Bakan Tunç açıkladı! Avukat olmak için hukuk fakültesi yeterli olmayacak

Bakan Tunç açıkladı! Avukat olmak için hukuk fakültesi yeterli olmayacak
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Erzurum'da üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. Bakan Tunç, "Yasama ile yürütme arasında denetim mekanizması yok' diyenlere inanmayın" derken, avukatlık mesleği için yeni bir dönemin kapıda olduğunu söyledi.

Erzurum'da üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yasama ve yürütme arasında denetim mekanizması olmadığını söyleyenlere tepki göstererek böyle bir şey olmadığını söyledi.

Bakan Tunç, Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Erzurum Hukuk Kulübü tarafından düzenlenen Atatürk Üniversitesi Meclis Simülasyon Programı'nda konuştu.

Türkiye'deki hukuk eğitim sisteminde önemli değişiklikler yapılacağını belirten Tunç, avukat olmak isteyenlerin sadece hukuk fakültesinden mezun olarak mesleği elde edemeyeceğini söyledi.

"'YASAMA İLE YÜRÜTME ARASINDA DENETİM MEKANİZMASI YOK' DİYENLERE İNANMAYIN"

Demokrasinin ön şartının yasama, yürütme ve yargı olduğundan bahseden Tunç, "Bu sistem, kuvvetler ayrılığını getiren bir sistem. Yasama, yürütme ve yargı birbirinde keskin bir çizgiyle ayrılmış oldu. Vatandaşların doğrudan kendisi belirleyerek, Cumhuriyeti daha güçlendiren, demokrasiye daha uygun yönetim sistemine milletimiz onay verdi. 'Yasama ile yürütme arasında denetim mekanizması yok' diyenler olabilir, siz onlara inanmayın. Yasama ile yürütme arasındaki denetim mekanizmaları parlamenter sistemdeki mekanizmalardan daha fazladır, neden? Önceki sistemde Cumhurbaşkanlığının hiçbir işlemi yargıya getirilmezken şimdi Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olduğu için bütün işlemleri, bütün kararları yargı denetimine tabi. Önceki sistemde yargı denetimine tabi değildi. Hangisi daha demokratik, hangisi hukuk devleti ilkesine daha uygun? Yasama daha güçlü, neden daha güçlü, çünkü artık kanun teklif etme yetkisi sadece Meclis'e ait" dedi.

"KUVVETLER AYRILIĞI İLKESİNİN TAM ANLAMIYLA UYGULANDIĞI BİR SİSTEME GEÇTİK"

Tunç, yeni sistemde kanun yapma yetkisinin milletvekillerine ait olduğuna işaret ederek, "Bu sistemin eskisinden farkı nedir, güvenoyu. Çünkü millet kurulacak hükümeti doğrudan doğruya sandıkta belirliyor. Seçim akşamı kimin hükümet başkanı, Cumhurbaşkanı olacağı belli. Dolayısıyla hükümetin millet tarafından belirlendiği bir düzende tekrar Meclis'e gelip bir de 'Milletin güvendiği bu hükümete siz de güven oyu veriyor musunuz?' demek, bir kere mantığa uygun değil. O nedenle güvenoyu yok, gensoru yok. Gensoru neden yok, o da yasamanın, yürütmenin birbirinden ayrıldığı bir sistem. Önceki sistem, yasama ile yürütme bitişikti. Bakanlar, milletvekilleri içinden çıkardı. Yani kuvvetler ayrılığı ilkesinin tam anlamıyla uygulandığı bir sisteme geçtik" ifadelerini kullandı.

"YENİ ANAYASA TÜRKİYE'YE ÇOK YAKIŞACAK"

Yeni anayasaya vurgu yapan Bakan Tunç, şöyle konuştu:

"Türkiye Yüzyılı'na başladığımız, Cumhuriyetimizin yüzyılını geride bıraktığımız ve ikinci yüzyıla başladığımız bu anlamlı dönemde, inşallah darbe anayasasından da kurtularak, demokratik, sivil, katılımcı, kuşatıcı, temel hak ve özgürlükleri öne alan yeni bir anayasa ile yolumuza devam edersek, bu Türkiye'ye, gençlerimize çok yakışacak. İnşallah bunu başarırız. Bu, Meclis'te uzlaşmaya bağlı. Biz Bakanlık olarak özellikle taslak çalışmalar noktasında önceki tecrübelerden de yararlanarak TBMM üyelerine gereken katkıyı vermeye çalışacağız."

"HUKUK FAKÜLTESİNDEN MEZUN OLANLAR, ARTIK AVUKATLIK STAJINA BAŞLAYAMAYACAK"

Fakülte sayılarının çok ciddi oranda arttığını, bu sebeple hukuk eğitimini daha da güçlendireceklerini söyleyen Bakan Tunç, "Kontenjanlarla ilgili sınırlama yapılmıştı, şu anda 125 bin. 100 bine düşürülmesi noktasında çalışmalarımız var. Hukuk fakültesinden mezun olanlar, artık avukatlık stajına başlayamayacaklar ya da hemen hakim, savcı sınavına giremeyecek. Öncelikle hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanacaklar. Hakim ile savcı adaylıklarını da kaldırdık ve artık hakim, savcı yardımcılığı sistemini getirdik. Adaylık iki yıl sürüyordu, yardımcılık üç yıl sürecek. Bir yıl adalet akademisinde tecrübeli profesörlerden, uygulayıcılarımızdan, Yargıtay üyelerinden, istinaftan, ilk dereceden, hakimlerimizden önemli ve güçlü eğitim alacaklar. Eğitimlerde muhtelif zamanlarda ara sınavları geçecekler, sonra iki yıl tecrübeli hakim ve savcıların yanında savcı yardımcısı olarak çalışacaklar. Çalıştıkları sürede yargısal imza atamayacaklar ama diğer konularda hakim ve savcılarımızın yardımcısı olarak kararların yazılmasında, tüm bunlarda tecrübeli hakim ve savcıların yanında usta-çırak ilişkisiyle çalışacaklar. Hakim ve savcılarımız onlara puan verecek. O puanlarla akademideki puanların hepsi toplanacak sonrasında mesleğe kabul için hakim savcı kurulunun önüne gelecek, mesleğe kabul bu şekilde olacak. Dolayısıyla artık hakim ve savcılarımız çok daha donanımlı, daha güçlü şekilde kürsüye çıkmış olacak" dedi.

HABERE YORUM KAT
Keşfet