AK Parti’den Kemal Kılıçdaroğlu’na helalleşme yanıtı!
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşeceğiz’ açıklaması birçok kesimden tepki çekmişti. Kılıçdaroğlu’nun kiminle helalleşeceği sorusu gündeme getirilip, CHP’nin geçmişiyle ilgili helalleşme kısmında hangi dönemlerin olduğu merak konusu olmuştu.
Kılıçdaroğlu’nun helalleşme sözlerine AK Parti’den ters köşe bir yanıt geldi. AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan ile nasıl helalleşeceğini sorarak, “Defalarca Cumhurbaşkanımıza iftira attılar, Cumhurbaşkanımızla ilgili olarak defalarca mahkum oldular. Cumhurbaşkanımızla nasıl helalleşecekler?” dedi.
DHA’nın haberine göre, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sırasında Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun görüşmesine ilişkin bir soru üzerine, "Cumhurbaşkanımız, pozitif katkı sağlayacak şekilde, yapıcı eleştiriler çerçevesinde çeşitli kesimlerle buluşuyor. Karamollaoğlu buluşması da saatler süren, son derece iyi geçmiş bir buluşma olarak yansıdı. Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Karamollaoğlu çok geçmişten tanışıyorlar, aralarında bir hukuk var. Bu istişareler bu açıdan faydalıdır. Kuşkusuz herkes bir anda görüşünü değiştirecek diye bir şey yok. Sayın Karamollaoğlu da katıldığı yerleri katılmadığı yerleri ifade etti. Sayın Cumhurbaşkanımız da kendisinin eleştirilerine karşı cevaplarını iletti. Cumhurbaşkanımız, ekonomiden dış politikaya kadar kapsamlı bir şekilde partimizin, hükümetimizin pozisyonunu paylaşan bir lider. Dolayısıyla bu istişareler her zaman faydalıdır, verimlidir" değerlendirmelerde bulundu.
'CUMHURBAŞKANIMIZLA NASIL HELALLEŞECEKLER?'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "helalleşme" açıklamasının sorulması üzerine Çelik, “Birisi helalleşme dediği zaman buna saygı duymak gerekir. Dikkatli bir şekilde bunu ele almak gerekir. Geçmişte de oldu, buna benzer bir takım adımlar atıldığında bana soruldu ben de bunu pozitif karşılıyorum. Ama ondan sonra helalleşmeden, yüzleşmeden bahsedenler, tarihin bazı sıkıntılarından kurtulmaktan bahsedenler kendi partilerinde bizzat vatandaşlarımızı inciten birtakım üsluplar kullanıldığında, insanların kılık kıyafetleri yüzünden ötekileştirilmesini yeniden altını çizen siyasetçiler olduğunda, vesayete destek veren, demokrasiyi sakatlamaya çalışan, siyaset ortamını, zehirlemeye çalışan bir takım üsluplar ortaya çıktığında buna karşı seslerini çıkarmadılar. Nitekim son olarak milletvekili sıfatı taşıyan birisinin bir şehit ailesine küfür etmesi ve hakaret etmesi karşısında da kurumsal olarak suskun kaldılar. Neredeyse şehit yakınını provokasyonla suçlayacak bir tavır ortaya koydular. CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun bunun altını doldurması lazım. Nitekim helalleşme dediğinizde bunun tabii bir de karşı tarafı vardır. Yani sizin helalleşmenizi kabul edecek kesimlerin bununla ilgili olarak ne değerlendirmede bulunacağı önemlidir. Örneğin Yassıada'da şehit edilenlerin aileleri ile nasıl helalleşeceksiniz? Çeşitli vesayet dönemlerinde o vesayetlere destek verenlerle bu ülke nasıl helalleşecek? 28 Şubat'ta bir çok genç kızın eğitim hayatını karartan bir takım siyasetlerle nasıl helalleşecekler? O dönemlerde insan hayatının telafisi yoktur. Nesiller hayatlarını kaybettiler. "Suriye'deki YPG/PKK bize saldırmaz" dediklerinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında terör devleti kurulmasına karşı mücadele eden kahraman askerlerle nasıl helalleşecekler? Bütün bunlar büyük meselelerdir. Rahmetli Menderes'in ve arkadaşlarının aziz hatırasını halen yüreğinde yaşatan, bundan dolayı incinmiş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile nasıl helalleşecekler? Defalarca Cumhurbaşkanımıza iftira attılar, Cumhurbaşkanımızla ilgili olarak defalarca mahkum oldular. Cumhurbaşkanımızla nasıl helalleşecekler?” diye konuştu.
'MİLLETE VERDİĞİMİZ YETKİYİ NASIL GERİ ALACAĞIZ'
Bir soru üzerine sistem tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Çelik, "Sistem tartışmalarına birdenbire gelinmedi. Bugün parlamenter sistemin yanlısı olarak konuşan pek çok siyasetçi Türkiye'de parlamenter sistem varken Cumhurbaşkanlığını, Başbakanlığın üstünde vesayet kurumu gibi görüyordu. Anayasanın üstünde Milli Güvenlik Siyaset Belgesini görüyordu. Askeri vesayeti de sivil siyaset üzerindeki bir denetleme mekanizması görüyor. Bu arkadaşların hepsi birden hidayete ermişse, parlamenter sistemin ve demokrasinin nimetlerini keşfetmişse Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi de meşrudur, parlamenter sistem de meşrudur. Sistemler arasında bir meşruiyet yarışı yapılamaz" dedi. Bugün parlamenter sistemi savunanların ülke parlamenter sistemle yönetilirken sistemi zehirlediğini söyleyen Çelik, "Cumhurbaşkanını seçmek yetkisini millete verdikten sonra bunu nasıl geri alacağız. Milletin kazandığı bir yetkiyi nasıl geri alacaksınız? Bütün bunların sorularını tabii ki cevaplaması gerekiyor" ifadeleri kullandı.
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı (DHA)