Erdoğan Toprak'tan endişelendiren uyarı: Döviz sıkıntısı baş gösterebilir
CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmasının ardından Türkiye'nin de ciddi şekilde etkilenebileceğini ifade etti. Beklenen turizm gelirinin elde edilemeyebileceğini söyleyen Toprak, döviz sıkıntısının baş gösterme ihtimali olduğunu ifade etti.
ANKA'nın haberine göre, CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, haftalık değerlendirme raporunu yayınladı. Toprak raporunda iç politikada “zeytin yönetmeliği”, ekonomide “gıda endeksinin en yüksek seviyeye ulaşması”, dış politikada ise Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusunda AB’nin çifte standart uygulamasını” değerlendirdi.
Toprak’ın haftalık değerlendirme raporundaki ana başlıklar şöyle:
YABANCI GELİN VE DAMATLARIN SAYISINDAKİ ARTIŞ
"Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2021 yılı Evlilik ve Boşanma İstatistikleri iktidarın uyguladığı sosyal ve ekonomik politikalarla kadınların hayatına, evlilik ve aile kurumuna verdiği ağır hasarı gözler önüne sermektedir. 2020’de 136 bin 570 olan boşanma sayısı 2021’de 175 bine, bin nüfus başına boşanma oranı hızı da binde 1,62’den 2,07’ye yükselirken boşanmaların 164 bini ekonomik sıkıntılar ve geçimsizlikten kaynaklanıyor. İktidarın politikalarının ortaya çıkarttığı bir başka gelişme yabancı gelin ve damatların sayısındaki artış. Özellikle Kilis, Şanlıurfa gibi kentlerde Suriyeli damat ve gelin sayısı artıyor. Küçük yaşta evlilikler ve kumalık yaygınlaşıyor.
ZEYTİNLİK ALANLAR MADENE AÇILIYOR
İktidara geldiği 2002’den bu yana 20 yılda 9 kez 1939 tarihli Zeytincilik Yasası’nı değiştirmeye çalışan ancak Meclis’ten geçiremeyen ya da çıkarttığı düzenlemeler yargıdan dönen iktidar, bu defa hukuku ve anayasayı da ayaklar altına alarak yasayı yönetmelikle değiştirme hilesine başvurdu. Tarımsal bir faaliyet olan zeytincilik, zeytin ağaçları, zeytinlikler Tarım ve Orman Bakanlığı yerine Enerji Bakanlığı’nın insafına ve yetkisine terk edilirken, Tarım Bakanlığı sadece onay ve tasdikle görevlendiriliyor. Zeytinliklerdeki ağaçların taşınması, taşınamıyorsa kesilmesini öngören bu düzenleme, 3 kilometre yakınına bile zeytinyağı fabrikası dışında tesis kurulması yasak olan bu zeytinlikleri, maden işletmelerine, dozerlere, termik santral inşaatlarına açıyor. Biden’dan randevu almak için Paris İklim Anlaşması’nı alelacele onaylayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözde yeşil ekonomi, yeşil enerji sözü verdi.
AVRUPA’DA GÖKDELEN SAYISININ EN FAZLA OLDUĞU ÜLKE TÜRKİYE
Yüksek Binalar ve Kentsel Habitat Konseyi’nin (CBTUH) Şubat 2022 raporunda; önce Büyükşehir Belediye Başkanı ardından da 20 yıldır tek başına iktidar olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’deki kentsel yapılaşmaya ve bu yapılaşmanın çarpıklığına en büyük katkıyı verdiği, somutlaştı. İstanbul’da yeşili, doğayı, deprem toplanma alanlarını bile yapılaşmaya, rezidans, AVM inşaatlarına ve ranta açan iktidar, çarpık kentleşme ve kentsel siluetin bozulmasına zemin hazırlayarak gökdelen sayısı bakımından Türkiye’yi Avrupa birincisi yaptı. Sıralamaya göre 150 metreden yüksek binalar açısından Avrupa’da gökdelen sayısının en fazla olduğu ülke Türkiye.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ TÜRKİYE EKONOMİSİNE ETKİSİ
Rusya-Ukrayna savaşının Türkiye ekonomisi üzerinde yarattığı sarsıntı ve yıkıcı etkileri giderek yayılıyor. Tarımda ve gıdada artan riskler fiyatları yukarı çekerken, ithalatın durması mevcut stokların hızla erimesine neden oluyor. Sektör temsilcileri ve ihracatçı birliklerinin, dış ticaret kuruluşlarının destek çağrıları, uyarıları artıyor. Yılda milyarlarca dolarlık ticaretin gerçekleştiği ve bavul ticaretinin ana merkezi konumundaki Laleli’de KREDİ KARTI-EFT-SWİFT sistemlerinin durmasıyla alışveriş, ticaret ve satışlar tümden kesildi. Tekstil-hazır giyim alanındaki şirketlerin gerek Rusya ve Ukrayna’ya yönelik ihracatları gerekse önde gelen hazır giyim markalarının bu ülkelerdeki AVM’lerde faaliyet gösteren mağazalarında satışlar durdu. Ülkemizin önde gelen giyim markalarına ait bin dolayında mağaza, kapanma noktasına geldi. Sipariş iptalleri şimdiden 200 milyon dolara ulaştı. Rusya’ya yönelik swift ve kartlı ödeme sistemleriyle ilgili yaptırımlar Türk şirketlerinin Rusya üzerinden Avrupa ülkeleriyle olan ticaretlerini de olumsuz etkiledi ve ödeme sistemlerini felç etti.
