Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan önemli açıklamalar
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün yaptığı yazılı açıklamada kamuoyu karşısına geçeceğini ve açıklama yapacağını ifade etmişti. Bu açıklama sonrasında tüm gözler Bakan Koca'nın söyleyeceklerine çevrildi. Son zamanlarda yaşanan artış sonrasında illerde risk durumları artış gösterdi ve vaka sayıları da 15 bine dayandı. Buna rağmen test sayılarının hala 140 binlerde kalması herkesin tepkisine neden olmaya devam ediyor. Bakan Koca, yazılı açıklamasında Türkiye'de birçok mutant virüsün görüldüğüne de yer vermişti. Bu mutant virüslerin hızla yayıldığını tüm dünya biliyor.
Tüm Türkiye'nin aklındaki soruların cevabını vermek amacıyla ve toplumu bilgilendirmek amacıyla kamuoyu karşısına çıkan Bakan Koca çok önemli açıklamalarda bulundu. İşte önemli satır başları:
BİLİM VİRÜSE KARŞI ÜSTÜNLÜK ELDE ETTİ
"Virüsün ülkemize girişinin kaçınılmaz olduğunu, durumun sağ duyu içinde karşılamak gerektiğini hazırlıklı olduğumuzu ifade etmiştim. Kovid-19 son yüzyıl içinde tüm dünyanın aynı anda savaştığı vaka ve kayıp sayıları bu denli yüksek ilk salgın. Geriye dönük baktığımızda salgını ortak düşmanın virüs olduğu küresel bir savaşa benzetmek mümkündür. Bu zaman zarfında can kayıplarıyla kalmadık. Tıpkı savaşlardaki gibi yaşama düzenimiz alt üstü oldu. İş hayatı evlere taşındı. Pek çok ülkede büyük toplumsal huzursuzluklar, yoksulluk, işsizlik baş gösterdi. Maske takmadan dışarıya adım atamadan, insanların değil tokalaşmak birbirine akın durmaktan bile kaçındığı dünyayı olsa olsa filmlerde düşünebilirdik. Tam bir yıldır ister istemez alıştığımız bu dünyada yaşıyoruz. Eskiden hastanelerde gördüğümüz maskeyle kendi kendimizin doktoru olduğunu biliyoruz. Salgın 1 Aralık 2019'da Çin'in Wuhan kentinde başlamıştı. İlk haftalarda bu yeni virüs hakkında çok az şey biliniyordu. Bugün uğradığı her mutasyona kadar her konuda bilgi sahibiyiz. Beklediğimiz gibi bilim virüse karşı üstünlük elde etti. Aşı çalışmalarıyla atılan adımlar uygarlığın yüz akı oldu"
KORKU UNUTULUP GİDECEK
"Dünyada kullanımda olan 7 ayrı aşı var. Türkiye büyük bir yarışın olduğu aşı tedarikinde en hızlı davranan ülkelerden biridir. Çin'deki üretici ile 50 milyon dozluk aşı anlaşmasını Kasım ayında yaptık. Siparişin ilk kısmını Aralık ayında aldık. Toplam 130 milyon doz aşı için iki ayrı üretici ile anlaştık .Ayrıca başından beri 3 ayrı aşı üreticisi ile görüşüyoruz. Bugün itibari ile uygulanan aşı 1 milyon dozdan fazladır. Yerli aşımızla ilgili gelişmeleri de sizlere düzenli olarak bildirdim. Çok yakında 5 yerli aşı adayımız daha insan çalışmalarına başlayacak. Yakın bir gelecekte kendi aşılarımızı kullanacağız. Araştırmalar bilim insanlarımızın seçtiği Sinovac aşısının her 100 kişide 80inden fazlasında etkili olduğunu, aşının beklenen koruyuculuğu gösterdiğini ortaya koydu. Aşısı yapılan ama hastalığa yakalanan az sayıda kişi ise Kovid-19'u hafif geçirmekte, genel olarak hastanede tedaviyi gerektirecek şikayetlere rastlanmamaktadır. Görünen o ki koronavirüs kısa bir zaman zarfında grip gibi sıradan bir hastalık haline gelmeyecek ama 2020 yılına çöken kabus 2021'de aynı şekilde devam etmeyecek. Çok geçmeden salgın şimdiki gücünü kaybedecek. Daha ileride belki de kovide üzerinize afiyet sözü eşlik edecek. Korku unutulup gidecek. "
