Devlet Bahçeli'den sert açıklamalar: Bölücü kebapçıların işsizlikte payı vardır

Devlet Bahçeli'den sert açıklamalar: Bölücü kebapçıların işsizlikte payı vardır
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Fahiş fiyat ve Kürt sorunu konusunda dikkat çeken açıklamalar yapan Bahçeli, çok ağır sözler söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de MHP Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Millet İttifakı'na yönelik ağır sözler söyleyen Bahçeli, yüksek fiyatlara karşı da açıklamalarda bulunarak vatandaşlara hak verdiğini söyledi. Kürt sorunu konusunda da konuşan Bahçeli, Türkiye'de bir Kürt sorunu olmadığını belirterek sorunun terör sorunu olduğunu ileri sürdü.

Bahçeli, "Teröre yardım ve yataklık yapan bölücü kebapçıların işsizlikte payı vardır" ifadelerini kullanarak, gündeme dair şaşırtıcı ve sert açıklamalarda bulundu. İşte Bahçeli'nin açıklamalarından önemli başlıklar:

KÜRT SORUNUNU TARTIŞMAK MİLLETİ TARTIŞMAK DEMEKTİR

"Zillet ittifakının ana ortaklarını ikaz ediyorum, sözde Kürt sorununu tartışmak demek, milleti tartışmak demektir. Milletin tartışılması devleti tartışmaya açmakla eşanlamlıdır. Bu düşüncelerim ne bir vehmin, ne bir sendromun, ne de bir paranoyanın mahsulüdür.

KÜRT KARDEŞLERİMİ SORUN OLARAK GÖREN CHP VARDIR

Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, Kürt kardeşlerimi sorun olarak gören CHP vardır, İP vardır, HDP vardır, köşesiz köşe yazarları vardır, karanlığın teşrifatçısı satılmış aydınlar vardır. Türk milleti birdir, kardeştir, büyük bir ailedir. Bu büyük millet gerçeği, sadece Türkiye’yi değil, haksız bir yenilgiye uğramış soylu bir medeniyetin tüm coğrafyasını kucaklayan, onun onurunu, onun haysiyetini, meydan okuyan bir kahramanlıkla müdafaa eden güçlü bir irade şahikasıdır.

BUNLAR MİLLİ BÜNYEMİZEKİ AYRIK OTLARIDIR

Emperyalizmin ürettiği yargılardan istifade edip çöküntü ve yozlaşmayı servis edenler, bunun mucitlerine selam duranlar Türk milletini, milli birlik ve dayanışma azmini kırmak isteyen kötülerdir. Bunlar milli bünyemizdeki ayrık otlarıdır. Bunlar manevi buhran ve mensubiyet felci geçiren kimliksiz ve köksüz cephedir.

HDP MEŞRU ORGAN DEĞİL, TERÖRİZMİN GAYRİ MEŞRU OLUŞUMUDUR

HDP meşru organ değil, terörizmin gayri meşru oluşumudur. HDP’yi meşru görmek, Kılıçdaroğlu’nu bölücülüğün ve terörün vagonu yapacaktır. Meşruiyetin değerlendirilmesinde yegane ölçü Anayasa’nın çizdiği hukuki ve siyasi çerçevedir. Anayasa’nın bu konudaki hükümleri şunlardır:
Türkiye Cumhuriyeti devleti, tek millet ve tek devlet esasına dayanan, üniter yapıda kurulmuş milli bir devlettir. Ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.

İHANETİN ÇÖZÜM KAYNAĞI OLMAZ

Devletin temel amacı ve görevi; 'Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini ve Cumhuriyeti korumaktır.' Siyasi partilerin eylemleri, 'Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne”' aykırı olamaz. Anayasa’nın ilk dört maddesi milli varlığımızın kilidi, zırhı, ziynetidir. Buna aykırı hareket edilmesi Anayasal yaptırımlar uygulanmasını gerektiren Anayasa suçudur. Milli iradenin tecelli ettiği yegane mercii Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Doğrudur, Gazi Meclis her meselenin çözüm mekanıdır. Fakat ihanetin çözüm kaynağı olamaz, bölünmenin çözüm adresi görülemez, bu kutlu çatı altında siyasi istismar kaygısıyla, emperyalizmin dayatmasıyla sanal sorunları çözmenin hesabı yapılamaz.

TÜRKİYE 37 YILDIR BÖLÜCÜLÜKLE MÜCADELE HALİNDEDİR

TBMM üyeleri görevlerine başlarken 'devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü korumak' için büyük Türk milleti önünde namus ve şerefleri üzerine yemin etmişlerdir. Bu yemine herkesin bağlı kalması, sadakat göstermesi, aksi halde namus ve şeref bahsinin açık kalacağı herkesçe bilinmelidir. Türkiye 37 yıldır milli varlığımızı hedef alan silahlı terör ve bölücülük sorunuyla mücadele halindedir. Terörle mücadelede çok ağır bedeller ödenmiştir.

