Ali Babacan helalleşmek istedi: Çok pişmanım keşke avaz avaz bağırsaydım
DEVA Partisi lideri Babacan, katıldığı programda helalleşmek istediğini açıklayarak, 2017 referandumunda aldığı konuşmama kararından büyük pişmanlık duyduğunu söyledi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, KARAR TV'de Bi' Karar Ver programında Elif Çakır ve Yıldıray Oğur ile gündemi değerlendirdi. Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en az üç çocuk şartının konut destek paketinde de şart olmasından, Adalet Bakanı Bozdağ'ın HDP'yi ziyaretine, Altılı masadan başörtüsü meselesine kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
'NERESİNDEN TUTSANIZ DÖKÜLÜYOR'
Babacan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“(Sosyal Konut yardımında en az 3 çocuk şartı) Sosyal destekte o kadar çarpıklık var ki neresinden tutsanız dökülüyor. Sosyal Destek veren 43 kurum var. Şu aileye bu aileye destek vereceğiz yanlış işler. Biz iktidara geldiğimiz ne yapacağız? Aile hekimine benzer bir ağ kuruyoruz. 70 bin kişi görevlendiriyoruz ülke genelinde. Devlet desteği kalmadan direkt o kişilerle irtibata geçilecek. Aracıyı ortadan kaldırıp direkt o kişilerle buluşturacağız.
Ülke bir aydır sosyal desteklerde bu 3 çocuk şartıyla yatıp kalkıyor. Pırıl pırıl gençler üniversiteleri kazanıyor ama devlet bursu alamadıkları için üniversitelere gidemiyor. Bunun için iktidara geldiğimizde geçimini sağlayamayan ailelere Asgari destek programıyla destek olacağız.
'İŞLERİNE GELDİĞİNDE DEMOKRAT İŞLERİNE GELMEDİĞİNDE OTOKRAT'
(Bozdağ'ın HDP'yi ziyareti) 2015'te iki seçim arasında kendileri ziyaretlerde bulundular. Onlar irtibat kurduğunda ziyaret ettiklerinde hiçbir şey yok muhalefet ziyaret edince vay teröristler, vay ortaklar. İşlerine geldiğinde demokrat işlerine gelmediğinde otokrat. Böyle çalışıyor.
Altılı masayı mütabakatla çalışan bir kuruluşa benzetiyorum. HDP konusu Altılı masanın ortak gündem konusu değil. Altılı masa mütabakatla çalışıyor. DEVA Partisi olarak böyle bir bariyerimiz yok. 'Nasıl bir Türkiye'de yaşamak istiyorsun?' sorusu gelince parti farketmeksizin herkesin cevabı aynı.
'BİZİM HİÇBİR SORUNDAN KORKUMUZ YOK'
(Altılı masanın göç stratejisi) DEVA Partisi olarak en kapsamlı eylem planımız ekonomi ve yargı. Temel haklar 300 madde demek ki en çok sorun burada. Altılı masa göç konusunda bir komisyon kurdu ama istişareli. Çünkü anlaşması zor bir konu. Bizim hiçbir sorundan korkumuz yok aman dokunmayalım elimiz yanar demiyoruz. Hukuk devletiyseniz kurunun yanında yaş yansın diyemezsiniz.
'ALMANYA TİPİ KOALİSYON ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ'
(Altılı masa nasıl uzlaşıyor?) Altılı masa olarak bugüne kadarki uzlaşmayı sağladığımız en önemli konu Parlamenter Sistem'di. Tek bir komisyon kurduk, çalışma tamamlandı. 'Her şeyin üzerinde anlaşılmadıkça hiçbir şey üzerinde anlaşılmamıştır' fikrine dayalı çalışıyoruz. AB'deki düzgün işleyen koalisyonlardaki modellere bakıyoruz. Almanya'da Hollanda'da güzel örnekler var. 2 Ekim toplantısından sonra metod tartışması yaptık ve belirledik.
'ASGARİ MÜŞTERİĞİ YARINLARDA ARIYORUZ'
Masada önemli bir merkez çek kuvveti var. Hiçbir parti kendi cumhurbaşkanı adayıyla birinci turda kazanamaz. Altılı masadaki 4 partinin 2018'de bir seçim tecrübesi var ve kaybettiler. Bunu gördükten sonra da kabul etmek lazım. Asgari müştereği yarınlarda arıyoruz.
