Engin Özkoç açtı ağzını yumdu gözünü: Nebati denilen çapsız bakan!

Engin Özkoç açtı ağzını yumdu gözünü: Nebati denilen çapsız bakan!
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati hakkında çok sert ifadeler kullanarak, "Nebati denilen bir çapsız bakana, Türkiye Cumhuriyeti bunu kabullenmek zorunda mı? ‘Dolar düşebildiği yere kadar düştü ahaha’ diye gülen seviyesiz, bilgisi olmayan birimi olmayan bu çapsız kişiye Türkiye Cumhuriyeti ekonomisi vermeye devam mı edeceğiz” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'ye tepki gösterdi. Nebati hakkında çok ağır ifadeler kullanan CHP'li vekil, Türkiye'nin bilgisi olmayan bir bakana tahammül etmek zorunda olmadığını belirtti.

ANKA'nın haberine göre, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Özkoç’un konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

SEÇMENLERİN OTURUP DÜŞÜNMESİ GEREKMİYOR MU

"Siyasetçiler çıkıyorlar, rakamlardan bahsediyorlar. Diyorlar ki, ‘Türkiye’deki enflasyon yüzde 70.’ Bunu televizyonda 85 milyon insanımız izlerken rakam olarak görüyor. Ama kendi hayatında yansıması şu: Bugün aldığı şeyi, yarın aynı fiyattan alamıyor. Evine giren maaş, artık yaşamı için yeterli hale gelmiyor. Türkiye, pahalılığın en yüksek olduğu ülkelerden bir tanesi. Yani yaşamın çok zorlaştığı, çocuklarımızı ailemizi geçindiremediğimiz bir ülke konumuna düştü. İşsizlik yüzde 23. Bu şu demektir: Evladını hayata hazırlıyorsun, devlet ona bir iş imkânı verecek; vatandaşlarımızın yüzde 23’ü bir işe giremiyorlar. Yani aile kuramayacaklar, geçinemeyecekler, yoksulluk ile karşı karşıya kalacaklar. Bu, sadece bir rakam olarak mı algılanacak bir şey. Yarın yiyecek ekmeğimiz yoksa, çocuklarımızı giydiremiyorsak, bu rakamın bir değeri yok mu, Türkiye için? Bunu, bu noktalara çeken insanlardan, Türkiye’de yarın öbür gün bizi iktidara taşıyacak seçmenlerin oturup düşünmesi gerekiyor mu, gerekmiyor mu?

BUNU REVA GÖREN İKTİDARDIR

Bulgaristan’dan bir kişi bir dolar cebine koyup, Türkiye’ye geliyor. O bir dolara, istediği bir şeyi alırken sen aynı malı 15 TL’ye almak zorunda kalıyorsun. Bu iktidarın başındaki insanların, kendilerine göreve geldiğinde bir dolar dört TL iken şu an 15.4 TL olmasına karşı, insanlar birilerinin kendilerine öğütlediği gibi ‘çok şükür yarabbi’ mi diyecekler? Yoksa Allah bizi bunu reva görmez, bunu bize reva gören iktidardır, biz emeğimizin karşılığını alamıyoruz, bunun suçlusu bu iktidardır mı diyecekler?

BAŞKA ÜLKELERE MUHTAÇ KONUMA DÜŞÜRDÜLER: Türkiye’nin bütün bereketli topraklarında, ben Sakarya’nın çocuğuyum, Sakarya’da; kilerlerimiz dolup taşıyordu. O günlerde iki buçuk milyon çiftçi vardı, 500 bine düştü. Bu rakamın bir karşılığı yok mu? Karşılığı şu: Artık biz tarladan buğdayımızı almıyoruz, patatesi almıyoruz. Başka ülkelerden ihraç eder konuma düştük. Kendi mahsulümüzü tarlamızdan alıp, ülkemize yeterken; muhtaç konuma düşürdüler bizi. Bu rakamın Türkiye için, milletimiz için bir karşılığı yok mu?

