29 Ekim kutlamaları nedeniyle açığa alınan Korgan Kaymakamı Miraç Akbulut, atılan iftiralara yanıt verdi!

29 Ekim kutlamaları nedeniyle açığa alınan Korgan Kaymakamı Miraç Akbulut, atılan iftiralara yanıt verdi!
Ordu’nun Korgan ilçesinin çiçeği burnunda kaymakamı Miraç Akbulut, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında yaptığı konuşmanın ardından ortaya atılan iddialar nedeniyle açığa alındı. Kaymakamın alkollü olduğu ileri sürülmüş ve diğer dedikodular nedeniyle açığa alınmıştı. Halk TV’den İsmail Saymaz, Kaymakam Miraç Akbulut’un savunmasından bilgiler paylaşarak, ortaya atılan dedikoduların nasıl asılsız olduğunu anlattı.

Geçtiğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları tüm yurtta daha bir coşkuyla kutlanırken, Ordu’nun Korgan ilçesinde ise yıllar sonra kutlamalarda büyük bir coşku yaşandı. Bu coşkunun yaşanmasının temel sebebi ise ilçeye yeni atanan ve ilk görev yeri olan Kaymakam Miraç Akbulut’un kutlamalarla ilgili gayreti oldu.

İlçede daha önce görülmemiş bir şekilde kutlama yapılmasını isteyen Kaymakam Miraç Bulut, 29 Ekim törenlerinde yaptığı konuşmayla da gündeme damga vurmuştu. Akbulut’un yaptığı bu konuşmadan rahatsız olan çevreler harekete geçerek, çeşitli dedikoduları dile getirmeye ve Ordu Valiliği’ne şikayete kadar konuyu uzattı.

Kaymakamdan rahatsız olanlar, kaymakamın alkollü olduğu, muhalefet milletvekillerine öncelik tanıdığı gibi iddiaları gündeme getirip, Kaymakam Miraç Akbulut’un açığa alınmasını sağladılar. Miraç Akbulut’un açığa alınması büyük tepkiye neden olurken, Halk TV yazarı İsmail Saymaz kaleme aldığı köşe yazısında kaymakamın açığa alınmasında yaşanan süreci ve sonrasındaki gelişmeleri ele aldı.

İşte İsmail Saymaz’ın o yazısının satır başları:

Kaymakam Miraç Akbulut, ilk görev yeri olan Ordu'nun Korgan ilçesine geldiği gün, tesadüf bu ya, tarih 30 Ağustos 2021 idi. Yani, Zafer Bayramı... Sabah kaymakamlık önündeki Atatürk Anıtı'na koştu. Anıta çelenk bırakırken katılımın az olduğunu, törenin bir vafizeyi baştan savarcasına yapıldığını gördü. Çevresindekilere sordu. Kutlama komitesi program hazırlamış mıydı? Hayır. Bir hazırlık yoktu. Doğrusu, olacak iş değildi. Üstelik iki yıl önce ilçede Atatürk büstüne saldırı gerçekleştirilmişti. Kaymakam Miraç, daire amirlerine, "Önümüzdeki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın coşkusu daha yüksek ve katılımı daha çok olmalı" dedi. Bu, Kaymakam Miraç'ın ilk talimatıydı.

GÜL VE CUMHURİYET

29 Ekim'e 20 gün kala kutlama hazırlıkları için komite kuruldu.

Toplantıya Belediye Başkanı Tuncay Kiraz katılmadı.

Etkinlikler planlandı.

Buna göre eldeki büyük bayraklar caddedeki binalara asılacaktı.

Halk kortej halinde yürüyecek, fener alayı yapılacak ve havai fişek atılacaktı.

Cuma namazı saati hariç hoparlörden 10. Yıl, İzmir ve Vatan marşları çalınacaktı.

Kaymakam Miraç, yörede kadına yönelik şiddetin yüksek olduğunu öğrenmişti. Farkındalık yaratmak ve kadınların Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak için Atatürk'ün "Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın!" sözünün yazılı olduğu güller dağıtmayı önerdi.

Ayrıca resim sergisi yapılacaktı.

Akşam klasik müzik eşliğinde sergi gezilecek...

Cumhuriyet Resepsiyonu düzenlenecekti.

