkıp keh keh gülerken, başarısız operasyonda Malatya Valisi'ne açıklama yaptırmak siyaset değildir. İyi veya kötü bir şeye karşı elini taşın altına koymaktır siyaset. Böyle bir oyuna biz niye gelelim, ben 2018 yılında Semih'le ilgili soru sordum. Bulundukları bir girişim oldu, bir mektup yaz da okutalım dediler. Tek girişim o oldu. Amerika bir papaz için Türkiye'yi her taraftan kuşattı. İkili, ekonomik, siyasi ilişkilerde ciddi yaptırım uyguladılar. Siyasi irade Türk ordusunun arkasında olsa, ordunun kabiliyetiyle bu kişilerin kurtarılabileceğini düşünüyorum. Barzani'nin bu operasyonlardan haberdar olması, PKK ile paylaşmayacağı anlamına gelmez. Bunların hepsinin tartışılması lazım. 13 aile bize hem dünyada hem mahşerde hesap sorar. Biz siyasetçi olarak hesabını soracağız. Biz sormadan onlar çıkıp anlatmalı" dedi.
AKİL ADAMLARI AİLELERE GÖNDERİN DE ANLATSIN
Türkkan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun meclisteki konuşmasını da ele aldı ve "PKK'yı meşru göstermek için dolaştırdığınız akil adamları o ailelere gönderin de onlar anlatsın bakalım. Tarihe bakarsanız çözüm sürecinin bitiminde bu kaçırılmalar başlıyor. O süreçte terör örgütü ciddi ivme kazandı. Operasyon yapacak gücü kazandı. Polisleri kaçırmaya kalktılar. Ben bir daha söylüyorum o müjde sözünün gaflet olduğunu düşünüyorum. Bu işin bana göre anahtar noktası orası. Bunu terör örgütünün anlamayacağını düşünmek ayrı bir gaflet. Bize açıklanmadığı halde ilk aklıma gelen terör örgütüne bir operasyon ya da bu örgütün elinde bulunan vatandaşlarımız getirilecek oldu" ifadelerini kullandı.