BU DURUMU ARTIK ŞAŞIRMADAN MI İZLEYECEĞİZ?

Gelir dağılımındaki eşitsizlik dünyanın en keskin olan ülkelerinden bir tanesiyiz. 84 milyon nüfustan bir milyonu zengin. 83 milyon vatandaşımız mağdur. Türk-İş’in açıkladığı rakamlara göre, Türkiye’de; 50 milyon kişi yoksulluk sınırının altında. Bu rakamın gerçekten hiç değeri yok mu? Milletvekilleri, başbakanlar, bakanlar, cumhurbaşkanları; siyaset yapanlar, yaşadıkları ve yönettikleri ülkenin daha iyi olabilmesi için mücadele ederler. 20 yılda bizi getirdikleri bu durumu artık gerçekten şaşırmadan mı izleyeceğiz?

BEŞLİ ÇETEYE, SOYLU’YA, NEBATİ’YE NEDEN ŞÜKREDELİM

Dünyada bu kadar ülke var. Hayat pahalılığında altıncı sıradayız. Hiç değeri yok mu? Bu ülkeler hangisi? Venezuela, Sudan, iflas etmiş Lübnan, savaştaki Suriye, Zimbabve beşinci sırada. Altıncı sırada Türkiye. Hayatımız ile ilgili, yaşantımız ile ilgili; bu güzelim toprakları bize bahşeden Allah, bize ne verebilir ki biz bu iktidara karşı şükredelim. Allah bize her şeyi vermiş, şükrediyoruz. Ama Recep Tayyip Erdoğan’a niye şükredelim? Onun yandaşları ve zenginleşen ‘beşli çetesine’, Soylu’ya, Nebati’ye neden şükredelim? Bu rakamın bir karşılığı yok mu?

MAHALLENİZDE OTURAN İNSANLARI MERAK ETMİYOR MUSUNUZ

Türkiye, dünyada; ne bundan önce ne bundan sonra, bugün itibarıyla 8 milyon sığınmacıyla sahip. Dünyada böyle başka bir ülke yok. 8 milyon kimliği belirsiz insan, Türkiye’nin sınırlarından geçmiş, Türkiye’ye girmiş. Merak etmiyor musunuz? Aranızda dolaşan kaç El Kaide, İŞID militanı var diye? Mahallenizde oturan insanları merak etmiyor musunuz? Bunlar kim diye? Buna göz yuman iktidar; elini kolunu sallayarak gelen militanları, ajanları, katilleri vatandaş yapmış Soylu, bunun hesabını vermiyor. Ama vatandaş bunu şükredecek, katlanacak… 8 milyon kişi…

12 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIMIZ UYUŞTURUCU KULLANIYOR

Türkiye, dünyanın en çok uyuşturucu kullanan ülkelerinden bir tanesi. Soylu zamanında ve Recep Tayyip Erdoğan zamanında; 20 yılda bu noktaya geldik. Dinimiz açısından günah, insanlık açısından suç. Uyuşturucu çocuklarımızı öldürüyor, 12 yaşında çocuklarımız uyuşturucu kullanmaya başladılar. Bu bir rakam mı sadece? Biz bunu gerçekten; millet olarak, aileler olarak, geleneği göreneği, dünyada en dinine sadık insanlar olarak sorgulamayacak mıyız, uyuşturucuyu?

