"Adaylık iddianız var mı?" sorusuna Ekrem İmamoğlu'ndan yanıt

"Adaylık iddianız var mı?" sorusuna Ekrem İmamoğlu'ndan yanıt
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, adaylık iddiasının olup olmadığına yönelik açıklama yaptı. İmamoğlu, "Yandaş medyanın ekranları bu işin lokomotifi. Hatta bizim partimize çok yakın olduğu iddia eden ekranlar. Bu oyuna gelmeyelim. 1,5 senedir aday kim, adayınız kim? Size ne! Siz kendi işinize bakın" dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, adaylık iddialarına yanıt vererek, medyanın şu an uğraşması gereken şeyin asıl gündem maddesi olan konular olduğunu ifade etti.

Habertürk canlı yayınında Serap Belet ve Kürşad Oğuz'un sorularını yanıtlayan Ekrem İmamoğlu, hem adaylık konusuna hem de siyasi yasak istenen davaya yönelik değerlendirmeler yaptı.

İmamoğlu "Adaylık iddianız var mı?" sorusuna yanıt olarak şu açıklamayı yaptı:

SİYASETTE ŞU HEDEFİ KOYAYIM BÖYLE BİR ŞEY YOK

"Ben kişisel, kariyer alanı olarak siyaset sürecimi, hizmet sürecimi hiç görmedim. Kendi ilçemde sürece dahil olma sebebim, bu ilçede ters giden ne yapabilirim. 10 yıl önce aday adayı iken 'Beylikdüzü'ne büyük hikaye yazmaya geliyoruz' demişiz. O niyetle ortaya çıktık ve başardık. Yüzde 30'la seçim kaybettiğimiz şehirde yüzde 50 ile kazandım. Bu kariyer değildi. En büyük coşkum görevimi iyi yapmak. Metro hatlarının 10'unu birden çalıştırmak. Seçimin hemen akabinde yabancı spiker sorunca 'Allah bilir' demiştim. Herkesin yoğurt yiyişi var. Siyasete başladığım ilk gün, 'yarın siyaseti bırakabilecekmiş gibi siyaset yapacağım' dedim. Siyaset benim mesleğim olmayacak. Olayı hizmet alanı olarak görebilmek. Demokrasiyi genişletecek kanalları arttırmak, vatandaşı içine katan sistemleri kurmak. Yeraltı kazılarıyla ilgili çalıştay hazırlanıyor. Bir proje tasarımı yapılırken meslek gruplarıyla paylaşımlar yapılıyor. Benim ideallerim bunlar. İstanbul'u konuşurken coşuyorum. Siyasette şu hedefi koyayım, ona doğru çalışayım, böyle bir şey yok.

3 yıl sonra, 5 yıl sonra, 7 yıl sonra bu ülke size nerede hizmet verir? Efendim Adana'ya gittim, Zeydan dostumun oğlu evleniyordu. Hatta benim soyadıma ait ilçe var. Zeydan Bey tweet atıyor 'İmamoğlu için her şeyi yaptık' diyor. Sivas'a gittik. Meral Hanım'ın mesajı çok şıktı, jest olarak gördüm. İmamoğlu ilçesinde, daha ne desin? Ne kadar mutluluk verici. Yarın genel başkanımız da gitse o da aynı espriyi yapabilir, İmamoğlu'ndayız diyebilir.

SİZE NE! SİZ KENDİ İŞİNİZE BAKIN

Ben CHP'liyim. CHP kültürünün neyi gerektirdiğini iyi biliyorum. Millet İttifakı'nın ortaya koyduğu adaylıkla seçimi kazanmış birisiyim. Bunun mimarı, siyaset mühendisliğini yapan kişinin sayın Kılıçdaroğlu'nun sözünün eri olmayı herşeyin önünde tutmuş birisiyim. 6'lı Masa'nın icraat üreten en önemli temsilcisiyim. Yandaş medyanın ekranları bu işin lokomotifi. Hatta bizim partimize çok yakın olduğu iddia eden ekranlar. Bu oyuna gelmeyelim. 1,5 senedir aday kim, adayınız kim? Size ne! Siz kendi işinize bakın. AK Parti 2002 sonunda bir hedef koyuyor; 2023 diye sayfaları var. 500 milyar dolar ihracat, 260 milyar dolar seviyesinde, yarısı olamamış. Ticaret açığı 105 milyara gidiyor. Kişi başı gelir 25 bin dolar dendi. Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına gireceğiz. Neredeyiz 23'e doğru inişe geçtik. KKM üzerinden ödenen rakamın yarısıyla EYT'nin maliyetini karşılıyorsunuz.

