200 üniversitemiz var lafının altı bakın ne kadar da boş!

200 üniversitemiz var lafının altı bakın ne kadar da boş!
Habertürk yazarı Fatih Altaylı, gündeme oturan Hitit Üniversitesi’ndeki vekil dekan atamalarıyla ilgili gelen cevabı köşesine taşıdı. Altaylı, gelen cevapta üniversitelerin içler açısı halini göz önüne sererek, ‘200’ü aşkın üniversite var’ sözünün altının ne kadar boş olduğunu söyledi.

Hitit Üniversitesi’nde yaşanan atamalar Türkiye gündemine oturmuştu. Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil İbrahim Şimşek, çeşitli fakültelere vekil dekan olarak atanmıştı.

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Prof. Şimşek’den bu atamalarla ilgili gelen cevabı köşesine taşıdı. Bir nevi üniversitelerin durumunu ortaya koyan bu yanıt ‘200’ü aşkın üniversite var’ sözünün altının ne kadar da boş olduğunu ortaya çıkardı.

Altaylı yazısında, “Dün bu köşede bir “yanıt” vardı. Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve çeşitli fakültelerin “vekil” dekanı Prof. Halil İbrahim Şimşek’in yanıtı. İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Şimşek’in Mimarlık Fakültesi'ne dekan olmasını eleştirmiştim. Ona yanıt verdi. Yanıt aslında Türkiye’de üniversite ortamının ne olduğunun, çok övündüğümüz "200’ü aşkın üniversitemiz var" cümlesinin aslında ne kadar boş olduğunu anlatıyordu. Çok üzücü bir yanıttı. Prof. Şimşek, “Mimarlık Fakültesi'nde profesör olmadığı için mecburen vekaleten beni atadılar ki evrak işleri yürüyebilsin” demiş. Durumdan duyduğu sıkıntı satırlarına yansımış zaten. Bir üniversite düşünün ki, Mimarlık Fakültesi var. Ama öğretim üyesi yok. Bir tane bile. Tek profesör resim bölümüne atanmış ama onun da işlemleri henüz tamamlanmamış. Şimşek’in mektubunu okudukça insanı afakanlar basıyor” ifadelerini kullandı.

“PROFESÖR OLSA GÖREV VERİLECEK AMA YOK”

Prof. Şimşek’in birçok fakülteye mecburen vekil dekan olarak atandığını anlatan Altaylı, “Prof. Şimşek başka bölümlerin de vekil dekanı. Turizm Fakültesi’nin ve Spor Bilimleri Fakültesi’nin. Bu dekanlıklar da Prof. Şimşek’in üzerine yıkılmış açık biçimde. Çünkü her iki bölümde de profesör yok. Mecburen rektör yardımcısı vekalet ediyor. Bir profesör olsa görev ona verilecek ama yok işte. İş burada da bitmiyor. Fen ve Edebiyat Fakültesi de Şimşek’e bağlanıyor. Çünkü oradaki dekan da başka bir üniversiteye geçip gitmiş. Belli ki orada da profesör kalmamış. Hadi Şimşek Hoca nöbete. Üstelik de bu görevlerden dolayı bir ek ödeme, bir maaş artışı da yok. Açık bir angarya. Yani devletin işlediği bir Anayasal suç. Halil İbrahim Şimşek’in böyle bir talebi falan da yok zaten. Onun derdi belli ki üniversitenin durumu. Benim derdim de o. Sadece “O” üniversitenin durumu değil elbet. Gerine gerine övünülen “200 küsur üniversitemiz var” cümlesinin ardında yatan gerçek. Pek çoğu bir tabeladan ibaret, kiminin binası olmayan, çoğunun öğretim üyesi, sözde var olan bölümlerinin tek bir profesörü bile olmayan üniversiteler. Ve o üniversitelere girmek için çırpınan, girip bitirdikten sonra iş bulmak için çırpınan gençlerimiz. Göz boyayarak, kendi kendini kandırarak bir yere varacağını zanneden bir ülkenin geleceği” ifadelerini kullandı.

Fatih Altaylı'nın yazısı için tıklayınız..

HABERE YORUM KAT
Keşfet