Aileler cenazelerini istiyor: Rönesans Rezidans'taki 53 kişi hala kayıp!

Aileler cenazelerini istiyor: Rönesans Rezidans'taki 53 kişi hala kayıp!
6 Şubat'ta meydana gelen depremde yıkılan Rönesans Rezidans, yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olurken, depremin üzerinden aylar geçmesine rağmen hala 53 kişi kayıp. Aileler ise "Biz de onlarla birlikte kaybolduk. Cenazelerimizi istiyoruz" diyor.

Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Rönesans Rezidans yüzlerce kişiye mezar olurken, depremin üzerinden epey zaman geçmesine rağmen binadaki 53 kişi hala kayıp. Bu nedenle aileler, bina enkazının incelenmesini talep ettiklerini, kimsenin seslerini duymadığını, kayıp cenazeleri istediklerini belirtti.

Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve 11 ili vuran 6 Şubat depremlerinin üzerinden dört aydan fazla zaman geçmesine rağmen hala akıbeti belli olmayan yüzlerce kişi var. Hatay Antakya’da bulunan, 250 konutlu Rönesans Rezidans’ta da 53 kişi hala kayıp. Bölgedeki enkazlar ise ihale usulüyle şirketlere devrediliyor. Kayıplarını arayan aileler ise duruma tepkili.

'ENKAZ İNCELENMELİ AMA SESİMİZİ DUYURAMIYORUZ'

Cumhuriyet'ten Cengiz Karagöz'ün haberine göre; Kayıp Esra İlhan’ın ablası Gizem Ohcak, “DNA sonuçlarından hâlâ bir şey çıkmadı. Uzun süreler alabileceği söyleniyor. Hiçbir yerde yoklar. Rönesans’ın enkazının bir kez daha incelenmesini istedik ancak kimseye sesimizi duyuramadık. Sadece ‘bekleyin’ diyorlar, beklemekten yorulduk” diye konuştu.

'DEPREM BÖLGESİ UNUTULMAYA BAŞLADI'

Ablası, eniştesi ve iki yeğenine ulaşamadığını belirten Pınar Doğan Kılıç, “Kardeşim Şengül (43), eşi Aydın (51) ve çocukları Demir ve Güney Sabri’den haber alamıyoruz. Deprem bölgesi unutulmaya başlandı. Savcılığa da emniyete de başvurdum. Her kurum başka yerlere yönlendiriyor” dedi. Kılıç, “Biz de onlarla birlikte kaybolduk. Enkazlarda bizim cenazelerimiz var, yakınlarımıza ulaşamazsak cenazelerimiz ihale ile satılmış olacak” ifadelerini kullandı.

‘VAHİM SONUÇLAR DOĞURACAK’

Avukat Celal Ülgen, cenazeler çıkarılmadan ve kayıpların akıbeti belli olmadan enkazın kaldırılması işinin ihaleler yoluyla özel şirket veya kişilere devredilmesi işleminin “insan hakkı ihlali” olduğuna vurgu yaptı.

Ülgen şöyle konuştu:

“Söz konusu durum hukuki süreç olarak yanlış bir uygulamadır. Enkazlarda kayıp kişilere ait giysi ve vücut kalıntılarının bulunması olasılığı ve bunların DNA testleriyle bulunabilir olması kişilerin başta anayasal hakları olmak üzere miras hakkını da olumsuz etkileyecektir. İhaleyi alan şirketler tarafından enkazların kayıplar yönünden inceleme yapılmaksızın, içinde barındırdıkları asbest ve DNA kalıntıları ile kaldırılması hukuksal ve halk sağlığı açısından vahim sonuçlar doğuracaktır.”

HABERE YORUM KAT
Keşfet