AİHM kararının ardından Osman Kavala'dan açıklama
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Osman Kavala için 10 Aralık 2019'da "serbest bırakılmalı" kararının ardından verilen karara uyulmaması nedeniyle mahkeme Kavala'ya 7 bin 500 euro mahkeme masrafı ödenmesine hükmetti. Bu kararın ardından Osman Kavala'dan da ilk açıklama geldi.
Halk TV canlı yayınında aktarılana göre Osman Kavala, kararın hukuksuz olduğunu vurgulayarak, verilen kararla birlikte siyasi saiklerle yasaların keyfi olarak kullanıldığını ifade etti.
BU KARARIN YARGI MENSUPLARINA GÜÇ VERECEĞİNE İNANIYORUM
Kavala, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, dün açıklanan kararında hukuksuz uygulamaların ve yargı süreci üzerindeki siyasi etkilerin hala devam ettiğini hükme bağladı. Bu karar, mevcut yasaların siyasi saiklerle keyfi bir biçimde kullanıldığını açıkça ortaya koymuştur. Bu kararın tüm baskılara rağmen temel hukuk ve ilkelerine göre davranmakta ısrar eden yargı mensuplarına güç vereceğine inanıyorum" dedi.
OSMAN KAVALA İÇİN NE KARAR VERİLDİ?
Kararda şöyle denildi:
"Mahkeme, Kavala’nın tutuklanmasına ilişkin kararların ve iddianamenin yeni şüpheyi haklı çıkarabilecek şekilde yeni olgular içermediği sonucuna varmıştır. Kavala’nın ilk tutukluluğunda olduğu gibi, soruşturma makamları keyfi tutuklamaya karşı mevcut olan anayasal güvencelere rağmen, tutukluluğunun devamını haklı çıkarmak için, çok sayıda yasal eyleme atıfta bulunmuştur.
Sözleşmenin bütün yapısı, üye devletlerdeki resmi makamların iyi niyetle hareket ettiği genel varsayımına dayanıyordu. Nihai ve bağlayıcı olan bir yargı kararının uygulanmaması, Sözleşmeye imza atan devletlerin, Sözleşmeyi onaylarken itibar etmeyi taahhüt ettikleri hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmayan durumlara sebebiyet verecektir.
Mahkeme, Türkiye’nin Büyük Daire kararını yerine getirmek için bazı adımlar attığını ve sunduğu Eylem Planı’nı kaydetmiştir. Fakat, Bakanlar Komitesi’nin konuyu kendisine gönderdiği tarihte ve Kavala’nın kefaletle serbest bırakılmasını emreden üç karara ve bir beraat kararına rağmen, Kavala’nın dört yıl, üç ay ve on dört günden fazla bir süredir tutuklu yargılandığını kaydetmiştir.
Bakanlar Komitesi tarafından kendisine yöneltilen soruya cevaben, Mahkeme Türkiye’nin 10 Aralık 2019 tarihli kararını uygulaması bağlamında 46’ncı maddenin 1’inci fırkası kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucuna varmıştır.”