Ali Babacan: Erdoğan ve Bahçeli'nin yayınlarına 18 yaş sınırı konsun
DEVA Partisi lideri Ali Babacan, deprem özel gündemli il başkanları toplantısında açıklamalarda bulundu. RTÜK'e çağrıda bulunan Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yayınlarına 18 yaş sınırı getirilmesini talep etti.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın konuşmalarından öne çıkanlar şu şekilde:
PLANLANMIŞ İKİ GÖRÜNTÜ VERENLER BUNU ANLAYAMAZ
"Hafızalarımızdan silinmeyecek acının tam ortasındayız. Başımız sağ olsun. Ben bu felaketin ardından deprem bölgesine gittim. Depremde ağır yıkım görmüş yerleri gördüm. Sahada vatandaşların sorduğu soruları iktidara sordum. Geçtiğimiz hafta Gaziantep'e gittim. Üçüncü hafta kırsalın sorunlarına yöneldik. Kadim Antakya'da şehirden geri kalanları aradım fazla bir şey bulamadı... Deprem bölgesini hiç boş bırakmadık. Deprem bölgesini ziyaret ederken planlı hareket etmedik. Benzin kuyruklarında bekledik, ateşin düştüğü yerleri gördük. Ankara'daki konforlu evinden özel uçakla deprem bölgesine giden orada da önceden planlanmış bir iki görüntü verenler bunu anlayamaz.
HAKARET VE KÜFÜR DIŞINDA HİÇBİR ŞEY BİLMİYORLAR
Hakaret ve küfür dışında hiçbir şey bilmiyorlar. Ben utanıyorum. Bir ülkenin cumhurbaşkanı milletle kavgaya tutuşur mu, hakaret eder mi? Sayın Erdoğan ilk günden öfke ve nefret dilini kullandı. İnsanları ilk günden tehdit edip hakaretler yağdırdı. Daha ilk günden cumhur ittifakı olarak çalışıyoruz dediler. Böyle bir felaket anında daha ilk günden nasıl ayrıştırırsınız.
ERDOĞAN VE BAHÇELİ'NİN YAYINLARINA 18 YAŞ SINIRI KONSUN
Milli birlik ve beraberliğimiz en güçlü olması gereken günde ülkeyi bölerek yönetmeye devam ettiler. Hem sayın Erdoğan'ın hem de Bahçeli'nin konuşmaları yayınlanmadan önce TV kanalları uyarı işareti koymalı. Bu küfür ve hakaretten çoluk çocuğumuzu korumamız lazım. Bir kez daha RTÜK'e sesleniyorum: Bu iktidarın hem küçük ortağının hem de büyük ortağının yayınlarına 18 yaş sınırı konsun.
Deprem bölgelerinde en acil ihtiyaç çadır, çadır, çadır... Hala tuvalet ve banyo sorunu var. En çok üzüldüğüm nokta bu beceriksizlik göz göre göre geldi. Belli bir zaman dilimi içinde depremin olacağı biliniyordu. Kızılay'ın sahada silindiği bir beceriksizlikten söz ediyorum. AFAD Başkanı'nın dahi bu görevin gerektirdiği formasyona sahip olmadığını görüyoruz. Ehliyet ve liyakat kenara itildi. AFAD'ın da bağlı olduğu birisi var. AFAD'ın bağlı olduğu bir bakan var pek ortalıkta görünmedi. İki sene evvel ona buna meydan okurken demişti ki 'Burası çadır devleti değil.' Nitekim bu yönetim bir çadır organizasyonu dahi beceremedi.
ERDOĞAN DERHAL ÇADIR TEMİNİ İÇİN TAKVİMİ AÇIKLAYIN
Erdoğan'a sesleniyorum derhal çadır temini için takvimi açıklayın. TOKİ konutları için takvim verdiniz ama o çok ileri bir tarih. Şu an en acil ihtiyaç, çadır. Her gün saatlerce kuyruk beklemek vatandaşlarımıza yakışmıyor. 20 gün geçti kaç tane çadır talebi var, ne kadar temin ediyorsunuz bunların bilinmesi gerek. Çadırların dağıtımında adil bir mekanizma kurun. Bir sürü dedikodu geliyor sahadan. Çadırı kim alıyor kim alamıyor. Depremden sonra çadır dağıtım planı yapamadıysanız yazıklar olsun."
KAYNAK: Haberciniz