GIDA FİYAT ENDEKSİ
İki ülkeden gıda ve hububat ihracının durma noktasına gelmesi küresel gıda fiyatlarındaki artışı bugüne kadarki en yüksek düzeye çıkarttı. Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Fiyat Endeksi şubat ayında yüzde 3,9 artış göstererek ortalama 140,7 puan oldu. Küresel gıda fiyatlarında artışı tetikleyen ürünler süt ürünleri ve bitkisel yağlar olurken, tahıl fiyat endeksi aylık yüzde 2, yıllık ise yüzde 14,8 artış gösterdi. Küresel emtia borsalarında buğday ve diğer hububat ürünlerinin fiyatları son 15-20 yılın rekor seviyelerine yükseldi. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) geçen hafta yaptığı 435 bin ton ekmeklik buğday ithalatı ihalesine gelen en düşük fiyat teklifi ton başına 420 dolara (6 bin TL) yükseldi. Kısa süre önce ton başına 347 dolardan alım yapan TMO’nun buğday ithal faturası ton başına yaklaşık 100 dolar arttı.
ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA DÖVİZ SIKINTISI BAŞ GÖSTEREBİLİR
Rusya’nın 24 Şubat’ta başlayan Ukrayna işgalinden kaynaklı ekonomik şoklar, kur artışları, enerji fiyatlarındaki yükselişler, emtia ve hububat fiyatlarının tırmanışa geçmesi, bu iki ülkeye ihracatımızın duraklaması ve nihayet Rusya’ya getirilen swift yaptırımıyla ihracat bedellerinin tahsilatında başlayan sıkıntılar, şubat rakamlarında yer almıyor. O nedenle, şubat sonunda başlayan bu gelişmelerin etkisiyle gerek turizmden beklenen döviz gelirlerinde ciddi kayıp olasılığının ortaya çıkması gerekse ihracat gelirlerinde beklentinin gerisine düşülmesi, önümüzdeki aylarda dış ticaret tablosunun daha da kötüleşmesini ve dış açıktaki artışın hızlanmasını beraberinde getirecek. İktidarın yeni ekonomi modeliyle; kurların ve enflasyonun kontrole alınması, fiyat istikrarı sağlanması ve cari fazla verilmesi vb. hedeflerin tutması ihtimali neredeyse sıfırlanırken tam tersine rekor cari açık verilmesi ve döviz sıkıntısının baş göstermesi ciddi olasılık.
ENFLASYONDA ÜÇ HANELİ RAKAMLAR
Şubat ayında hem tüketici (TÜFE) hem de üretici (Yİ-ÜFE) fiyat endekslerinde hızlı artış devam ederken enflasyonda uzun yıllardan sonra ilk kez üç haneli rakamlar görüldü. TÜFE şubat ayında aylık yüzde 4,81, yıllık yüzde 54,44 artışla 2002 Mart ayından bu yana 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Çekirdek enflasyondaki artış yüzde 47 ile 56 arasında. Çekirdek enflasyonun TÜFE’nin 2 puan üzerinde olması gelecek aylardaki enflasyon artışının habercisi. Diğer deyişle gıdadaki KDV indirimleri yapılmasaydı şubatta yıllık enflasyon yüzde 56 ve üzerinde olacaktı.
AB, TÜRKİYE’NİN ÜYELİĞİ KONUSUNDA ÇİFTE STANDART SERGİLİYOR
Rusya Lideri Putin Ukrayna’yı işgal hamlesiyle, NATO’nun yeniden kenetlenmesini ve üye ülkelerin sorunlarını bir kenara bırakmasını sağladı. Avrupa ülkeleri askeri harcamalarını arttırdı. Ukrayna’nın AB üyeliği başvurusunun ardından Gürcistan ve Moldova da AB için sıraya girdi. Türkiye’nin üyeliği konusunda ayak sürüyen AB, yine bir çifte standart sergiliyor. Sırf Rusya ile savaş halinde olduğu için Ukrayna’ya hızlandırılmış üyelik prosedürü uygulanması, daha önce iç savaşa rağmen Yugoslavya’nın parçalanmasına zemin hazırlayan Hırvatistan ve Slovenya’nın tam üyelikleriyle benzerlik gösterecek. Dolayısıyla Türkiye’nin önüne sürekli şekilde çıkartılan AB müktesebatı, AB kriterleri vb. koşulların Ukrayna tarafından ne ölçüde karşılandığı sorgulanmaya muhtaç. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB’nin Ukrayna’nın üyeliğiyle ilgili yaklaşımına tepki göstererek, yıllardır Türkiye’yi oyaladıklarını, tam üyelik için illa da Türkiye’nin de işgale uğraması ya da savaşa mı girmesi gerektiğini soruyor. Bir yanıyla popülizm çerçevesinde doğru bir tepki gibi görünse de diğer yanıyla Türkiye’nin AB üyeliği sürecinin kesintiye uğramasının, müzakerelerin durmasının sorumluluğunu iktidarın üzerinden atmaya, uyguladıkları anti demokratik politikaların, hukuk devletini, bağımsız yargıyı, temel hak ve özgürlükleri, medya baskılarını, sansürü örtmeye yönelik bir söylem. Bu açıdan iktidarın da kendi içindeki çifte standartların seslendirilmesi."