Erkek evlat yetiştiren ebeveynler oğullarını büyütürken asla bunları yapmamalı
Gelecek dönemlerde kadınlar sokaklarda güvenle yürüyebilsin, iş ve özel hayatlarında şiddet görme kaygısıyla mücadele etmesinler, özgür olsunlar, erkekler tarafından yapılan şiddetin, erkek cinayetlerinin sonu gelsin istiyorsunuz, biliyoruz. Öyle olmasaydı zaten bu içeriğe tıklamazdınız. Bu yüzden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne özel bir içerikle karşınızdayız. Ebeveynler, anneler ve babalar veya geleceğin anne ve babaları... Gelecek neslin karşı cinse davranışı, cinsiyet rollerini algılayış şekli, eşitlik bilinci siz ailelerin oğullarınızı yetiştirme şekli ile yakından ilişkili. Ülkemizin kadın haklarına saygı, toplumsal cinsiyet eşitliği derslerinden sınıfta kaldığı ve şiddetin katlanarak arttığı bu dönemde sizler için çok önemli tavsiyelerimiz var. Eğer erkek evlatlarınızı bu bilgiler ışığında yetiştirirseniz hem kendi oğlunuzun karakteri için hem de toplumumuz için büyük bir katkı sağlamış olacaksınız.

1. Lütfen artık "göster bakalım amcalara..." muhabbetini yapmayın!
Oğlunuzun cinsel organını ortaya serilip sergilenecek gurur duyulacak bir "silah" gibi algılamaması için erkek evladınıza bu gibi cümleleri kurmayın. Oğlunuz organını dünyayı yönetmenin anahtarı zannetmesin. Erkek olmayanları bu şekilde kafasında daha güçsüz olarak algılamaya başlamasın. Küçük yaştaki oğlunuzun bunu anlamayacağını düşünmeyin. Araştırmalar gösteriyor ki henüz konuşmaya başlamayan erkek çocukları bile ilerleyen çağlarında bu olaydan kalan algılarını yaşatmayı sürdürüyorlar. Kızlarınıza aç bakalım göster herkese çeşitli yerlerini demeniz ne kadar garipse bu da en az o kadar garip bir durum!

2. Oğlunuzu duygusuzluğa "Erkekler ağlamaz!" diyerek alıştırmayın!
Toplumumuzda ne yazık ki erkeklerin ağlaması eziklik olarak anlaşılıyor. Oysa ki bu gayet normal insani bir ihtiyaç. İnsanlar kadın veya erkek olması fark etmeksizin canları acıdığında, üzüldüklerinde ve duygu yoğunluğu yaşadıklarında ağlayabilirler. Bu bir güçsüzlük göstergesi değildir. Ayıp değildir. Oğlunuza sen erkeksin, erkekler ağlamaz dediğinizde onun için iyi bir şey yapmıyorsunuz. İlerleyen dönemlerde her şeyi içine atan anlamsız öfke patlamaları yaşayan duygularını paylaşamayan yetişkin erkeklere dönüşüyorlar. Erkekliği kadınlıktan ayrıcalıklı bir statü olarak görüp kadınların ağlayabileceği çünkü "güçsüz veya ezik" oldukları görüşüne inanmaya başlıyorlar. Bırakın içine atıp geleceğin "sorunlu" yetişkinlerine dönüşeceklerine duygularını özgürce yaşasınlar.

3. "Karı gibi konuşma, karı gibi kırıtma, karı gibi ağlama" sözlerle cinsiyetçiliği normalleştirip kadınları aşağılamayın!
Eline genelde kız çocuklarının oynadığı (bu da çocuğun kendi kararı değildir aslında toplumun yüklediği bir roldür) bir oyuncak geçtiğinde örneğin bir bebekle veya bir mutfak eşyasıyla oynadığında oğlunuzu anlamsız bir üslup ile eleştirip azarlamayın. Bu lafımız sadece babalara değil tüm yazdıklarımız anneler veya çocuk yetiştiren tüm bireyler için geçerli. Bebekle oynaması veya pembe renk giyinmek istemesi gayet normal, cinsiyetlere yüklenen bu anlamlar yüzünden ilerleyen yaşlarda çocuğuna 1 saat bile bakamayan babalar kendi giyeceği giysiye 40 yaşında bile karar veremeyen erkekler ortaya çıkıyor. Üstüne üstlük bu lafları ilerde çevrelerindeki herkese bir hakaret olarak savurmaya devam edip nesilden nesle de aktarıyorlar!

4. Centilmenlik sadece kadınlara kapıyı tutmak değildir bunu anlayın ve doğru anlatın!
Çocuk doğurabilen, her işin altından kalkabilen kadınlar sizce kendi kapılarını açamıyorlar mı? Veya bir yerden evlerine tek başına dönemiyorlar mı? Centilmenlik gölgesine saklanan bu tavırlar iyi niyetle öğretilmeye çalışılsa da ileri dönemlerde erkeklerin kadınları "bakılması, gözetilmesi gereken" olarak görmelerine neden oluyor. Hem bu sorumluluğu onların omuzlarına yüklediğinizde ortaya ilginç "namus" meseleleri çıkıyor ve kadınların hayatlarına sürekli burunlarını sokabilecekleri yanılgısına da kapılıyorlar. Oğlunuza herhangi birinin yardıma ihtiyacı olduğunda yardım etmesi gerektiğini öğretin ki ileriki yaşlarında kadınların kapısını tutup evlerine bırakıp aynı zamanda da anlamsız şiddet gösterileri yaparak "kibar" veya "centilmen" olduklarını iddia etmesinler.

5. Erkek evladınıza kız evladınıza davrandığınızdan farklı davranmayı bırakın!
Oğlunuz eve geç dönebilir, oğlunuzun kız arkadaşı olabilir, oğlunuzun bir cinsel hayatı olabilir, oğlunuz arkadaşında yatıya kalabilir, oğlunuz ne yapacağına kendisi karar verebilir öyle değil mi? Hatta toplumumuzda oğlan çocuklarını bir kızla gören babalar "aferin oğluma" tarzında anlamsız bir tebrik yağmuruna dahi başlayabiliyorlar. Peki kızlar? Başta saydığımız her şey kızlarınız için de geçerli olmalı. Eğer olay çocuğunuzun güvenliği ise oğlunuzun da başına "kötülükler" gelebilir. Ayrıca kız kardeşinin evde olduğu saatte sokakta olan kızları gören erkekler bu duruma bakarak dışarıdaki karşı cinsleri "dışarda olduğuna göre demek ki her şeyi hak ediyor demek ki o her türlü tacize açık" şeklinde yorumlayabiliyorlar ve kadınları bu şekilde sınıflandırabiliyorlar. Kızınız ev işleri için köle gibi çalışırken oğlunuz ayaklarını uzatmış keyfine bakıyorsa burada büyük bir sorun var demektir. Oğlunuzun kadınlara bakışı işte burada şekilleniyor. Kız kardeşi olmayan erkekler için de durum aynı, annelerine bakıp durmadan çabalayan ve "hak ettiği bu olan" kişi rolü biçerken babasını görüp normali bu demek ki diyerek büyümemeliler. Evdeki bir işi yaptığında ev işlerine "yardım ettiğini" zanneden erkeklerin yetiştiği ortamlar işte tam da böyle, mantıklı düşünün, erkeklerin kendi yediği yemeği yapması, kendi çamaşırını yıkaması neden yardım olsun ki? Olsa olsa iş bölümüdür!
Selin Piraye
