Ali Babacan: Otokrat iktidar başımıza musallat oldu

Ali Babacan: Otokrat iktidar başımıza musallat oldu
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin haftalık değerlendirme toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin demokratik kazanımlarının geriletildiğini belirten Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Doğu Perinçek'ten oluşan otokrat bir yönetimin olduğunu ifade etti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, haftalık değerlendirme toplantısında açıklamalarda bulundu. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, Hrant Dink'in katledilmesine de değindi.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin haftalık değerlendirme toplantısında partililerine seslendi. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Babacan'ın açıklamalarından önemli satır başları şöyle:

ALİ BABACAN'DAN HRANT DİNK ANMASI
Bundan tam 15 sene Hrant Dink karanlık ellerin hedefi oldu. Karşılıklı anlayış ve sevgiyi temsil ediyordu. Ben bir kez daha saygıyla anıyorum. Hrant Dink'in cenaze töreninde toplanan insanlar bize çok önemli bir mesaj vermişti. Bu topraklarda yaşayan insanların diğerinin acısını kendi acısı saydıklarını görmüştük. Ülkemizin tüm renkleri karanlık odakların Türkiye'ye kötülük yapma çabasına itiraz etmişti. Bu toprakların hamuru sevgiyle, saygıyla yoğrulmuştur. Bizi Türkiye yapan kimliği, inancı ne olursa olsun bir arada yaşama kültürümüzdür.

HUZURA HASRET KALMIŞ İNSANLAR GÖRÜYORUZ
Ülkemizin dört bir yanında huzura hasret kalmış insanlar görüyoruz. İktidar ortaklarının kutuplaştırma çabaları sorumluluk yüklüyor bize. Bu sorumluluğun gereği bu toprakların köklü demokrasi tecrübesinden aldığımız güçle demokratik gerilemeye son vermektir. Türkiye çok daha iyi bir demokrasiyi ve çok daha yüksek bir refah seviyesini hak eden ülkedir. Türkiye yakın tarihinde çok ciddi demokratikleşme süreci yaşadı. 1000 yıl boyunca devam edecek denen 28 Şubat dönemi tarihin sayfalarına gömüldü. Ülkemizde bir daha 28 Şubatların yaşanmaması için toplumsal farkındalık oluştu.

ÖZELLİKLE OTOKRAT İKTİDAR BAŞIMIZA MUSALLAT OLDU

Türkiye ne yazık ki demokrasi yolculuğunda kritik virajları alamadı. Eksiklikler oldu. Bunları şimdi baktığımızda geriye doğu görüyoruz, anlıyoruz. Son yıllarda demokratikleşme yolculuğumuz yarıda kaldığımız yetmemiş gibi geri geri gitmeye başladı. Özellikle otokrat iktidar başımıza musallat oldu. Sayın Erdoğan, krizlerin ortağı Bahçeli, 28 Şubatçı Çin muhribi Perinçek'le birlikte ülkeyi görülebilecek en hukuksuz dönemlerden birinin içine hapsetti. Kazanımlarımız geriletildi. Ülkemiz meclisiyle, sivil toplumuyla yönetilirken gerileme döneminde gece yarısı kararnameleriyle tek kişinin imzasıyla yönetilir oldu. Ülkemiz İstanbul Sözleşmesi'nin ev sahibi olurken, gerileme döneminde tek kişinin imzasıyla çekildik.

İNANÇLI VATANDAŞLARIMIZIN RUH DÜNYASIYLA OYNUYORLAR

İş başına geldiğimizde hakları derhal tanıyacağız. Bir hukuk devletine yakışan ne ise biz onu yapacağız. Mevcut kazanımlardan bir adım geri atmayacağız. Şu andaki hükümet sık sık bunun propagandasını yapıyor. Whatsapp gruplarıyla tertemiz inançlı vatandaşlarımızın ruh dünyasıyla oynuyor, korkutuyor. Ülkeyi her alanda çuvallattıktan sonra ülkenin itibarını beş para ettikten sonra ülkenin adaletini pas pas ettikten sonra elindeki tek enstrüman bu kaldı. Biz buradayız kimse korkmasın. Kazanılmış haklardan bir adım geri atılmaz.

BİZ KHK ZULMÜNE KARŞI ÇIKAN HALKIMIZIN YANINDA OLDUK

2 gündür yapılan saldırılara cevap vermek istiyorum. Geçen hafta bu sevgili Enes Kara'nın acısıyla karşınıza çıkmıştım. Hemen ardından Bahadır Odabaşı'nın acı haberi geldi. Bu konuda üzüntüsünü paylaşan tek siyasi genel başkan da ben oldum. Biz KHK zulmüne karşı çıkan halkımızın yanında olduk. Mülakatlarda elenen vatandaşlarımızın yanında durduk. Hep haktan, hukuktan yana olduk. Cemaat ve vakıflar kapatılsın diyenlere karşı haktan, özgürlükten bahsettiğimizde de bazı saldırılarla karşılaşmıştık. Doğru yerde durduğunuz sürece işine gelmeyenler olacak. Dün de Sezen Aksu'yla ilgili özgürlükten bahsedince başka bir grubun saldırılarıyla karşılaştık. Biz bu ülkeyi marjinal kuşatmalara bırakmayacağız.

DİNİ DEĞERLERİ SİYASETE ALET ETMEK İKTİDARIN GELENEĞİ

Böyle birbirinin izdüşümü grupları arasında sıkışıp kalmış milyonların sesi olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Sesi yüksek çıkanın başkalarının hukukunu taciz ettiği Türkiye'ye hayır diyeceğiz. Bir sanatçının 5 sene önce çıkan parçasını bugün kutuplaştırma için malzeme edenlerin amaçlarını biliyoruz. Bunun organize bir iş olduğunu anlamak için uzman olmaya gerek yok. Çıkıyor Bahçeli konuşuyor, öbürünün adamları gösteriler yapıyor. Kimseyi kandıramazsınız. Biz dini değerlerin siyasete alet edilmesinin bugünkü iktidarın geleneği haline geldiğini biliyoruz. Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık."

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
Keşfet