Ali Babacan’dan ekonomik kurtuluş savaşı yorumu: “Elinde kuru ekmeği ile kalmış insanları kandırıyorlar”

Ali Babacan’dan ekonomik kurtuluş savaşı yorumu: “Elinde kuru ekmeği ile kalmış insanları kandırıyorlar”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi ve faizle ilgili açıklamalarını değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘ekonomik kurtuluş savaşı veriyoruz’ sözlerini sert bir dille eleştiren Babacan, “Kurdaki bu artışı adeta bir kurtuluş savaşı kimliğine büründürmeye çalışıyor. Elinde kuru ekmeği ile kalmış insanları, vatan savunmasındaymış gibi kandırmaya çalışıyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dolara yeni bir rekor kırdıran ekonomi politikalarıyla ilgili açıklamalarına bir tepki de Demokrasi ve Atılıp Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’dan geldi. Kendisi de AK Parti’nin ekonomi anlamında en iyi olduğu dönemlerde ekonominin başında olan Ali Babacan, insanların ‘ekonomik kurtuluş savaşı’ açıklamalarıyla kandırıldığını söyledi.

Sosyal medya hesabından canlı yayın yapan Babacan, “Şu anda ülkemizde bir ekonomik kurtuluş savaşı falan yok. Kurdaki bu artışı adeta bir kurtuluş savaşı kimliğine büründürmeye çalışıyor. Elinde kuru ekmeği ile kalmış insanları, vatan savunmasındaymış gibi kandırmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

ANKA’nın haberine göre, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Ülkemizi bunca tuzaktan, bunca badireden nasıl çıkardıysak; Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu ekonomik kurtuluş savaşından da zaferle çıkartacağız” yönündeki açıklamalarına yanıt verdi.

“ELİNDE KURU EKMEĞİ İLE KALMIŞ İNSANLARI, VATAN SAVUNMASINDAYMIŞ GİBİ KANDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Babacan, “Şu anda ülkemizde bir ekonomik kurtuluş savaşı falan yok. Kötü yönetimin elinde değersizleşmiş bir Türk lirası, itibarını yitirmiş bir Türkiye var. Hani her fırsatta ‘yerli ve millî’ diyorlar ya, işte bugün kendi kendilerine çıkardıkları gayet ‘yerli ve millî’ bir kriz var. Fakat ne yapıyorlar, kurdaki bu artışı adeta bir kurtuluş savaşı kimliğine büründürmeye çalışıyor. Elinde kuru ekmeği ile kalmış insanları, vatan savunmasındaymış gibi kandırmaya çalışıyorlar. ‘Savaştayız’ diyorlar; ‘Yokluğa, yoksulluğa, açlığa razı olacaksınız’ diyorlar. Yapmayın, bu ülkenin tertemiz insanlarını aldatmayın. Evet, halkımız, bu vatan için her türlü zorluğa göğüs germeye hazırdır. Ancak bu milletin fedakârlığını, cefakarlığını istismar etmeyin. Yeter artık. İktidarınızın süresini uzatmak için, şahsi bekanız için, milletimizin tertemiz duygularını kirletmeyin” dedi.

“SAYIN ERDOĞAN ÜLKEYİ UCUZ İŞ GÜCÜ MERKEZİ YAPMAYI PLANLIYOR OLABİLİR”

Erdoğan’ın istihdam konusundaki açıklamalarına da değinen Babacan, “Vahim bir konu daha var. Cumhurbaşkanı, kur artınca istihdamın artacağına dair, kıymeti kendinden menkul bir tez daha ileri sürmüş. Bu ne demek? Döviz kurunun artmasıyla, şu an zaten aylık 250 doların altına düşmüş olan asgari ücreti daha da düşürerek iş gücünü ucuzlatmak demek. Sayın Erdoğan bu ülkeyi ucuz iş gücü merkezi yapmayı planlıyor olabilir. Madem öyle, çıksın bunu açıkça söylesin. Süslü lafların ardında bu gerçeği gizlemesin. ‘Ben bu ülkenin işçilerinin alın terini ucuzlatarak ekonomiyi yöneteceğim’ desin. Biz bu ülkeyi, insan onurunun yok sayıldığı ülkelerden birine çevirmesine müsaade etmeyiz. Özgürlükleri sıfırlayıp ülkeyi içe kapatmasına, insan onuruna aykırı ücretlerle vatandaşını mağdur eden bir devlet uygulamasına müsaade etmeyiz. Bir de tüm istatistiki verilere aykırı olarak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde ekonomimizin güçlü olduğunu iddia etmiş. Bunun gerçek olmadığını ilkokula giden yavrularımız bile biliyor. Siz kimi kandırıyorsunuz?” diye konuştu.

“AKIL DIŞI, BİLİM DIŞI TEZLERİNİZİ ARTIK BİR KENARA BIRAKIN”

“Taraflı, partili cumhurbaşkanı ve akraba bakanın göreve başladığı 2018 yılından bu yana yokuş aşağı yuvarlanıyoruz” diyen Babacan, “Sayın Erdoğan’ın, tek imzayla, aklına esen her şeyi yapmaya başladığı günden beri yoksullaşıyoruz. 13 sene kabinede Sayın Erdoğan’la beraber görev yapmış birisi olarak kendisine sesleniyorum. Her dar boğazda, 2002 krizinde, 2009 krizinde ekonomiyi teslim ettiği bir arkadaşı olduğunu da hatırlatarak kendisine sesleniyorum: Akıl dışı, bilim dışı tezlerinizi artık bir kenara bırakın. Bu ülke bunların maliyetini çok ağır ödüyor. İnsanlar mutsuz, insanlar aç, insanlar umutsuz. Türkiye’nin dört bir yanını geziyorum. Bu ülkenin ekonomisi sizin oyuncağınız değil! Türkiye, sizin aklınıza gelenleri deneyeceğiniz bir laboratuvar değil! Bu ülkenin haysiyetli insanları da kobay değil. Yeter artık. Bilmiyor olabilirsiniz. Bilmediğinizin farkında olmayabilirsiniz. Hiç olmazsa bilenlerle çalışın, bilenlere danışın. Ülkemizi, 2002 yılındaki krizden çıkaran, 2009 yılındaki krizden çıkaran takımın başında olan arkadaşınız olarak çok net söylüyorum. Ülkemizi bu krizden de yine biz çıkaracağız. Türkiye’yi iddialı ve itibarlı bir ülke yapacağız. Mutlak yoksulluğu bu ülkeden silmiştik, yine sileceğiz. Yalanlara aldanmayın. İktidarın kurguladığı, hakikatten kopmuş propaganda söylemlerine kanmayın. Biz kimseye boyun eğmeyeceğiz, vatandaşımızın da boyun eğmesine müsaade etmeyeceğiz. Hayat pahalılığının altında beli bükülen vatandaşımızı kısa sürede refaha erdireceğiz. Az kaldı, bunu yapacağız. Umudunuzu asla kaybetmeyin” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: ANKA

HABERE YORUM KAT
Keşfet