MASUM VE HAKLI ÖĞRENCİLERİMİZİ HARİÇ TUTARAK SÖYLÜYORUM

Masum ve haklı öğrencilerimizi hariç tutarak söylüyorum, yurt sorunu var diyenler, nöbetçi provokatörleri sahaya sürenler, barınamıyoruz diye banklarda eylem yapan örgüt üyeleri, sizin propagandasını yaptığınız caniler olmasaydı, her mahalleye bu devlet yurt yapar, her evladımızı da sıcacık ve insani şartlarda ağırlardı.

BÖLÜCÜ KEBAPÇILARIN İŞSİZLİKTE PAYI VARDIR

Yumurta, et, süt, peynir fiyatlarının artışından; çarşı, pazar, marketlerdeki vicdani olmayan zamlı ürün satışlarından samimi olarak sızlananlara, şikâyet edenlere hak veriyor, bu kardeşlerime bir şey demiyorum. Fırsatçıların üzerine gidiliyor, simsarların peşine düşülüyor, vatandaşımızın kesesine göz diken yağmacılardan da hesap soruluyor. Destekliyoruz, sonuna kadar gidilmesini istiyoruz. Fakat vatandaşlarımızın günlük iaşe çabasını istismar edip pireyi deve yapanlara da terörün acıklı maliyetini hatırlatmak görevimizdir. Teröre yardım ve yataklık yapan bölücü kebapçıların işsizlikte payı vardır.

DEVRİMCİ BOZUNTULARINDAN ÖĞRENECEĞİMİZ BİR ŞEY YOKTUR

Bir eli yağda, diğeri balda, yediği önünde, yemediği ardında, bir giydiğine bir daha dönüp bakmayan, ama sırayı siyaset alınca sahte vicdan ve merhamet edebiyatı yapan bir avuç kaymak tabakadan, imtiyazlı azınlıktan, merdane gibi dönen devrimci bozuntularından öğreneceğimiz de hiçbir şey yoktur.

TÜRKİYE'NİN TERÖR VE BÖLÜCÜLÜK SORUNU VARDIR

Kürt sorunu var diyenler, aynanın karşısına geçip vahim sorunun gerçek hüviyetini ve yansıyan halini görebileceklerdir. Türkiye’nin terör ve bölücülük sorunu vardır. Ve bu sorunlara neşter vurulmuş, cerrahi müdahalenin sonuna gelinmiştir. Renklerle tanımlanan listelerde isimleri bulunan terör elebaşları, nokta operasyonlarla imha edilmektedir. Bu devletten kaçamayacaklar, bu milletin cezasından kurtulamayacaklar. Bölücü ve ayrılıkçı emellerin toplumsal siyasi kimlik talebi olarak kabul edilmesi, siyasi statü taleplerine zemin hazırlayacaktır. Sorunun kaynağı ve esası; bireysel hak, temel hürriyetler ve demokratikleşme özlem ve talepleri değildir. Yapılmak istenilen, bireysel kültürel haklar değil, oluşturulmak istenen bir azınlığın kolektif olarak kullanacağı siyasi azınlık haklarıdır.

ETNİK SORUN KABULÜ, PKK'NIN TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA ŞEKİLLENİR

Türkiye düşmanlarının CHP vasıtasıyla dillendirdiği, İP’in destek verdiği, HDP’nin organize edip kışkırttığı yapay sorunun en baştan itibaren böyle bir temelde ve etnik sorun olarak kabulü, sürecin PKK’nın talepleri doğrultusunda şekillenmesini kaçınılmaz hale getirecektir.

SONUÇLARIN DOĞURACAĞI CİDDİYETİ HERKES ÇOK İYİ GÖRMELİDİR

Terörist Cemil Bayık’ın sözde Kürt sorununun çözüm yeri olarak Meclis’i, muhatabı da HDP olarak göstermesi CHP’ye girdiği verkaçın ifşasıdır. Böyle bir durumun vahametini, doğuracağı sonuçların ciddiyetini herkes çok iyi görmelidir. Bunun sonucunda terör örgütü ve etnik bölücülerle, yöredeki kardeşlerimiz aynı kefeye konulacak ve PKK’nın bunların sözcüsü ve temsilcisi olduğu gibi bir sonuç doğacaktır. Bunun gerçek olmadığı ortadadır. Ancak böylesi bir ciddi tehlike görülmeye başlanmıştır. Türk milletine mensup kardeşlerimizin sahip oldukları haklardan vazgeçerek azınlık statüsü arzusunda oldukları ve bölücülük peşinde bulundukları asla söylenemez. Bu bakımdan Kürt sorunun seslendirilmesi, evvelemirde Kürt kökenli vatandaşlarımıza yapılan hakaret ve iftiradır.

BİZİM ADIMIZ TÜRK MİLLETİDİR

Bizi bugüne getiren kökenimiz, doğduğumuz yer, muhterem anamızın dili, ruhumuzu teslim ettiğimiz inancımız ve mezhebimiz ne olursa olsun, bizim adımız Türk milletidir. Son iki yüz yılda bu coğrafyada yaşananların tamamı bu tertemiz ve soylu milleti Anadolu’dan göndermek üzerine oynanmıştır. Sözde Kürt sorunu korosu buna payandadır, buna gönüllü hizmet edecek kadar alçaktır."

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
Keşfet