VAKA SAYISI AZALACAK YAYILIM HIZI DÜŞECEK
"Salgının tam 1 yıldır süren saygıya layık sabrınızı daha uzun süre zorlamayacağını bilmenizi isterim. Bu özveri ve özlem dolu günlerimiz yerini hayatınızı yeniden düzenlemenin mutluluğuna bırakacak. Size maskeleri tanımadığımız, yakın durmanın yakınlık ifadesi olduğu günlere geri dönmeyi vaat edemem ama oraya doğru yürüdüğümüzü görüyoruz. Bilimin hedefi de insanlığın beklentisi de bu. Planladığımız şekilde nüfusumuzun 50 milyonluk kısmının aşısını sonbahardan önce yaparsak salgın üstümüzde ağır bir baskı olmaktan çıkacak. Vaka sayısı ve kayıplar şimdikiyle kıyaslanamayacak şekilde azalacak virüsün yayılım hızı düşecek. Dünya ölçeğinde verilen bu savaşta başarı gösterilen ilk cephelerden biri bu ülke olacak. Aşı tamamlanana kadar elimizdeki tek silah tedbirdir. Maskeyle hastalığın bulaşma yollarını kapatmalıyız. Sosyal mesafeyle kişisel sınırlarımızı korumaya almalıyız. "
İLK KAYBETTİĞİMİZ HASTA 89 YAŞINDAKİ BİR ECZACIYDI
"Bir yıl boyunca bu sözlerin çok tekrarlandığını söyleyenler çıkabilir ve haklılar. Bu kardeşlerimin duygularını anlıyor ve onlara sayısız insanın hastalığa basit ihmaller sonucu yakalandığını hatırlatmak istiyorum. Tedbirlere uymak için büyük çabalar sarf ettik. Küçücük ofislerde, asansörlerde, dolmuşta riskten uzak durmaya çalışmak sıradan zorluklar değil. Ağır hastaların neler yaşadığını bilmek, turkuvaz tablodaki vefat sayılarını gün gün takip etmek ve zamanla bunlara birer sayı gibi yaklaştığını dehşetle fark etmek can yakıcı şeylerdir. 2020'nin 17 Martını hatırladığınızdan eminim. Huzurlarınıza çıkarak ilk vefat haberimizi verdim. Kaybettiğimiz hasta 89 yaşında kronik rahatsızlıkları olan bir eczacıydı. O tarihten bu yana Koviid-19 sebebiyle aramızdan ayrılan insan sayısı 30 bine yaklaştı. Toplam vaka sayımız ise 3 milyona yaklaşıyor. Artık biraz soluklanabildiysek bunu biraz da hatırlatacağım günlerde atlan adımlara borçluyuz. Türkiye Koronavirüs Bilim Kurulu, DSÖ'nün hastalığı pandemi ilan etmesinden çok önce, 22 Ocak'ta kuruldu. Kurul salgınla ilgili ilk rehberi 24 Ocak'ta hazır hale getirdi. Bu takdire şayan bir olaydır. Türkiye 4 Şubat'ta kendi ürettiği yerli tanı kitinin dağıtımına başladı. Kovid-19 testi yapabilecek laboratuvar sayısı 47'den 461'e yükseltildi. Kendi solunum cihazımı üreterek hem kendi hastanemize hem de ihtiyaç duyan ülkelere ulaştırdık. 10 Mart'tan itibaren halkımıza maske dağıtıldı, filyasyon ve izolasyon ekiplerimiz sahaya indi. Filyasyon dediğimiz yaygın taramaya hemen başvurmasaydık Türkiye'nin koronavirüs tablosu daha ağır bir tablo olacaktı. Nitekim filyasyon uygulamayan, sağlık hizmetlerini ekonomik yük olarak gören nüfusu yaşlı ülkelerde büyük anneler ve büyükbabalardan geriye fotoğrafları kaldı. İster istemez dünyanın dünyanın kayıpları için de üzülüyoruz."
