Geçinemiyoruz mitingine valilik izin vermedi, basın açıklamasına polis müdahale etti

Geçinemiyoruz mitingine valilik izin vermedi, basın açıklamasına polis müdahale etti
Türkiye’de yaşanan ekonomik kaosun ardından her dakika fakirleşen vatandaş tepkisini göstermeye başladı. Tunceli’de yaşam koşullarından şikayet eden vatandaşların geçinemiyoruz başlıklı miting talebine valilik izin vermedi. Basın açıklaması yapmak isteyen gruba ise polis müdahale etti.

Türkiye tarihinin en kötü ekonomik koşullarından geçiyor. Türk lirası döviz karşısında günden güne erimesini sürdürüyor. Belirlenen yeni asgari ücret bile daha işçinin cebine girmeden erimeye başladı. Geçim sıkıntısı çeken, gıda maddelerine ulaşmakta zorlanan vatandaşlar artık tepkilerini sokakta dile getirmeye başladı.

Tunceli'de aralarında siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin bulunduğu Emek ve Demokrasi Güçleri, ‘geçinemiyoruz’ mitingi düzenlemek istedi. Mitinge valilik tarafından izin verilmezken, basın açıklaması yapmak isteyen gruba ise polis müdahale etti.

ANKA’nın haberine göre, Tunceli’de, aralarında siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de olduğu Emek ve Demokrasi Platformu, zamlar ve pahalılığı protesto etmek için “Geçinemiyoruz” eylemi yapmak istedi. Eylem için Tunceli Valiliği’ne yapılan başvuruya ret kararı verildi. Platform, valiliğin ret kararı karşısında Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yapmak istedi. Polis, açıklamaya izin vermedi. Polis; Tunceli Valiliği’nin eylem ve etkinlik yasağını gerekçe gösterdi. Grup ile polis arasında arbede çıktı. Arbedenin ardından platform üyeleri “Geçinemiyoruz Artık Yeter” pankartı ile birlikte Sanat Sokağı’na yürüdü ve burada bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına Kadir Ulaş yaptı. Ulaş, ekonomik krizin her geçen gün arttığını ifade ederek asgari ücret artışının emekçiler lehine somut bir karşılığının olmadığını söyledi. Döviz kurlarındaki artışın, işsizliğin, gelir dağılımındaki adaletsizliğin, derin yoksullaşmanın önünü açtığını belirtti.

"ÜLKEYİ EKONOMİK ÇÖKÜŞE GÖTÜRMEKTEDİR"

Ulaş, “Temel tüketim maddelerine, gıdaya, kiralara, petrol ve doğal gaza gelen zamlar karşısında ücretlerin erimesi, asgari ücretin açlık sınırının altında olması, ekonomik krizin olumsuz etkilediği piyasa şartları, işçiler, emekçiler ve yoksul halk açısından hayatı yaşanmaz kılıyor. Hayatı ‘saraydan’ ve onun yarattığı bir avuç yandaşın koşullarından ibaret sanan tek adam rejimi 2022 yılı bütçesini de yine bu çete düzenin çıkarlarını gözeterek oluşturmuş durumda. Beşli çete diye ifade edilen ve ülkenin bütün gelirlerinin neredeyse tamamının peşkeş çekildiği, iktidar yanlısı şirketler için oluşturan bütçe, ülkeyi ekonomik çöküşe götürmektedir. Bu şirketlere tanınan vergi afları, hazine garantili köprü, şehir hastanesi, yol ödemeleri, tercihli verilen ihaleler ile bir soygun düzeni oluşturulmuştur” dedi.

"EMEKÇİ AÇLIK SINIRINDA"

Sermaye çevrelerinin ve hükümet tarafının ‘yüksek beklenti’ illüzyonu yaratılarak başlanılan asgari ücret görüşmelerinin tamamlandığını dile getiren Ulaş, “Yeni oran 4.250 TL olarak açıklandı. Açık ki, iktidar asgari ücreti ‘standart ücret’ haline getirerek milyonlarca emekçiyi açlık sınırında sınamaya devam etmektedir. Yüksek enflasyon ve TL’nin sürekli değer kaybına rağmen 4.000 TL bandına kamuoyunun hazırlanması da bunun bir ifadesidir. Döviz kurundaki dalgalanmalar ve TL’nin sürekli biçimde erimesi karşısında asgari ücret artışının emekçiler lehine somut bir karşılığı yoktur. Hal bu iken, Erdoğan’ın cevabı ‘Sizin zamanınızda çalışana dolarla mı maaş veriyordunuz’ şeklinde olmuştur. Bu ifadeler gerçeği yansıtmadığı gibi adeta halkın aklıyla dalga geçildiğinin de açık göstergesidir. Asgari ücretin açıklandığı süreçte dolar 15,50 TL’ye, Euro da 17,50 TL’ye ulaşmışken, açıklanan artışın emekçiye nefes olmayacağı açıktır” diye konuştu.

KAYNAK: ANKA

HABERE YORUM KAT
Keşfet