Devlet Bahçeli'den doktorlara yönelik açıklama: Giden olursa da keyifleri bilir

Devlet Bahçeli'den doktorlara yönelik açıklama: Giden olursa da keyifleri bilir
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Gündeme ilişkin görüşlerini paylaşan Bahçeli, 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutladıktan sonra TTB'yi hedef alarak, "Bu ülkeden gitmesi gereken birileri varsa o da TTB'nin yönetimine çöreklenmiş bir avuç bölücü ve Türkiye karşıtıdır. Haydi buyursunlar. Gidişleri olsun da gelişleri olmasın. Bunlar dışında giden olursa da keyifleri bilir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin görüşlerini paylaştı. Yurtdışına giden hekimlerle ilgili konuşan Bahçeli, TTB'yi hedef alarak yönetimin ülkeden gitmesi gerektiğini söyledi. Vatansever doktorların görev başında olduğunu söyleyen Bahçeli, bunlar dışında gidecek olanlara da "keyifleri bilir" çıkışında bulundu.

TBMM'de düzenlenen MHP Grup Toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, şu açıklamalarda bulundu:

DOKTORLARIMIZA NE YAPSAK AZ, NE SÖYLESEK EKSİKTİR

"Dün kutladığımız 14 Mart Tıp Bayramı taşıdığı pek çok anlamının yanı sıra vefanın, feragatin, erdemin, eşsiz ve emsalsiz bir özverinin başta doktorlarımız olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızda nasıl bayraklaştığını ifade eden özel bir gündür. Doktorlarımıza, hemşirelerimize, ebelerimize, tıbbın yüz akları olan insanlarımıza ne yapsak az, ne söylesek eksiktir. Onlara gönül borcumuzu ödememiz kolay değildir. Ülkemizde ilk koronavirüs vakası 11 Mart 2020'de açıklanmış ilk vefat ise 17 Mart 2020 tarihinde gerçekleşmişti. İki yılda salgının ağır sonuçlarına maruz kaldık. Düşüş trendinde olan vaka sayılarına rağmen maalesef can kayıpları halen devam etmektedir.

HEPSİNE MÜTEŞEKKİRİZ, ŞÜKRAN DUYUYORUZ

Koronavirüsle mücadelede doktorlarımız ve sağlık çalışanlarımız hayatlarını riske atmak pahasına insan üstü bir gayretle mücadele etmişlerdir. Hepsine müteşekkiriz. Hepsine şükran duyuyoruz. Gece gündüz demeden fedakarlık anıtı haline geldiler. Türkiye, sağlık alanında övgüyle bahsedilen bir başarı yakalamışsa bunun halkasında doğru yönetim ve isabetli altyapı yatırımları olduğu kadar doktorlarımız, hemşirelerimiz, ebelerimiz, hasta bakıcılarımız, teknik kadro vardır.

SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZIN HAKLI TALEPLERİNİN BİLİNCİNDEYİZ

Sağlık çalışanlarımızın temel sorunlarını, haklı taleplerinin bilincindeyiz. Nitekim sayın Cumhurbaşkanımızın dün açıkladığı 5 müjdenin çok değerli ve sevindirici olduğu kanaatindeyiz. MHP ve Cumhur İttifakı hekimlerimizin ve diğer sağlık çalışanlarımızın her zaman destekçisi, dert ortağıdır.

HİPOKRAT YEMİNLERİNİ ÇİĞNEYEN YÜZ KARALARI

Koronavirüs salgını başında sağlık sistemimizle ilgili yapılan kara propagandaları hala unutmadık. TTB'nin bu kara propagandanın sevk ve idaresinin yapıldığı nifak yuvası olarak her yalana, iftiraya sarıldığı aleni bir gerçek olarak karşımızdadır. Bunlar hipokrat yeminlerini çiğneyen, hekimliğin itibarına menfur ideolojik saplantılarla zarar veren yüz karalarıdır.

BUNLAR DIŞINDA GİDEN OLURSA KEYİFLERİ BİLİR

Şimdi de diyorlar ki hekimlerimiz Türkiye'yi terk ediyormuş. Bilmiyorlar ki kalpleri vatan ve millet sevgisiyle çarpan hekimlerimizin hiçbir yere gittiği veya gitmeyi düşündüğü yoktur. Eğer bu ülkeden gitmesi gereken birileri varsa o da TTB'nin yönetimine çöreklenmiş bir avuç bölücü ve Türkiye karşıtıdır. Haydi buyursunlar. Gidişleri olsun da gelişleri olmasın. Bunlar dışında giden olursa da keyifleri bilir. Mevlana gibi, 'Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük; bir başka bahar için sadece yaprak döktük' deriz.

KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN DİYARBAKIR ZİYARETİ

CHP Genel Başkanı iki günlük Diyarbakır gezisi esnasında Çanakkale önlerine gelen zalimlerin izinden yürüdüğünü teşkil ederek 'Tarihimiz kirli, yüzleşmemiz gerekir' diye konuşmuş. Tarihimize kirli demek namertliktir, nankörlüktür. Vatan ve millet sevgisinden nasipsizliktir. Kılıçdaroğlu'nun karanlık tarihini bilemeyiz. Şayet kastettiği Türkiye ve Türk milletinin tarihi ise önce Çanakkale'ye bakmasını sonra da zillet emellerini gözden geçirip aklını başına devşirmesini tavsiye ederim.

TÜRKİYE'NİN YÜZÜNÜ KIZARTACAK BİR TARİHİ YOKTUR

Türkiye'nin yüzünü kızartacak bir tarihi yoktur. Bunu iddia edenler Çanakkale'de tepelediğimiz düşmanın bugünkü devamıdır. Çanakkale bir şuurdur, bir ufuktur, bir gururdur, aziz şehitlerimizin zafer emanetidir. Bu emanet başımız üstündedir, namusumuzdur asla kirletilemeyecektir.

KILIÇDAROĞLU KENDİ TARİHİYLE YÜZLEŞEBİLİR

Kılıçdaroğlu kendisiyle, kendi tarihiyle yüzleşebilir. Hatta beklenen de budur. Ancak Türk tarihi ile yüzleşme niyeti varsa uyarıyorum ki bu tarih Kılıçdaroğlu'nun tarihi değildir. Buna hiç hakkı yoktur. Yozgat'ta başka Diyarbakır'da başka konuşan bir siyasetçiye güven duyulamaz.

TÜRK MİLLETİ KİMDEN ÖZÜR DİLEYECEK?

Kılıçdaroğlu, ABD'nin Kızılderelilerden özür dilediğini söylüyor. Kızılderelilere soykırım yapıldı. Kılıçdaroğlu'nun mertse, gözü kesiyorsa ağzından ıslanmış baklayı çıkarsın da görelim. Nereye varmak istediğini açıklasın da duyalım. Kimlerin hesabına çalıştığını açıklasın da gerçek yüzünü tanıyalım. Sayın Kılıçdaroğlu söyler misin Türk milleti kimden özür dileyecek? Nedir senin meselen? Kimlerdir seni böyle seferber eden? Kılıçdaroğlu milletin huzuruna çıkıp derhal özür dilemeli, çarpık sözlerinden, çürük siyasi emellerinden dolayı pişman olduğunu belirtmelidir. Aksi halde tarihimize kirli demesinin ağır sonuçlarına katlanmak durumunda kalacaktır."

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
Keşfet