SUÇ İŞLEMİŞ BİRİSİNİ, TÜRKİYE SORGULAMAYACAK MI

İçişleri Bakanı, mafyayı kolluyor. Mafya siyaset ilişkisi ayyuka girmiş. İçişleri Bakanı, bu ülkede kara para aklayıcısı ile ilgili son gecesini, İçişleri Komisyonu’nda şöyle anlatıyor, o gece o adamla görüştüğünü kabul ediyor. Ve o adamı devletin diğer birimleri ile kendi elleri ile kaçırdıklarını itiraf ediyor. Suç işlemiş birisini, Türkiye sorgulamayacak mı? Şimdi adalet de ve yasalar da bir kişinin iki dudağı arasında. Onlarla beraber, aynı gece, son gece beraber olup kaçırdığını itiraf eden bir Soylu var. Fakat Türkiye’de adalet sistemi işlemiyor. Sesimizi çıkartmıyoruz.

BUNA SES ÇIKARMAYACAK MIYIZ

Ben gerçekleri söylersem suçu ve suçluyu övmüş oluyorum. Yani ben gerçekleri konuştuğum halde, beni yayınlayan basın mensuplarının çalıştıkları iş yerleri, televizyonlar kapatılıyor. Basın mensupları suç işlemekten dolayı işlem görüyor. Dünyada böyle bir şey var mı? Buna ses çıkarmayacak mıyız? Bunları konuşmayacak mıyız?

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ BİR ERKEK, RECEP TAYYİP ERDOĞAN İSTEDİ DİYE FESHEDİYORUZ

Cinayetler işleniyor, Türkiye’de. Her gün ortalama, bir kadın bir erkek şiddetine maruz kalarak hayatını yitiriyor. Bu yılın ilk iki ayında 98 kadın öldürülmüş. Bu rakam mı? Kadından bahsediyoruz, Hani diyorsunuz ya annemiz, hayat arkadaşımız diye. Ondan bahsediyoruz. Bunlar tek tek öldürülüyor. Biz bununla ilgili, uluslararası anlaşmada imza attığımız, İstanbul Sözleşmesi’ni bir erkek, Recep Tayyip Erdoğan öyle istedi diye feshediyoruz. Böyle bir ülke olabilir mi?

BU ÇAPSIZ KİŞİYE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VERMEYE DEVAM MI EDECEĞİZ

Nebati denilen bir çapsız bakana, Türkiye Cumhuriyeti bunu kabullenmek zorunda mı? ‘Dolar düşebildiği yere kadar’ diye gülen seviyesiz ve çapsız… Ondan sonra dolar arttığı zaman da hiçbir şekilde tepki vermeyen, ‘hiç merak etmeyin Türkiye’de adalet, bakan, bürokrasi değil; Recep Tayyip Erdoğan var’ deyip de sadece bakanlık koltuğu için sırtını Recep Tayyip Erdoğan’a dayayan, bilgisi olmayan birikimi olmayan; bu çapsız kişiye Türkiye ekonomisini vermeye devam mı edeceğiz? Unuttunuz mu? Bu ekonomiler damatlara verildi. Milyarlarca dolar zarara uğratıldı. Onlar gittiler. 128 milyar doları Türkiye’nin, yok edildi. Ama Türkiye, yoksulluk içinde 50 milyon kişi, Recep Tayyip Erdoğan ‘şükürsüzler’ diye insanlara hakaret ediyor. İnsan kendi yaşamı ile ilgili, ailesinin yaşamı ile ilgili; çocuklarının yaşamı ile ilgili oturup düşünmez, doğru kararlar almaz, ülkesini yönetenler arsızlık, hırsızlık, ihanet; bu güzelim Cumhuriyet’in bütün kurum ve kuruluşlarının içini boşaltan, birikimlerini yok eden bir iktidara karşı sessiz kalırsa, kötülük iktidarda kalmaya devam eder. Kendi geleceğimiz için bütün bunlara dur diyecek olan tek bir güç vardır. Millet. İşte onu temsil eden millet ittifakı, bütün kurumları ile beraber, Cumhuriyet’in geleceğine yön verebilmek için milletinden yetki bekliyor. İnşallah bu yetki bir an önce gerçekleşir, Türkiye dünyada hak etmediği bu manzarayı geçmişte bırakır."

HABERE YORUM KAT
Keşfet