Bekir Bozdağ'dan yeni anayasa açıklaması
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Cumhuriyet’in 2. yüzyılına girerken Türkiye'nin Türkiye yüzyılını inşa ederken yeni bir anayasayla yola çıkması gerektiğine vurgu yaparak, anayasa değişikliğinde gecikmenin Türkiye'nin zararına olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Uludağ Üniversitesi Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katıldı. Bakan Bozdağ, yeni anayasa konusuna değinerek, şunları söyledi:
YENİ ANAYASA TÜRKİYE'NİN DEĞİŞMEZ ANA GÜNDEMİDİR
“Yeni anayasa konusu, Türkiye'nin değişmez ve değiştirilmesi teklif edilemez ana gündemidir. Zira, 1982 Anayasası’nın yürürlüğe girdiği günden bu yana yeni anayasa konusunu parti programına ve seçim beyannamesine koymayan Meclis’te grubu bulunmuş ve halen grubu bulunan siyasi parti yoktur. Hepsi hem seçim beyannamelerine hem de parti programlarına yeni anayasayı koymuşlardır. Bu şunun ifadesidir; Türk milletinin ortak talebi ve ihtiyacı yeni anayasadır. Ve siyaset kurumu bu ortak talebi ve ihtiyacı görmüş bu konuda muhtelif çalışmalar yapmıştır. İlki 23 Şubat 1993’te Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Hüsamettin Cindoruk'un daveti üzerine TBMM Başkanlık Divanı’nda 9 partinin genel başkanı bir partinin de genel başkan yardımcısının katılımıyla 10 parti bir araya gelmiş konuşmuş. Kimler yok ki bunların içerisinde? Bir kısmı rahmete kavuşmuş DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, SHP Genel Başkanı Erdal İnönü, Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Demirtola, IDP Genel Başkanı Aykut Edibali HEP Genel Başkanı Ahmet Türk. 10 partinin bir araya geldiği bir toplantı. Hepsinin ittifak ettiği şey, yeni anayasa. Her parti yeni anayasa için madde madde görüşlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na bildirmiş. Ancak yeni anayasa için bir adım atılamamıştır. Şu anda bu 10 partinin yeni anayasa önerilerini madde madde teklifleri Türkiye Büyük Millet Meclisi arşivinde bulunmaktadır. 2008 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Köksal Toptan yeni anayasa, yeni iç tüzük, yeni siyasi partiler ve seçim kanunu, siyasi ahlak ve siyasetin finansmanı konularında milletvekili sayısına bakılmaksızın her partiden ikişer üyenin katılımıyla bir komisyon kurmak istiyor, uzlaşma komisyonu. Bu komisyona dönemin partilerinden AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, HADEP ‘evet’ cevabını verdi. Ancak CHP yeni İç Tüzük Komisyonuna üye verdi, Anayasa Komisyonuna üye vermedi. Dolayısıyla bir anayasa uzlaşma komisyonu kurulamadı CHP'nin tutumu nedeniyle. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçilen Cemil Çiçek'in girişimi sonucu 2011 yılında yeni bir anayasa uzlaşma komisyonu kurulması çağrısı yapıldı. Bu dönemde AK Parti, CHP, MHP ve Barış ve Demokrasi Partisinden üçer milletvekilinin katıldığı bir komisyon oluşturuldu. ‘Kararlar oy birliğiyle alınacak’ dendi. Mesele yeni anayasayı hayata geçirmek, bir partinin diğer partiye dayatmasını önlemek, oy birliğiyle karar almasını sağlayarak herkesin içine sinen bir anayasayı hayat geçirmekti. Ama maalesef geçen zaman içerisinde Komisyon 328 toplantı yaptı, 585 saat çalıştı, 172 maddeyi müzakere etti, 60 madde üzerinden uzlaştı, 112 madde üzerinde farklı görüşler ortaya koydu, uzlaşamadı, toplam 14 bin 970 sayfa tutanak tuttu. Sonuç? Nafile. Nitekim 13 Kasım 2013’te Meclis Başkanı bu çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldı. Neden? Çünkü çalışmalar, Cumhuriyet Halk Partisi ve değişik partilerin kırmızı çizgileri nedeniyle ilerleme imkanını kaybetmişti. Yani ‘Parlamenter sistem olmazsa biz hiçbir şeyi görüşmeyiz, konuşamayız. Parlamenter sistemi bir kenara koyup sistemi en sona bırakalım.’ dediler, tartışma yaptılar, konuştular, uzun uzun çalıştılar. Ama yine netice alınamadı. Nitekim, Meclis Başkanı İsmail Kahraman döneminde yani 2015 seçimlerinden sonra da bu sefer Anayasa Mutabakat Komisyonu adında bir başka komisyon kuruldu. AK Parti, CHP, MHP ve HDP üye verdi. Ama bu Komisyonun ömrü çok kısa oldu. 4 Şubat 2016’da kurulan Komisyon 16 Şubat 2016’da Meclis Başkanının açıklamasıyla görevini sonlandırdı. Çünkü burada yine hükümet sistemi tartışması nedeniyle Yeni Anayasa Mutabakat Komisyonu çalışma imkanı ve ortamı maalesef bulamadı. Bütün bu çalışmalar bize bir şeyi gösteriyor. Türk milletinin ve Türkiye'de siyaset kurumunun yeni anayasa konusunda müttefik olduğunu gösteriyor. Ama yeni anayasayı hazırlama, kabul etme ve uygulamaya koyma konusunda henüz uzlaşma zemininin oluşmadığını da bize çok açıkça göstermektedir.”