İki vekil katılacağını bildirdi

Kaymakam Miraç, Ordu'nun tüm milletvekilleri için davette bulundu. Sadece CHP'li Mustafa Adıgüzel ve DP'li Cemal Enginyurt katılacağını bildirdi. Diğer milletvekilleri ise gelemeyeceklerini söyledi.

Protokolde oturma düzeni hazırlandı.

Kimseye ve hiçbir partiye ayrıcalık yapılmayacaktı.

Dedikodu kazanı kaynıyor

28 Ekim'de çelenk bırakma töreni yapıldı.

Başkan Kiraz katılmadı.

Kaymakam Miraç bir sonraki gün kutlama töreninin yapılacağı pazar yerini teftiş etti. Bir yetkili, geçmişte törenlere milletvekillerinin gelmediğini belirterek "Bu ilk olacak. Muhalif vekillerinin gelmesinden ötürü endişeler var" dedi. Protokolde kriz çıkabileceğini söyledi.

Belli ki dedikodu kazanı tören başlamadan kaynatılmıştı.

Kaymakam Miraç, kendinden emindi.

Aldırmadı.

Geçmişte Atatürk büstüne saldırıldığı için devriyelerin sıklaştırılmasını emretti.

Gece konuşma metnini kaleme aldı.

Metni ezberlemeye çalıştı.

Yorgun düşmüştü.

Uykusuzdu.

TARİKATLARA MEYDAN OKUDU

29 Ekim'de kaymakamlıkta kutlamaları kabul etti, Kaymakam Miraç.

İki milletvekili geldi.

Hep birlikte tören alanına gidildi.

Ardından Kaymakam Miraç, kürsüye çıktı.

Atatürk'ü ve Cumhuriyet'in kazanımlarını sahiplendi.

İlçede egemenlik kuran tarikat ve cemaatlere meydan okudu.

Şöyle konuştu:

"Atatürk'ün deyimiyle, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz, en doğru en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır, nazarıyla yaklaşıp, her alanda gerçekleştirmiş olduğumuz inkılapları geliştirerek medeni, çağdaş ve gelişmiş bir millet olmanın gayreti içerisinde bulunmaya devam edeceğiz."

Alkış tufanı koptu.

Dakikalarca alkışlandı.

10. Yıl Marşı son kez okutulmadı

Akşam 18'de fener alayı için halk toplandı. Bir saatlik yürüyüşten sonra havafişekler patlatıldı. Yürüyüş boyunca hoparlörden marşlar çalındı ve halk coşkuyla marşa katıldı. "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganları atıldı.

Yürüyüş biterken...

Kaymakam Miraç, son kez 10. Yıl Marşı'nın çalınmasını istedi.

Başkan Kiraz, ilçede cenazenin olduğunu, Vali Tuncay Sonel'in aradığını, marş çalınmayacağını ve gösterinin bitmesi gerektiğini anlattı.

Vaziyet anlaşılmıştı!

Güller kadınlara dağıtıldı.

Cumhuriyet Resepsiyonu yapıldı.

Kiraz katılmadı.

Gece bitmeden, Ankara'nın telefonları çaldı. Kaymakam Miraç'ın törenlere alkollü katıldığı, muhalif milletvekilleriyle pozlar verdiği, protokole AK Partililerin alınmadığı, cenaze varken marş çalındığı iletildi Ankara'ya.

Şikayetin gereği jet hızla yerine getirildi.

Kaymakam Miraç, törendeki sonraki ilk iş günü olan 1 Kasım'da açığa alındı.

'Minareden marş okuturum' dedin mi?

Ordu Valiliği kaynaklarından öğrendiğim kadarıyla müfettişler 36 kişiyi dinledi.

12 Kasım günü Kaymakam Miraç'ın ifadesi alındı.

İlk soru şuydu: "Törende alkollü müydünüz?"

Değildi.

Zaten CHP'li Adıgüzel ve DP'li Enginyurt da bu iddiayı yalanladı.

Koku aldığını iddia edenlerle yan yana bile gelmemişti.

Resepsiyonda içki verilmemişti.

İkinci soru şöyleydi: "Milletvekillerini ne şekilde davet ettiniz? Ayrıcalık yapıldı mı?"

Yapılmadı.

İsmail Saymaz’ın yazısının tamamı için tıklayınız…

HABERE YORUM KAT
Keşfet