GÜVENCEMİZ SİZLERSİNİZ
Değerli sağlık çalışanlarımız size layık sözleri bulmak isterdim ama bu gerçekten zor. Hayatları kurtardınız, hayatınızı riske attınız, bu toplum sizi terli önlükler içinde gösteren fotoğrafları asla unutmayacak. Sizin sayenizde bir kez daha biliyoruz ki insan sağlığına hizmet eden meslekler iyinin ve diğer insani vasıfların en çok görüldüğü mesleklerdir. Sizlere şükran duyuyoruz. Yükünüz, yorgunluğunuz kısmen azaldı ama bugünde güvencemiz sizlersiniz. Milletim adına size bir kez daha minnettar olduğumuzu ifade ediyorum."
KARAMSARLIĞI, BELİRSİZLİĞİ ÜSTÜMÜZDEN ATALIM
"Şu an azalmış olan kısıtlamalar kaçınılmazdı. Kentlerden köylere insanımız bu kısıtlamaları bir mesuliyet olarak gördü. Her birinize tüm kalbimle teşekkür ediyorum. İlk vakadan tam bir yıl sonra size yeni bir çağrıda bulunmak istiyorum. Karamsarlığı, belirsizlik ve bıkkınlık duygularını üstümüzden atalım. Bütün ruhumuzla geleceğe ilişkin planlarımızla hayata bağlanalım. Bunun yapmak için güçlü bir nedenimiz var. 13 Ocak'ta başlayan aşı programı muntazam bir şekilde yürüyor. Aşı programı tamamlandığında daha önce de belirttiğim gibi vaka sayısı 5 ise 1'i iniş olacak. Ağır hasta sözünü çok az duyacağız. Bu tablonun sosyal hayatı değiştireceğini ve 83 milyona nasıl yansıyacağını söylemeye bile gerek yok. "
42 İLİMİZ DÜŞÜK-ORTA, 39 İLİMİZ YÜKSEK- ÇOK YÜKSEK RİSK GRUBUNDA
"1 Mart'tan itibaren kontrollü normalleşme dönemine geçtik. 81 ilimizin durumunu 4 ayrı renkle gösteren bir risk haritası var. Mavi renk düşük, sarı orta oluyor. 42 ilimiz bu iki grupta. 32 ilimiz ise yüksek veya çok yüksek risk grubunda. Başarmak zor değil maviler buna örnektir."
YORULMUŞ OLDUĞUNUZU BİLİYORUM
"Bir yılda gördük ki salgın hastalıklar sağlığımızı tehdit etmekle kalmaz ve hürriyetimizi elimizden alır. Kovid-19 hürriyetlerimize kısıt koydu. Normal hayata biraz daha yaklaşmamız salgını daha çok geriletmemize bağlı. Gevşeklik gösterirsek aşının kontrolü ele almasını sağlayamaz ve üzücü günler yaşarız. Tablonun ne kadar hızlı değiştiğini önceki aylardan biliyoruz. Yorulmuş olduğunuzu biliyorum. Bu duygu ortak olduğu ölçüde güçlü bir duygu. Kovid-19 bilimin karşısında hızı yenilgi alıyor diyebildiğimize göre sıra duygularımızı onarmaya geliyor. Bilmeliyiz ki yolu kısaltan iyimserliktir."
KAYNAK: Haberciniz