Devlet Bahçeli'den altı siyasi partinin sistem önerisine ilk yorum: Yeni 28 Şubat bildirisi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalarda gündeme ilişkin görüşlerini paylaştı. Partililerine seslenen MHP lideri, altı siyasi partinin ortaya sunduğu Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e yönelik olarak yeni bir 28 Şubat bildirgesi olduğunu ifade etti.
Devlet Bahçeli'nin açıklamaları şöyle:
TASVİP EDİLEMEYECEK BİR İŞGAL HAREKATI BAŞLATMIŞTIR
"24 Şubat 2022 Perşembe günü sabahın erken saatlerinde Rusya Federasyonu komşu ülkesi Ukrayna'ya karşı haksız hukuksuz, hiçbir şekilde tasvip edilemeyecek bir işgal harekatı başlatmıştır. Bu uluslararası hukuka, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına ve Minsk sürecine tamamen terstir. Ukrayna'nın sınırlarını güvence altına alan anlaşmaları aleni olarak çiğnemiştir.
İNSAN VARLIĞI, EGEMENLİK HAKLARI SALDIRIYA UĞRAMIŞTIR
Birleşmiş Milletler üyesi bir devletin toprakları, sınır güvenliği, insan varlığı, siyasi birliği ve egemenlik hakları çok tehlikeli şekilde saldırıya uğramıştır. 8. gününe giren bu saldırı bütün vahametiyle sürmektedir. Aynı BM yasadışı ve gayrimeşru askeri harekat karşısında kınama mesajlarından başka hiçbir şey yapamamış, suya sabuna dokunan bir irade gösterememiştir. Tarih nehrinde kan akarken dünya utanç verici bir seyre dalmış ekonomik ve finansal yaptırım kararlarıyla oyalanmıştır.
PUTİN'İN AHKAM KESMEYE NE YÜZÜ NE CÜRETİ YETECEKTİR
Putin'in tarihe yalancı şahitlik yaptırarak kanlı işgali haklı çıkarmaya kalkışması çelişki içinde bocaladığının örneğidir. Yine Putin'in 19. yüzyıl jeopolitiğini diriltme gayesi çok tehlikeli bir Rus ruleti oynama girişiminden başka bir manaya gelmeyecektir. Daha düne kadar Karadeniz bir Türk gölüydü. Karadeniz'in kuzeyi bir zamanlar Türk yurduydu. Kavimler Göçü diye bilinen topraklardaki hatıralarımız Türklüğün vicdanında hala kor gibi yanmaktadır. Şayet tarihin şahitliğine müracaat edersek bırakınız Putin'in Türk milletinin karşısında konuşmaya, ahkam kesmeye, tarih hatırlatmasına hiçbir devletin ne yüzü ne cüreti yetecektir.
DONBASS'I KOPARMAYA ÇALIŞMAK BÖLÜCÜLÜKTÜR
Etnik ve kültürel yakınlıktan bir ülkenin işgal bahanesi çıkartılıyorsa o zaman üç kıta bize söyleyecek, üç kıta bize anlatacak ve coğrafyalar durmaksızın bizi çağıracaktır. Donbass'ı koparmaya çalışmak bölücülüktür.
PUTİN'İN NATO'DAN DUYDUĞU RAHATSIZLIK SIR DEĞİLDİR
Söz konusu işgalin iki amacı olduğu anlaşılmaktadır. İlki NATO desteği olan Ukrayna'nın Rusya tehdit eden halden çıkarılması, ikincisi de Ukrayna'nın Rus nüfusun güvenliğinin sağlanmasıdır. Rusya, Ukrayna'nın NATO'ya alınmaması hususunda yazılı güvence talep etmiş ancak alamamıştır. Esasen Ukrayna arada kalmış, güç blokları çemberinde sıkışmış, deyim yerinde filler tepinirken çimenler ezilmiştir. Putin'in NATO'dan duyduğu rahatsızlık sır değildir.
UKRAYNA ABD TARAFINDAN BOŞ VAATLERLE AVUTULMUŞTUR
Dün kanlı gündemin üst sıralarında Bosna, Bağdat, Kabil, Şam vardı, bugün Kiev girmiştir. Putin'in muhataplarıyla ters düşmesinden dolayı Ukrayna işgaline mecbur kaldıklarını söylemesi çok yenidir. Ukrayna madem NATO üyesi yapılmayacaktı bunda yıldır ABD tarafından boş vaatlerle avutulmuştur. Bu kapsamda Ukrayna'yı ateş çukuruna çeken bir yanda Rusya iken diğer yanda Batılı ülkeler değil midir? ABD ile AB ülkeleri küresel sahnenin ön tarafında yaptırım kararları açıklarken arka planda müzakere zemini aradıklarını kimse inkar edemeyecek, bize de yutturamayacaktır.
ALTI SİYASİ PARTİNİN SİSTEM ÖNERİSİNE İLK YORUM
28 Şubat postmodern darbesinin yıldönümünde Ankara'da dizilen 6 parti güçlendirilmiş parlamenter sistem adı altında bomboş bir metni açıklamışlardır. Parlamenter sistem teklifi güçsüzleştirilmiş Türkiye'nin taslak metnidir. Bizim için atılacak kağıt parçasından farksızdır. Tarihi anlamayanların, milleti takmayanların küresel güçlerin telkiniyle buluşmaları onurlarını lekeleyen suçluluk psikolojisiyle ifade edilecektir. Hiçbir somut ve yeni öneri yoktur. Bu metni tarihi yapan tek şey 28 Şubat'a uygun olarak istikrarsızlık oluşturmasıdır. Yeni bir 28 Şubat bildirisi olarak tarihe geçecektir.
1961 Anayasası'ndaki gibi devletin güçsüzleştirilmesi amaçlanmıştır. 1961 Anayasası'nda olduğu gibi OHAL'in kaldırılacağı görülmektedir. HSK'nın ayrılarak geriye gidişin yargısal çatısı örülmek istenmiştir. Mutlak millet iradesi tersine çevrilerek devletin etkisizleştirilmesi, gensoru yoluyla düşürülebilen istikrarsız hükümetler hedeflenmektedir."
KAYNAK: Haberciniz