Akif Beki, elindeki içki bardağı nedeniyle linç edilen o teyzenin ve emeklilerin gerçeğini yazdı

Akif Beki, elindeki içki bardağı nedeniyle linç edilen o teyzenin ve emeklilerin gerçeğini yazdı
Geçim sıkıntısı çeken, torununa süt alamadığı için isyan eden teyze geçmişte çekilen ve elinde içki bardağı olan bir fotoğraf yüzünden eleştirildi, linç edildi. Karar gazetesi yazarı Akif Beki o içkici teyzenin gerçeğini suratımıza tokat gibi vurdu.

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’ın gündeme getirdiği ‘viskici teyze’ tartışması devam ediyor. CHP’nin bir programında ‘torunuma süt alamıyorum’ diye isyan eden teyzenin geçmişti çekilmiş elinde içki bardağı bulunan bir fotoğrafı üzerinden linç kampanyası başlatıldı.

‘İçkiye para buluyor da nasıl torununa süt alamıyor’ tartışmaları sürdü gitti. Bir fotoğraf karisi yüzünden linç edildi.

Nasıl olurda bir emekli içki içer, eğlenirdi? Hem de torununa süt alamıyorum diyen bir kadın bunu nasıl yapardı!

İşte bu tartışmalara CHP Milletvekili Veli Ağbaba’nın açıklamalarıyla Karar yazarı Akif  Beki insanca, tokat gibi bir cevap verdi.

Akif Beki ‘Viskici teyze tartışmasını kim kazandı?’ başlıklı yazısında hüzün dolu bir gerçeği suratımıza çarptı.

“YANLIŞ DÜŞÜNMÜŞÜM”

Beki yazısında, “CHP’li Veli Ağbaba, “viskici teyze” suçlamalarına önceki gün cevap verdi. Yakın zamanda okuduğum, derdini en iyi anlatan açıklamaydı. Ağbaba, emeklilerin geçinemediğini göstermek için emekli bir kadını konuşturmuştu. “Torunum süt istedi, alamadım” diyordu. İktidar medyası Bacıoğlu’nu, eskiden paylaştığı bir fotoğrafıyla vurdu. “Süt alamıyor ama viski alabiliyor” diye üstüne gitti. Emeklilerle ilgili gerçeklerin hepsini çürütürmüş, Ağbaba’yı yalancı çıkarırmış, emeklilerin bolluk içinde yüzdüğünü ispatlarmış gibi bir rüzgar estirildi. Acı rakamları zihinlerde canlandırmak için Ağbaba’nın kurgu ve mizansene başvurduğunu, dramatize ettiğini ve altında kaldığını düşünmeye başlamıştım” ifadelerini kullandı.

“EMEKLİNİN DURUMU BU”

Beki yazısının devamında bu algının tamamen yıkıldığını belirterek, “Fakat suçlamaları, bir açıklamayla suçlayanların aleyhine, emeklilerin lehine çevirdi. Bir sayfa tutuyor, göz atmanızı öneririm. Fikir vermesi için şu kadarı kafi: “Yıldız Bacıoğlu kimdir? Eşini kanser nedeniyle kaybetmiş, 62 yaşında, emekli bir kadın. 2 bin 600 TL dul aylığı alıyor; aylık geliri açlık sınırının altında. Oğlu işsiz, kızı işsiz; bir torunu var. Ailesine kendisi bakıyor. Eşinin hastalığı nedeniyle çektiği krediler yüzünden maaşının yarısına yakını kesiliyor. Hepsinin belgesi var. Sorun 2 bin 600 lira maaşı olup kredi borcu nedeniyle eline bin 680 lira geçen kişinin yaşadığı sıkıntılar değil, basın toplantısı günü torunu süt istemesine rağmen süt bile alamaması değil; eline aldığı bir bisküvi, bir tabak çerez, bir içki kadehi...

Hakaret ve iftira dolu yazıların bir ortak noktası var: Emekliler insanca yaşayamaz, eğlenemez, gülemez. Emeklinin bir evi olmaz mesela, emeklinin telefonu olmaz...

Linç etmeye çalıştığınız Bacıoğlu’nun emekli maaşının 2 bin 600 lira olduğu mu yalan? Torununa süt alamadığı mı yalan? Oğlu ve kızının işsiz olması mı yalan? Bunların tamamı ve milyonlarca emeklinin içinde bulunduğu durum gerçek.

Yalan ve iftiralarla algı yapanlara cevabımdır: Sizler, Lale Devri saraylarında fasıl kuranlara ses çıkaramayıp emeklinin kursağına giren lokmayı sayanlarsınız” eleştirisinde bulundu.

Akif Beki’nin yazısı için tıklayınız…

HABERE YORUM KAT
1 Yorum
Keşfet