TÜRKİYE, ENİNDE SONUNDA YENİ BİR ANAYASAYI YAPACAKTIR
Adalet Bakanı Bozdağ, yeni anayasayla ilgili açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Türkiye, eninde sonunda yeni bir anayasayı yapacaktır. Üzüntümüz, bunun gecikmesindedir. Gecikmesi, hem milletimize hem ülkemize kaybettirmektedir. Unutmamak gerekir ki yeni anayasa olmadan yeni Türkiye de olmaz, büyük Türkiye de olmaz. Büyük Türkiye'nin ve yeni Türkiye'nin en önemli anahtarı yeni anayasadır. Bu kapıyı yeni anayasayla açacağız. Cumhuriyet’in ilanından sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptığı ilk şey yeni anayasadır. 1924 Anayasası’dır. Şimdi Cumhuriyet’in 2. yüzyılına girerken Türkiye'nin Türkiye yüzyılını inşa ederken yeni bir anayasayla yola çıkması milletimizin de, devletimizin de her bir insanımızın da ortak çıkarınadır.”
YENİ BİR ANAYASA İHTİYACI VARDIR
Bozdağ, “Osmanlı dönemini geride bırakırsak, Kurtuluş Savaşı yıllarında hazırlanan 1921 Anayasa’sı ve savaş yıllarının sonunda Cumhuriyetin başında inşa yıllarının zorlukları içerisinde hazırlanan 1924 Anayasası ve 1961 ve 1982 Darbe Anayasaları. 4 Anayasa’mız. Ama dikkat edilirse bu anayasaların hiçbirisi olağan bir dönemde hazırlanmamış. Kimisi darbe döneminde, kimisi Kurtuluş Mücadelesi yıllarında biri de savaşın bitiminden sonra yeniden başlangıç ve inşa sürecinin zorlukları içerisinde. O yüzden Türkiye'de herkesin ve her kesimin kendini hür hissettiği ve katkı verdiği demokratik bir ortamda ve olağan bir dönemde yeni bir anayasa yapmaya ihtiyacı vardır. Bizim olağan dönemde anayasa yapma irademizi ortaya koymamız ve bu iradeyi hayata geçirmemiz, bizim gücümüze çok büyük güç katıyor. 1982 Anayasa’sı yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar en çok değişikliğe uğrayan anayasa unvanını kazanmış durumda.” dedi.
- “FARKLILIKLAR VAR”
Adalet Bakanı Bozdağ, şunları kaydetti:
“Zira bugüne kadar 19 değişiklik paketi gelmiş, 44 anayasa maddesi yürürlükten kaldırılmış, mülga edilmiş, 179 madde de değişiklik yapılmış ve Anayasa’mızın toplam 223 noktasına dokunulmuştur. Bu son derece önemli değişikliklerin sonucunda Anayasa’mızdaki dilbirliği, insicam bozulmuştur. Bakın Anayasa’da ki maddelerin isimlerine baktığınızda orada bile farklılıklar var. Anayasa’nın içindeki maddelerin, fıkraların, hükümlerin, cümlelerin bile isimlerinin birbirinden çok farklı olduğu ve isimlerin adeta yarışa girdiği bir yerde elbette ki dil birliğini ve insicamı bu Anayasa’nın muhafaza ettiğini söylemek mümkün değildir. O yüzden dil birliği olan, insicamı olan, iç bütünlüğü yerinde olan yeni bir Anayasa Türkiye'nin acil ihtiyacıdır.
