Erdoğan'ın AK Partili vekiller ile yaptığı toplantının ardından ilk açıklama geldi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde partisinin milletvekilleriyle bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme bitiminde AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de açıklamalarda bulundu. Milletvekillerinin değerlendirmelerini paylaştığını ve Erdoğan'ın da not aldığını söyleyen Çelik, "2023' giderken, tüm stratejilerin ortak belirlenmesi bakımından yeni yılda bu toplantıların yapılmasıyla, bundan sonra sahada nasıl bir stratejiyle yürüneceği konusunda harita çıkarılacak" dedi.
Toplantı sonrasında gazeteciler ile bir araya gelen Çelik, şunları söyledi:
CUMHURBAŞKANIMIZ SORULARI YANITLADI VE NOT ALINDI
"Cumhurbaşkanımız milletvekilleri ile görüşmesinde ülke ve uluslararası siyasetle ilgili fotoğrafları çekmeye önem veriyor. Milletvekilleri değerlendirmelerini paylaştı. Soruları cumhurbaşkanımız yanıtladı ve not alındı.
NASIL BİR STRATEJİYLE YÜRÜNECEĞİNİN HARİTASI ÇIKARILACAK
2023'e giderken, bütün stratejilerin ortak akılla belirlenmesi bakımından yeni yılda bu toplantıların yapılması açısında hem de bundan sonra sahada nasıl bir stratejiyle yürüneceği konusunda bir harita çıkarılacak.
SİYASETTE ZEHİRLİ BİR DİL KULLANILDIĞINI GÖRÜYORUZ
Son zamanlarda kaynaklanan meydan okuma var. Bunlarla ilgili nasıl bir strateji izleneceğini paylaştı. Son zamanlarda bütün milletvekillerimiz ile kararlı bir şekilde ortaya koyacağımız tutum da şudur. Siyasette zehirli bir dil kullanıldığını görüyoruz. AK Parti karşılık verecektir. Zehirli dili kullananların bu dili kullanırken geçmişte vesayet diyorlardı. Şimdi bol miktarda hukuk, özgürlükler diyorlar. Ama zehirli dili kullanmaya devam ediyorlar. Bu şuna benziyor: AB'deki pek çok aşırı sağcı Türk ve İslâm karşıtlarının adında da demokrasi ve özgürlük geçer. Eskiden vesayet yoluyla demokrasimizi çalmaya çalışanların şimdi daha incelikli bir şekilde sinsice demokrasi diyerek demokrasimizi çalmaya çalışıyorlar.
AK PARTİ'YE KARŞI ZEHİR DİL, TERÖR ÖRGÜTÜNE MUTEDİL DİL
Demokrasi diyerek demokratik kazanımların nasıl çalınacağına bir örnek şudur: Sürekli demokrasiden bahsediyorsunuz. Seçilmiş AK Parti'ye karşı zehir dil kullanırken, terör örgütüne mutedil bir dil kullanıyorsunuz.
BU DEMOKRATİK KAZANIMLARI ÇALMANIN METOTLARINDAN BİRİ
28 Şubat döneminden daha vahşi şekilde bol bol demokrasi denilerek, çocukların Kur'an kursu eğitimi ile ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığının hedef alındığını gördük. Bu da demokratik kazanımları çalmanın metotlarından biridir. Orta çağ zihniyeti bunlardan rahatsız olmakla eş değer bir yaklaşımdır. Türkiye'nin din eğitimi vermesi kıymetli ve stratejiktir. Bunlar artık geçilmiştir derken maalesef sahte demokratik söylemin üzerindeki müsilaj kaldırınca altından eski otoriter anlayışın çıktığını görüyorsunuz. Bütün AK Parti teşkilatlarıyla birlikte demokrasimizi çalmaya dönük bu sinsi faaliyete karşı çok daha kararlı mücadeleyi sürdüreceğiz, siyasetin ve hukukun çerçevesi içerisinde.
CHP GENEL BAŞKANININ FİTNE SİYASETİ YOĞUNLAŞTI
Son zamanlarda özellikle CHP Genel Başkanı tarafından Cumhur İttifakı'na dönük olarak kullandıkları zehirli dil, fitne siyasetinin yoğunlaştığını görüyoruz. Bunlar bir zaaf oluşturmuyor. Aynı mücadele devam ediyor. Erdoğan ile Bahçeli görüşmesi, Cumhur İttifakı'nın doğası gereği kendi ritmi ve doğası gereği devam ediyor, çeşitli zaman aralıkları ile bir araya gelmesi Türkiye meseleleri ile istişare ve ittifakın pekiştirilmesi anlamını taşıyor.
MİLLİYETÇİLİK KILIÇDAROĞLU'NUN ANLADIĞI BİR KONU DEĞİL
Sayın Kılıçdaroğlu şimdi de Bahçeli'nin milliyetçiliğini sorgulamaya kalkmış. Bu fitne siyasetinin bir parçası. Sayın Kılıçdaroğlu son zamanlarda yeni bir merak edindi. AK Parti tabanına seslenip AK Parti'nin nasıl bir parti olması gerektiğini, milliyetçiliğin nasıl olması gerektiğini değerlendiriyor. Bu Kılıçdaroğlu'nun anladığı konular değil. Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin nasıl bir parti olması gerektiğine yoğunlaşması gerekiyor. Millet İttifakı'nın çelişkilerle uğraşması gerekiyor. Bir yandan Kandil'i yıkmaktan bahsediyor öte yandan Kandil'e karşı yürütülen mücadelede tezkereye hayır diyor. Ne Cumhurbaşkanımıza karşı ne Bahçeli'ye karşı söylediklerinin ciddiye alınır tarafı yok. Bu söylem giderek komediden bir faciaya dönüşmüş durumda. Biz de bu durumu ibretle izliyoruz."
KAYNAK: Haberciniz