Ekrem İmamoğlu: Biz, gidip Ankara'yı da teslim alacağız

Ekrem İmamoğlu: Biz, gidip Ankara'yı da teslim alacağız
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, çalışmalarının engellenmeye çalışıldığını, bir yasa olmasına rağmen o yasaya dahi uyulmadığını ifade ederek, "İktidarın gidişatı düzeltemeyeceğini ifade ederek, iktidarı kendilerinin kazanacaklarını söyledi" dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyükçekme’de geçmişte yaşanan su baskınları, sel ve taşkınları sona erdirecek projenin temelini attı. İBB olarak çalışmalarının merkezi yönetim tarafından engellenmeye çalışıldığını ifade eden İmamoğlu, kendilerini iktidara geleceğini söyledi.

ANKA'nın haberine göre, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin (İSKİ) Büyükçekmece’de geçmişte yaşanan su baskınları, sel ve taşkınları sona erdirecek ‘Altyapı İnşaatı Temel Atma Töreni’ne katıldı. Büyükçekmece Kültür Park’ta bugün yapılan törende İmamoğlu’na, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve İSKİ’nin yeni Genel Müdürü Şafak Başa eşlik etti.

Hükümetin Türkiye'yi son 20 yıldır iktidar-muhalefet ayrımıyla yönettiğini savunan İmamoğlu, “Bunun çok acı örneklerini bizler yöneticiler olarak yaşıyoruz ama esas olan, bunun zararını milletimiz görüyor” dedi. Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde yaşadığı bir anıyı anlatan İmamoğlu, şunları söyledi:

"BİR AVUÇ İNSAN, ‘STADI VERMEYİZ DE VERMEYİZ’ DİYE BİR MÜCADELENİN İÇİNE GİRDİ

Gürpınar Stadı dolgu alanıdır ve dolgu alanları, geçmişte alınan bir kararla büyükşehir belediyelerinin uhdesindedir. Gürpınar Stadı'nın yapılması, Beylikdüzü Belediyesi uhdesinde kalması ve orada sportif hizmetler yapılması noktasında bir mücadele vermiştik. Stadın da bir kısım tesisleri Büyükçekmece sınırlarında kalıyordu. O zaman bizim, Büyükçekmece-Beylikdüzü Belediyesi arasında yazışmalar yaparak işi hukukuna ve kurallara uygun hale getirip yapmaya dönük hareketlerimiz, hamlelerimiz olmuştur. Günün sonunda, o zaman siyasi iradeyi tahakkümü altına almış bir avuç insan, ‘Stadı vermeyiz de vermeyiz’ diye bir mücadelenin içine girdiler. Stadı kime vermiyorlar biliyor musunuz? Beylikdüzü Belediyesi'ne ya da Büyükçekmece Belediyesi'ne vermiyorlar. Çeşitli mazeretlerle kurum ve kuruluşları da bu anlamda kullanıyorlar. Günün sonunda karar aldık: Biz, oraya, hakkımız olan bir biçimde, usule ve kurala uygun bir biçimde zabıtamızla gideceğiz ve stadı devralıp halkımızın hizmetine sunacağız. Çünkü bir tarafında bir avuç insan düğün, bayram yapıyor, bir tarafında da tarafında da kafasına göre stadı kullanan bir ekip. Oraya zabıtamızla gittiğimizde karşımızda kimi gördük biliyor musunuz? Yüzlerce büyükşehir zabıtasını gördük. Niye? ‘Giremezsiniz’ dediler bize. Birileri için büyükşehir zabıtası oraya yığıldı. Bu bahsettiğim yaklaşık 5 yıl önce. Bize derhal yazı yazdılar. Dediler ki ‘Burası, Beylikdüzü ya da Büyükçekmece Belediyesi'nin değildir, Büyükşehir Belediyesi’nindir. Onun için giremezsiniz. Biz de bu kullanıcılara müsaade ediyoruz.’ Ne oldu. Biz de gittik, 2019’da kazandık seçimi, Büyükşehir’in de sahibi olduk.

MAHKEME KARARINI BİLE UYGULAMIYORLAR

Bu sefer de ne diyorlar biliyor musunuz? ‘Burası Milli Emlak’ındır. Burayı Büyükşehir’e de vermeyiz.’ Yazışıyoruz, ediyoruz, yetmiyor mahkemeyi kazanıyoruz. Milli Emlak Genel Müdürü'nü arıyorum iki defa. Ben, bu konulara muhatap olmam ama arıyorum. Gülmek ve onlara üzülerek bu duygularımı aktarmak için arıyorum. Hala cevap verecekler. Teslim etmemek için mahkeme kararını bile uygulayamıyorlar; uygulamıyorlar. Bu konuyu iki hafta önce Sayın Vali’mize de aktardım. ‘Bu konu size kadar gelsin istemezdim ama İstanbul'un Milli Emlak Müdürü burayı İBB’ye niye teslim etmez, hangi akılla’ dedim. Ben de şimdi halkın huzurunda şikâyet ediyorum. Gürpınar Stadı'nı, halkımıza sosyal tesisler olarak hizmet etmesi için, yüzme havuzunda çocuklarımızın yaz spor okuluna gitmesi için, stadında bir avuç insanın ne çevirdiğini bilmediğimiz birtakım eylem ve iş faaliyetlerinde bulunmasın, orada spor okullarında spor faaliyetlerinde bulunulması için, hukukun ve kanunun, mahkemenin verdiği yetkiyle burayı teslim almamıza hangi duyguyla engel oluyorsunuz? İstanbul Milli Emlak Müdürlüğü, Milli Emlak Genel Müdürlüğü. Kime şikâyet ediyorum? İstanbul Vali’sine şikâyet ediyorum. Şehircilik Bakanlığı’na şikâyet ediyorum. Derhal bu yanlışı düzeltin.