Öte yandan Anayasa’da yapılan 223 noktada müdahale edilen bu Anayasa’nın değişiklikleri, değişik parlemento grupları döneminde olmuş. İktidar çoğunluğu hangi partide ise grupta ise onların görüşleri Meclis’ten geçmiş, referanduma gidip halktan onay aldığında da Anayasa değişikliği olmuş ve Anayasa hükmü olarak yürürlüğe girmiştir. Bu şu demektir; bu 223 noktadaki müdahale, 19 paket, 44 mülga, 179 değişiklik, değişik siyasi görüşleri dönemin etkilerini dönemin felsefelerini anlayışlarını Anayasa’ya yansıtmış demektir. Bu da Anayasa’nın ruhu ve sözünü bozan ve Anayasa içerisinde felsefe, fikir, görüş ve ruhların çoğulcu rekabetini ortaya koyan bir hiç olumlu da olmayan bir sonuç ortaya koymuştur. Adeta değişik fikirler, değişik felsefeler, değişik ruhlar bizim Anayasa’mız da rekabet halindedir. Birbiri içerisinde bu kadar bütünlüksüz bir yapıyla Türkiye'nin yoluna yürümesi elbette Türkiye için hayırlı bir yürüyüş değildir.
Öte yandan 1982 Anayasası esasında güvensizlik üzerine kurulmuş bir Anayasa’dır. Kimseye güvenmeyen bir Anayasa’dır. Korkularının gerçekleşmemesi, endişelerinin oluşmaması için sürekli müteyakkız halinde olan hükümleri içermektedir. Anayasaların korkular, endişeler üzerine değil güven üzerine bina edilmesi toplumsal sözleşmeye destek veren ve evet diyen herkesin güvenini kazanması anayasanın gücü olduğu gibi milletin ve devletin de gücüdür. Hem yasamaya güvenmiyor bu Anayasa, hem yürütmeye güvenmiyor, hem yargıya güvenmiyor daha da kötüsü millete güvenmeyen bir Anayasa.”
- “TÜRK MİLLETİNİ BUNA LAYIK GÖRMEMİŞTİR”
Anayasa’nın geçmiş değişen hükümleri üzerinden örnekler veren Bozdağ, “Bizim sistemimizde 2007 yılına gelene kadar iki seçim var. Birisi mahalli idareler seçimi. Belediye, muhtar. Bir diğeri ise milletvekili seçimidir. Türkiye'de 2007'ye kadar cumhurbaşkanı seçimi de yoktur, yürütme organı seçimi de yoktur. Hani diyoruz ya ‘Biz hükümeti seçiyoruz.’ Esasında 1982 Anayasası, hükümeti seçme görevini Türk milletine vermemiş daha doğru bir ifade ile Türk milletini buna layık görmemiştir, güvenmemiştir. Türk milletine vermemiş, daha doğru bir ifade ile Türk milletini buna layık görmemiştir, güvenmemiştir. Sadece milletvekili seçme yetkisi Anayasa tarafından aziz milletimize verilmiştir ve Anayasa’nın ilgili maddesine göre diyor ki; 109. madde şimdi yürürlükte değil ‘Başbakan, Cumhurbaşkanınca Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden atanır.’ Başbakan seçmiyoruz, Cumhurbaşkanı atıyor. Anayasa hükmü, atama ile geliyor Başbakan. ‘Bakanlar, milletvekilleri ya da milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir Cumhurbaşkanınca atanır. Görevden alınmak istendiği zaman Başbakanın önerisi Cumhurbaşkanı onayı ile görevden alınır.’ Dikkat buyurun, bir analiz edelim. Ne diyor Anayasa? ‘Türk halkı Başbakan seçemez. Çünkü yürütme sorumsuz kanadı Cumhurbaşkanı, sorumlu kanadı Bakanlar Kurulu'ndan oluşuyor.’ Cumhurbaşkanını parlamento seçiyor. Halkın seçme hakkı yok. Yürütmeye gelince parlamentonun seçtiği Cumhurbaşkanı halkın seçtiği vekillerden birini atıyor, dilediğini atayabilir.” ifadelerini kullandı.
KAYNAK: Haberciniz