Selçuk Özdağ Ahmet Davutoğlu'nun AKP'den istifa etmesinin sebeplerini tek tek anlattı

Selçuk Özdağ Ahmet Davutoğlu'nun AKP'den istifa etmesinin sebeplerini tek tek anlattı
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Ahmet Davutoğlu'nun partiden istifa etmesinin sebeplerini ve o süreci anlattı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, parlamenter sistemin son başbakanı olarak tarihe adını yazdırdı. Hatta şehirleri ziyaret eden Davutoğlu'na hala başbakan unvanı ile seslenen vatandaşlar da var. Ahmet Davutoğlu AK Parti'nin genel başkanlığı görevini de yaptı ve daha sonrasında partisinden istifa ederek siyasetten belli bir süre uzaklaştı. Fakat geçtiğimiz sene Gelecek Partisi ile siyaset sahnesine yeniden döndü. 

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ da Davutoğlu'nun partiden istifa etmesinin sebeplerini anlattı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kızdıracak sözler söyledi. Davutoğlu'nun getirmek istediği yasalar yüzünden istenmediğini belirten Özdağ, Davutoğlu'nun kendi isteğiyle gittiğini anlattı. Özdağ'ın açıklamaları ise şöyle:

Davutoğlu ile Erdoğan arasındaki anlaşmazlıklar

Biz Katar'daydık Katar öncesinde bazı hususları MKYK'da hissetmeye başlamıştı. Sayın Cumhurbaşkanının eli partinin üzerindeydi. Hem başbakanlık, hem genel başkanlık, hem meclis başkanlığı yapmak istiyordu. Beni davet ederek 1 saati aşan bir konuşma yapmıştık. O zaman anlamıştım Ahmet Davutoğlu ile Erdoğan arasında ihtilaflar olduğunu. Bunlar neydi? Birincisi Berat Albayrak'ın milletvekili olmasını istememiştik. Çünkü 7 Haziran seçimlerine gittiğimizde 3 dönemi dolduran AK Parti vekillerinin hemen hemen tamamının yakınlarının sıraya girdiklerini gözlemledik. AK Parti yüzde 40.9 oy aldıktan sonra koalisyon süreci yürütüldü. Erken seçimde de biz hiçbir milletvekillerinin birinci ve ikinci akrabalarının mv olmasını istemedik ve MYK'da bir karar aldık .Bu kararı Erdoğan bozdu ve Berat Albayrak'ın akrabası değil damadı olduğunu söyledi. Bu etik değildi. Bu partinin genel başkanı Ahmet Davutoğlu'ydu. Artık siz Cumhurbaşkanı olmuşsunuz, partiler kurucularının değildir, milletindir.  

Yolsuzluğu önleyelim dedik karşımıza çıktılar

Önce sorun burada oldu sonra hükümet oldu yüzde 49.5 oy aldık ve de Binali Yıldırım beyin Ulaştırma ve Denizcilik Bakanı olmasını istemedik. Çünkü çocukları denizcilikle uğraşıyordu. Bunun etik olmayacağını söyledik ama burada da Cumhurbaşkanının karşı koyuşuyla karşı karşıya kaldık. Bir imar yasaı çıkartalım, belediyelerdeki bazı istismarları gözlemleyince sayın Davutoğlu, yasa çıkarmak istedi engellediler. Bir milletvekili mal varlığı artarsa bunun hesabını soralım diyerek parti içinde mücadele başlattı. Bz siyasi ahlak yasası çıkarmak istedik buna da engel olmak istediler. Biz ilçe başkanı bulamayız o zaman dediler. Yolsuzluğu önleyelim dedik burada karşımıza çıktılar. Bir parti içi darbeyle koltuğu ellerimizden almak istediler ve başardılar. Biz Katar'da görüşmeler yapıyorduk. Döndüğümüzde ben birkaç saat uyudum ve MKYK toplantısına gittiğimde özel kalemim bana 'Bir imza toplanıyor, Davutoğlu'nun görevini bırakması isteniyor' dedi. Daha önce Erdoğan'a verilen yetkiler yeniden Erdoğan'a verilmişti. Burada Davutoğlu'na verilmişti. Bu yetkilerin yeniden Mustafa Ataş'a verilmesi istendi. Burada bir kriz verdi. Bu bir tahkir hareketiydi. Bu bir yandan Sayın Erdoğan'ın çıkarmak istediğimiz yasalar, bakanlarla ilgili sorunların olması sonucuydu.

Sayın Davutoğlu kendisi bırakmak istedi

Davutoğlu'ndan ileride belki bir daha il başkanlarını atayarak hakim olur diye düşündüler çünkü bu partiyi babalarının malı gibi değerlendiriyorlardı. Bakın Menderes'in, Özal'ın partisi mi kaldı? Burada Sayın Davutoğlu kendisi bırakmak istedi. İlkesel olarak anlaşamayacaklarını anlayınca kongreye gidelim denildi. Kongreye gidecektik zaten biz bunu erkene aldık. Sayın Davutoğlu bir ara aday olmayı düşündü ama partiye zarar veririz diye düşündü.

Biz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne karşı çıktık

Ben olsaydım çıkardım 'Burayı erdemliler hareketi görmüştüm ama burada erdemli insanların çok az kaldığını görüyorum' demesini beklerdim. O sessizce mücadelesini sürdürdü. Biz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne karşı çıktık. 
MYK'da konuştuk ve Sayın Ahmet bey bunları hak etmediğini söylemişti. Avrupa Birliği ile vize anlaşmasını yapmış olsaydık 26 ülkeye vizesiz gidecektik ve biz bu konuda anlaşmıştık. Biz sizden memnunuz ben siyaseti de bırakıyorum demiştim. Ben imza meselesinde konuşma yaptım 'Sizi çok ciddi egemen güçler, paralel yapı, haşhaşiler, Meral Akşener bekliyor'. Akşener konusunda yanıldığımı düşünmüştüm ama bugün yanılmıyorum. 

HABERE YORUM KAT

Güncel