BU ÜLKEDE TEMEL SORUNLAR VAR

Bu ülkede temel sorunlar var. Ekonomik sorunlar var. Zenginleşen, yüzde 7 23 kat zenginleşen kitle var iken. 23 kat fakirleşen yüzde 60'a yakın kitle var. İBB'ye aday gösterildiğimde yaptığımız anketlerde yüzde 14,5 gerideydim. Yüzde 11 farkla seçim kazandım. Bugün seçim yapılırsa daha büyük fark yaparız, yüzde 60'ın üstüne koyarız.

Bu ülkenin her ferdinin demokratikleşme, bu ucube sistemden kurtulmayla ilgili mücadele etmesi gerekiyor. Van'a gidiyorum, Adana'ya gidiyorum adalet istiyorum. Ülkemin güzel insanların iyi eğitim aldığı, teknolojik gelişmelere ayak uydurduğu, insanları ezen ekonomik sistemden kurtulduğu."

Siyasi yasak istenen davayla ilgili de konuşan İmamoğlu, şunları söyledi:

GÖREVDEN ALMAYI BİLE DÜŞÜNÜRLER

"Her şeyi yaparlar. Görevden almayı bile düşünürler. Ekrem İmamoğlu'na ne için dava açıyorlar? Sebebi 31 Mart seçimi. Esas tartışmamız gereken meseleyi unutuyoruz. Muhaliflerin hüngür hüngür ağlayan zatı muhteremden, kaybettik seçimi diye ağlayan sayın bakandan amirine kadar. 31 Mart seçiminde terörle iltisaklı 700 kişi var dediklerini hatırlayalım. Türkiye demokrasi tarihinin en büyük seçim yolsuzluğu diyen sayın Cumhurbaşkanından bakanlara kadar. Diyanet İşleri Başkanı'nın kafasını salladığını dün gibi hatırlıyorum. 'Çaldılar, hırsızlar' bize dediler. Sadece 41 kişi yargılandı, beraat ettiler. Hiçbir suç yok. Peki niye iptal ettirdiniz? O siyasi baskı nasıl oluştu? Bu ülke insanına demokrasi tarihine nasıl zarar verebilirsiniz? 'Efendim Ekrem İmamoğlu YSK'ya hakaret etti7: Bu lafı söyledikten sonra hakaret eden zatı muhtereme aynı kelimeyle cevap veren Ekrem İmamoğlu'nu kalkıyor bir savcı sadece siyasi ceza değil hapis cezası alacak şekilde ve de yargılama devam ederken avukatlarım anlatıyor, USB uzatarak, yani hazırlamış, Mahkemenin sonucunu sunacak olan savcı dosyayı USB ile sunuyor.

Nasıl yabancı basına 'her şeyi yapabilirler, seçimi de iptal edebilirler' dediysem, bugün de endişe duymuyorum. Bunları bekliyor muyum, tabii ki bekliyorum. Bu kişisel bir endişe değil, ülkemin demokrasisi adına bir endişe. İBB seçimin iptal edildiği zaman diliminde yakın arkadaşlarım 'Başkanım ederler mi' dediler. 'Edebilirler ama fark atarız; ancak istemiyorum' dedim. YSK üyelerine bir televizyon programında da seslendim. Dedim ki; kıymetli üyeler 31 Mart seçimi vicdanlarda zaten büyük bir sorun yarattı ama yargıda da aklandı. İptal kararınız yüzünden milyonlarca lira para harcandı, insanlar mağdur edildi, vicdanınız hiç sızladı mı? Siyasi baskılarla alınan bu karardan pişman mısınız? 16 milyon İstanbulluya özür borcunuz yok mu? Diyorum ki, Allah'ım inşallah yüce Türk yargısının, adalet sisteminin utanacağı, ezileceği bir karar verilmez. Ben yargı sistemine güvenmek istiyorum.

Sürece dahil değerlendirileceği masanın konusu. 6'lı Masa'nın birinci sıra gündemi bu değildi. Süreç tarifi var. Önce parlamenter sistemle ilgili ortak irade. Şimdi farklı konularda gruplar belirlendi, çalışılıyor. Bizden de görüş desteği isteniyor. Ben detaylarına girmeyi doğru bulmam, girersem de haksızlık olur. Şu anki adaletsizliğin, ekonomiyi çökerten, insanların hayat kalitesini neredeyse sıfıra indiren, vatandaşlar arasında kutuplaşma yaratan bu düzene karşı en önde giden muhalif benim diyorum."

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
Keşfet