Uluslarası Af Örgütü, Türkiye'nin karnesine bol bol ihlal yazdı

Uluslarası Af Örgütü, Türkiye'nin karnesine bol bol ihlal yazdı
Uluslararası Af Örgütü 2020-2021 yılına ait dünya raporunu kamuoyuna sundu. Türkiye hakkında raporda, temel insan haklarından başlayarak diğer birçok konuda olumsuz değerlendirmeler yer aldı.

Uluslararası Af Örgütü, 2020-2021 yılının dünya raporunu yayınladı. Birçok ülkeye yer verilen raporda, ülkelerin ihlalleri, yaptığı olumsuz davranışlar yer aldı. Türkiye de incelenen ülkeler arasında kendisine yer bulurken, raporda, Türkiye hakkında çok fazla olumsuz inceleme yapıldı.

Raporda yer verildiğine göre Türk yargısında, adil yargılanmaya yönelik prensip ve yasal süreçler fazlasıyla gözardı edildi. Aynı zamanda ülkedeki gazeteciler, siyasetçiler, sosyal medya kullanıcıları, insan hakları savunucuları ve aktivistler muhalefet ettikleri için hukuki tacizlere uğradı. Örgütün açıkladığına göre, Türkiye geçtiğimiz yıl birçok ihlalde ve haklara zarar veren eylemlerde bulundu. İşte raporda belirtilen ihlaller:

Koronavirüs başlığı altında Türkiye

Uluslararası Af Örgütü'nün raporunda, koronavirüs krizinin iktidar tarafından muhalefeti bastırmak için kullanıldığı yazdı. İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerindeki bağış kampanyası da ele alındı ve iktidarın muhalefet belediyelerinin bağış kampanyasını yasakladığı belirtildi. Salgının en ön safında yer alan sağlık çalışanları da raporda kendisine yer buldu. Belirtilene göre mart ve ekim aylarında, sağlık çalışanlarının istifa etmesi yasaklandı. 

Muhalefet başlığı altında Türkiye

Raporda, iktidarın "sahte haber", "kışkırtma", "korku ve panik yayma" konularında mücadele denilerek sosyal medyada eleştirel paylaşım yayanların hedef alındığı, eski milletvekilleri ve muhalefet partilerine soruşturma ve kovuşturmaların devam ettiği ele alındı. İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu için, 7 yıl önce attığı tweet sebebiyle hapis cezasına çarptırıldığı ifadeleri yer aldı. Aynı zamanda Ayhan Bilgen, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ da raporda kendisine yer buldu. 

İfade Özgürlüğü başlığı altında Türkiye

Türkiye için raporda ilgili bölümde şu ifadeler yer aldı:
Birçok gazeteci hapis cezasına mahkum edildi. Koronavirüs salgının haber yaptıkları için en az 12 gazeteci gözaltına alınırken, Libya'da hayatını kaybeden MİT görevlisinin cenazesini haberleştirdiği için 6 gazeteci hapis cezası aldı. 

Mülteci başlığı altında Türkiye

Raporda, geçtiğimiz yıl Türkiye'nin sınırlarını açması olayı da yer aldı. 27 Şubat'ta sınırları açan Türkiye'ye yönelik değerlendirmede, Türkiye'nin sorumsuzca davrandığı ve Türkiye'nin, ülkeye geri dönmek isteyen Suriyelilere baskı yaptığı ileri sürüldü. 

Diğer başlıklarda da birçok değerlendirme var

Bu başlıkların dışında insan hakları savunucuları konusunda yapılan ihlaller de raporda kendisine yer buldu. Örneğin Osman Kavala'nın beraat etmesinin ardından hemen tutuklanması hukuksuzluk olarak nitelendirildi. LGBTİQ+ bireylere de değinildi ve Diyanet İşleri Başkanlığının yetkililerinden birinin AIDS hastalığının yayılmasında eşcinselliği suçladığı belirtildi. Kadın haklarına yönelik olarak Pınar Gültekin cinayetine yer verilirken, kadın cinayetlerinin İçişleri Bakanlığı'nın verdiğinden daha yüksek olduğu belirtildi. Toplantı ve gösteri özgürlüğü konusunda da Onur Yürüyüşü'nün yasaklanmasının hukuksuz bir tavır olduğu ifade edildi. 

HABERE YORUM KAT

Güncel