Ali Babacan'dan iktidara tepki: Zeytinliklerden elinizi çekin

Ali Babacan'dan iktidara tepki: Zeytinliklerden elinizi çekin
Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Hatay Kırıkhan ilçe kongresinde konuştu. Zeytinliklerle ilgili Resmi Gazete'de çıkan karara tepki gösteren Babacan, "Bolluğun, barışın, bilgeliğin sembolünden, her kültürde kutsal kabul edilen zeytin ağaçlarından ellerinizi çekin" dedi.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, zeytin ağaçlarıyla ilgili verilen genelgeye yönelik tepki göstererek, iktidara zeytin ağaçları konusunda geri adım atma çağrısında bulundu.

ANKA'nın haberine göre, DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, bugün partisinin Hatay Kırıkhan ilçe kongresinde konuştu. Babacan’ın konuşmasından öne çıkanlar şunlar:

EĞER 28 ŞUBATÇI ARIYORSANIZ PERİNÇEKGİLLERE BAKIN

"Sakın ola öyle sağa sola ‘28 Şubatçı’ falan demeyin. 28 Şubatçı arıyorsanız Beştepe’de sağınıza solunuza bakın. Aynı gemide olduğunuz, rotayı teslim ettiğiniz Perinçekgillere bakın, eğer 28 Şubatçı arıyorsanız.

PARLAMENTER SİSTEM OTORİTER EĞİLİMLERİ RAHATSIZ EDER

Evet, biz çok iyi biliyoruz. Parlamenter sistem, otoriter eğilimleri rahatsız eder. Parlamenter sistem, liyakatsiz kadroları rahatsız eder. Parlamenter sistem, ülkeyi karanlıkta yönetenleri rahatsız eder. Hiç kusura bakmasınlar, biz onları sürekli olarak rahatsız etmeye devam edeceğiz.

BU SAVAŞ DEMOKRASİ İLE OTOKRASİ ARASINDAKİ BİR SAVAŞ: Ukrayna’da yaşanan savaş, şu anda demokrasi ile otokrasi arasındaki bir savaş aslında. Tek başına savaş kararı alan Putin, binlerce masum Rus annenin evladını ölmeye ve öldürmeye götürüyor. Gencecik çocuklar, kendilerini tek bir adamın emriyle haksız bir savaşın içinde buluyorlar. Bu savaş kimin savaşıdır, biliyor musunuz? Komşu ülkeye bir kukla rejim yerleştirmeye çalışanların başlattığı bir savaşıdır. Ukrayna’da yaşanan savaş, basını tehdit eden bir rejimle Ukraynaca manşet atarak barış mesajı veren bağımsız Rus gazetecilerin savaşıdır. Siyasi rakiplerini hapse atan, onları öldürmeye çalışan bir rejimle çocuğunun elinden tutup ‘savaşa hayır’ diyen Rus annelerin savaşıdır. Bağımsız bir ülkeyi işgal edenlerle meşru müdafaa hakkını kullanan Ukrayna halkının savaşıdır. Ukrayna’nın işgali, tüm dünya için gerçekten bir turnusol kağıdıdır. Çünkü bu savaş, demokrasi ile otokrasi arasındaki bir savaş.

ANLATTIKLARI BİR HARİKALAR DİYARI, SANKİ TÜRKİYE DEĞİL

Dün şubat ayı enflasyon rakamları açıklandı. Resmi enflasyon, tam 20 yıl sonra ilk defa yüzde 50’yi aştı. Üretici fiyatlarında ise iktidardaki otoriter ortaklık Türkiye’yi yeniden üç haneli enflasyon dönemine geri götürdü. Bu, TÜİK’in açıkladığı resmi rakam. Türkiye, bu iktidar yüzünden yeniden ‘kronik yüksek enflasyon’ dönemine girdi. Vatandaşlarımızın satın alma gücü iyice düştü. Beştepe’de ‘asgari ücrete zam yapıyoruz’ diye şov yapanlar, şu asgari ücretin alım gücünü sadece son iki ayda TÜİK’e göre bile 716 lira eritti. Zaten açlık sınırının altına düşen asgari ücret, tümüyle anlamını yitirdi. Dünya, ‘Beştepe Harikalar Diyarı’ndan adeta, Erdoğan’dan dinliyor ülkeyi. Anlattıkları bir Harikalar Diyarı, başka bir yer, sanki Türkiye değil. ‘Enflasyonu düşüreceğiz’ diye masal anlatırken ülkemiz, G-20 ülkeleri arasında en yüksek enflasyonun yaşandığı ülke oldu şu anda.

RESMİ GAZETE’Yİ ADETA BİR ATLAMA SIRIĞINA ÇEVİRDİLER: Geçen gün Resmi Gazete’de bir maden yönetmeliği yayınlandı. Neymiş? Elektrik üretiminde kullanılan maden sahası, zeytinlik alan içinde kalırsa sahada yine de madencilik yürütülebilirmiş. Zeytinle ilgili bir kanun var ülkede. Siz, kanunu yönetmelikle delemezsiniz ki. Kanun, TBMM’nin iradesiyle oluşmuş bir hukuk metnidir. Bu hukuk metninin etrafından tek bir imza ile dolaşamazsınız. Daha önce Danıştay tarafından engellenen, ardından vatandaştan gelen itirazlarla geri çekilen bu girişimi şimdi de Resmi Gazete marifetiyle yapmak istiyor. Resmi Gazete’yi adeta bir atlama sırığına çevirdiler. Anayasa’nın ve kanunların üstünden atlamak istediklerinde hoop alıyorlar eline Resmi Gazete’yi, bir şeyler yayınlıyor gece karanlığında, işi bitirmeye çalışıyorlar. Şimdi buradan zeytinliklerimize göz koyanlara sesleniyorum. Şu rant gözlüklerinizi iki dakika çıkarın da biraz doğaya bakın, şu toprağa bakın. Zeytin ağacına niye ‘ölmez ağacı’ demişler, şöyle bir düşünün. Karar alırken bundan sonraki nesillere nasıl bir ülke bırakacağınızı hiç mi düşünmüyorsunuz? Sizin, yarınlara yaşanabilir bir ülke bırakma gibi zorunluluğunuz var. Bolluğun, barışın, bilgeliğin sembolünden, her kültürde kutsal kabul edilen zeytin ağaçlarından ellerinizi çekin.”

HABERE YORUM KAT
Keşfet