'BAHÇELİ BAŞARISIZLIĞIN ORTAĞI OLMAK İSTEMİYOR'
AK Parti-MHP ortaklığı garip bir ortaklık. Nasıl yönetecekler bu ülkeyi? Niye MHP'li hiçbir bakan yok. Bu normal bir ortaklık değil. Belki böylesi işine geliyor. Belki de Bahçeli başarısızlığın ortağı olmak istemiyor. TÜİK'in açıkladığı enflasyonu görüyoruz. Bir tane MHP'li bakan yok ki millet çıkıp hesap sorsun. Tipik bir Bahçeli oyunu devlet kurumların yer alayım ama sorumluluk almayayım.
'ALTILI MASA OLARAK YARINLARDA MUTABIK KALMAYA ÇALIŞIYORUZ'
Altılı masada niye oturuyorsunuz? CHP'nin yanında niye yer alıyorsunuz diye soruyorlar. Vatandaş haklı geçmişteki ideolojimize parti kimliğimize bakıp değerlendiriyorlar. Ama geçmişe bakarsak anlaşamayız. Geçmişte ekonomide yaptıklarımız Altılı masada tartışsak onlarda kabul etmez. Altılı masa olarak yarınlarda mutabık kalmaya çalışıyoruz.
Yarınlarda mutabık kalmazsak Altılı masa olmaz zaten. Geçmişten ders almak bir erdem. Biz de geçmişten ders alıyoruz bunu böyle yapsak daha iyi olurdu diyoruz. Dünya değişiyor. Geçmişten ders alıp ortak bir Türkiye vizyonunda buluşabiliyorsak bu çok önemli.
'BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNİ HİÇBİR ZAMAN SİYASİ MALZEME YAPMADIK'
(Başörtüsü meselesi) Halam 65 yaşında başörtülü eczacı fotoğrafını 4 sene önce eczanesine asabildi. Zor dönemler ama biz bunu hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık. Halam, kız kardeşlerim başörtüsü sorunu yaşadıysa biz bunu partizanlık olarak yapmadık. Bu 'temel insan hakları mücadelesi' dedik.
'DEVLETİN GÖREVİ HERKESİN BİREYSEL ÖZGÜRLÜK ALANINI KORUMAK'
AK Parti deyince içim cız ediyor hala. Kuruluşunda çok emeğimiz var. Bunun en büyük sorumlusu Erdoğan'ın kendisi. Demokrasi, hak mücadelesi diyerek yola çıkıp iktidarı ele geçirince değişen kendisi. Başörtüsü ne kadar özgürlük alanıysa diğer kıyafet tarzları da özgürlük alanı olmalı. Devletin görevi herkesin bireysel özgürlük alanını korumaktır.
'HİÇ KİMSEYİ GEÇMİŞİYLE YARGILAMAMALIYIZ'
Kemal Bey'in helalleşme çıkışını destekleyen çok geniş bir kesim var. Hiç kimseyi geçmişiyle yargılamamalıyız. Yarınlar için yola çıkıyorsak geçmişi konuşmamalıyız. Ülkenin sorunlarını korkmadan derinlemesine ele almalıyız. Güven öyle bir şey ki tuğla tuğla örülür.
(Ali Babacan'ın mezuniyet konuşması) Mezuniyet töreninde başörtülü sadece annem vardı. TED kolejinde yaptığım konuşmama bugün katılmıyorum. Konuşmamı kendim yazdım oturdum 18 yaşındaydım. Gençlik o zamanki ortam öyleydi. Günaydın gazetesi o zaman tabloid, münferit bir gazeteydi. O yüzden biraz magazinsel kaleme almış konuşmamı.
'KEŞKE ÇIKIP AVAZ AVAZ BAĞIRSAYDIM'
Kendi adıma helalleşme ihtiyacı hissediyorum. 2015'ten sonra konuşmama kararı aldım. Ama çıkıp keşke konuşsaydım. 2017'de anayasa değişikliği referandumuyla ilgili aldığım konuşmama kararımdan pişmanım. Geçmişe bakıp 'belki de Türkiye'nin bunu yaşayıp görmesi gerekiyordu' diyorum. Önce imzalar toplandı sonra milletvekilleri gördü, sır gibi saklandı. Meclis'e sunulurken pat diye ortaya çıktı. Keşke çıkıp avaz avaz bağırsaydım 'yanlış' deseydim.
(Başörtüsü referandumu olur mu?) Temel haklar oylamaya sunulamaz.
'ERDOĞAN 2015'TE EMEKLİ OLSAYDI ÜLKE BU DURUMA DÜŞMEYECEKTİ'
Erdoğan 2015'te emekli olsaydı, kuruluştaki hedeflerinden sapmasaydı ülke bu duruma düşmeyecekti. Kuruluştaki ilke ve değerleri devam ettirseydi AK Parti bugün bu durumda olmazdı. Parti'ye çöktü kendi de kaybetti ülke de kaybetti. Mutlak güç mutlaka zehirliyor.''