İKTİDAR DEĞİŞMEDEN BU İŞLER DÜZELMEZ

Ne yapacağız biliyor musunuz? Biz, gidip Ankara'yı da teslim alacağız. Bu, başka düzelmez. İktidar değişmeden bu işler düzelmez. Dolayısıyla hizmetlerimize en güçlü şekilde devam edebilmemiz için, milletimizin huzur içerisinde, barış içerisinde, adil, eşit hizmet alabilmesi için, her yerde geçerli olan, ama Büyükçekmece'de ama Beylikdüzü'nde ama İstanbul'da ama Ankara'da, o bir avuç insanın aklının yerine milletin aklının hâkim olması için gece gündüz çalışacağız. Bu aksiliklerin tamamen sona ermesi için, Büyükçekmece'de, Beylikdüzü'nde, Büyükşehir’de kazandığımız gibi milletçe iktidarı da hep birlikte kazanacağız ve Türkiye'de her şeyin çok güzel olması için çok mücadele edeceğiz. Biz, bunun var olması için, bunun oluşabilmesi için işte Küçükçekmece'de, işte Beylikdüzü'nde, işte Büyükçekmece'de çok başarılı olmak zorundayız. Dolayısıyla benim de Büyükşehir’de çok başarılı olmam lazım ki milletin iktidarı var olsun. Hep beraber bu başarıyı elde etmek için de gece gündüz, 7/24 çalışmaya var gücümüzle devam edeceğiz.

39 İLÇEYE EŞİT HİZMET GÖTÜRÜYORUZ

İBB olarak, 39 ilçenin tamamına eşit hizmet ulaştırma gayretindeyiz. Şimdi burada, Büyükçekmece'de çok değerli bir hizmetin başlangıcındayız. Ama bilin ki aynı hizmeti İstanbul'un her noktasında yapıyoruz. Şehrin birçok noktasında, her yağmurda, 21. yüzyılda, dünya kenti İstanbul'a hiç yakışmayan görüntüleri yaşadığımızı hepimiz biliyoruz ve buna şahitlik ettik. Geçmişte sadece şahitlik etmedik, aynı zamanda ne yazık ki can kaybı yaşadık. Ne yazık ki tarifsiz mal kaybı yaşadık. Bu bakımdan İstanbul'da göreve gelir gelmez, İSKİ yönetimi ile oturup konuştuğumuz konuların başında, bu görüntüleri nasıl bertaraf ederiz görüşmesi geldi. 100’e yakın noktada sel yaşanan, su taşkını yaşanan bölgeleri tespit ettik. Ve tamamına yatırım yapmak konusunda karar aldık.

SANKİ İSKİ’YE GÖKTEN KAYNAK YAĞIYORMUŞ GİBİ

İSKİ, yaşanan ekonomik krizden en çok etkilenen kurumlardan biri. Sanki İSKİ'ye bazı kaynaklar gökten yağıyormuş gibi; örneğin elektriği sanki bedava alıyoruz, sanki her gün zam yapılan akaryakıtı biz zamsız alıyormuşuz gibi, İSKİ'yi bu anlamda mağdur eden, Meclis’teki çoğunluğunu ne yazık ki negatif olarak kullanmalarına rağmen biz bu yatırımlarda geri durmadık, yolumuza devam ettik. Ve farkında mısınız; yaklaşık bir yılı aşkın süredir İstanbul'da, inanın küçük büyük her yağmurda çok utanç verici, can sıkıcı görüntüler yaşarken artık yaşanmıyoruz. Bunu başaran İSKİ'deki bütün yol arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Ellerine sağlık. Şehirler, altyapılarıyla insanları mutlu ederler.

15 DERE YATAĞINDA 15 MİLYON METREKARELİK YAŞAM VADİLERİ GELİYOR

Geçmişte yatırımlar yapıldı. Ama ne zaman? 30’a yakın insanımız hayatını kaybettikten sonra yatırım yapıldı. Ama biz, oradaki hem yatırımların eksik kalan kısmını toparlıyoruz, tamamlamak üzereyiz hem de Ayamama'nın kıyısını vatandaşlarımız için milyonlarca metrekarelik bir yaşam alanına dönüştürüyoruz. Yani aslında bize ışık yakan, gönlümüzü ve şehrimizi mutlu eden Beylikdüzü'nde ‘Yaşam Vadisi’ diye başlattığımız aklı, İstanbul'un tam 15 dere yatağına hediye etmek ve tam 15 milyon metrekarelik bir alanı, burada İstanbullular için bir yeşil alana dönüştürmeyi gerçekleştirmek için yola çıktık. Şu anda hemen hemen tamamında hem dere ıslaklarını yapıyoruz ya da yaptık hem de yeşil alanlarıyla ilgili çalışma başlattık ya da başlatmak üzereyiz. Bu kararlılığımıza devam edeceğiz."

HABERE YORUM KAT
Keşfet